Brexit referandumunun üzerinden geçen 10 yılın ardından, Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden ayrılışının ekonomik faturası giderek daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. BBC'nin İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) iç verilerine dayandırdığı kapsamlı bir analize göre, Brexit'in İngiltere ekonomisine maliyeti yüzde 6'lık bir daralma olarak kaydedildi. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün (OECD) yayımladığı gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) verileri de bu bulguları destekler nitelikte. Uzmanlar, ticaret engelleri, azalan yatırımlar ve iş gücü kıtlığının bu düşüşün ana nedenleri arasında olduğunu belirtiyor.
Ekonomik gerilemenin boyutları
BBC'nin analizi, Brexit'in İngiltere ekonomisi üzerindeki etkisini derinlemesine inceliyor. Rapora göre, Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılmasının ardından ticaret hacminde belirgin bir düşüş yaşandı. Özellikle hizmet sektörü ve imalat sanayi, yeni gümrük prosedürleri ve düzenleyici engeller nedeniyle zorlandı. Ayrıca, yabancı yatırımların azalması ve işletmelerin AB pazarına erişimde karşılaştığı zorluklar, ekonomik büyüme potansiyelini sınırladı. OECD'nin yayımladığı karşılaştırmalı GSYH verileri, Brexit'in etkisi olmasaydı İngiltere ekonomisinin bugün yüzde 6 daha büyük olabileceğini gösteriyor. Bu rakam, haneler için ortalama 2.000 sterlinlik bir kayba denk geliyor.
Analistler, Brexit sonrası dönemde İngiltere'nin ticaret ortaklarıyla yeni anlaşmalar yapma çabalarının beklenen ekonomik faydayı sağlamadığını vurguluyor. Avustralya, Yeni Zelanda ve Japonya ile imzalanan ticaret anlaşmalarının etkisi sınırlı kalırken, AB ile yapılan Ticaret ve İşbirliği Anlaşması'nın (TCA) ticaretteki sürtüşmeleri tam olarak gideremediği ifade ediliyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler), artan bürokrasi ve maliyetler nedeniyle AB pazarından çekildi.
Siyasi ve toplumsal yansımalar
Ekonomik verilerdeki bozulma, siyasi ve toplumsal alanda da yankı buluyor. Brexit referandumu sırasında "egemenlik" ve "kontrol" sloganlarıyla kampanya yürütenler, şimdi artan enflasyon ve yaşam maliyeti krizi karşısında eleştirilerin odağında. İşçi Partisi hükümeti, Brexit'in etkilerini hafifletmek için AB ile ilişkileri yeniden düzenlemeye çalışsa da, siyasi nedenlerle tam üyelik veya gümrük birliğine geri dönüş gündemde değil. Kamuoyu yoklamaları, Brexit'in başarısız olduğunu düşünenlerin sayısının giderek arttığını gösteriyor. Ancak, konunun siyasallaşması, tartışmaların kutuplaştırıcı bir nitelik taşımasına neden oluyor.
İngiltere'nin kuzey bölgeleri ve kırsal alanlar, Brexit'in etkilerini daha sert hissediyor. Tarım sektörü, AB'den gelen mevsimlik işçilerin azalması nedeniyle iş gücü sıkıntısı çekerken, balıkçılık sektörü de yeni kotalar ve düzenlemelerle mücadele ediyor. Bu durum, Brexit vaatlerinin yerine getirilmediği yönündeki algıyı güçlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brexit'in İngiltere ekonomisine getirdiği yük, Türkiye için önemli dersler barındırıyor. AB ile tam üyelik müzakereleri uzun süredir tıkalı olan Türkiye, Brexit sonrası İngiltere'nin yaşadığı ticari sürtüşmeleri ve yatırım kayıplarını yakından izliyor. Türkiye-İngiltere arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması (STA), Brexit sonrası imzalanmış olsa da, bu tür ikili anlaşmaların AB üyeliğinin sağladığı avantajların yerini tam olarak alamayabileceği görülüyor. Ayrıca, İngiltere'nin Brexit sonrası AB dışı ülkelerle ticaret anlaşmalarına yönelmesi, Türkiye ile rekabeti artırabilir. Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi talebi, Brexit deneyimi ışığında daha da anlam kazanıyor.