İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves, finans sektörünün teknolojik dönüşüme ayak uydurması için Barclays ve Lloyds gibi büyük bankaların binlerce çalışanını yapay zeka (YZ) alanında yeniden eğitmesini öngören yeni bir “beceri sözleşmesi” duyurmaya hazırlanıyor. Şehir merkezli bu girişim, finans çalışanlarının yetkinliklerini geliştirerek sektörün rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Reeves’in önümüzdeki hafta Londra’da yapacağı bir konuşmayla resmen açıklaması beklenen sözleşme, teknoloji devriminin hızla yarattığı iş gücü açığını kapatmayı amaçlıyor.
Yeniden eğitim programının detayları
Plan kapsamında, Barclays, Lloyds ve diğer büyük finans kuruluşları, çalışanlarına yapay zeka ve veri analitiği gibi alanlarda kapsamlı eğitimler verecek. Yetkililer, bu eğitimlerin özellikle orta ve üst düzey çalışanlara yönelik olacağını ve programın ilk etapta 10 bin kişiyi kapsamasının planlandığını belirtiyor. Hükümet kaynaklarına göre, sözleşme gönüllülük esasına dayanıyor ancak katılımın yüksek olması için teşvikler ve finansal destek sağlanacak. Reeves, bu girişimin Birleşik Krallık’ın yapay zeka alanındaki liderliğini pekiştireceğini ve işsizliği azaltacağını savunuyor.
Birleşik Krallık Maliye Bakanlığı, yapay zekanın önümüzdeki on yıl içinde finans sektöründe 100 bine kadar işi dönüştürebileceğini öngörüyor. Ancak bu dönüşümün işten çıkarmalara değil, mevcut çalışanların yetkinliklerinin güncellenmesine yol açması hedefleniyor. Hükümet, aynı zamanda yapay zeka eğitimi veren üniversitelerle iş birliği yaparak müfredatı güncellemeyi ve yeni nesil finans profesyonellerini teknolojiye hazırlamayı planlıyor.
Küresel ve bölgesel bağlam
Benzer girişimler, Singapur ve ABD finans merkezlerinde de hayata geçirilmeye başlandı. Singapur Para Otoritesi, geçen yıl bankalarla iş birliği yaparak yapay zeka eğitim programları başlatmıştı. Londra’nın bu alandaki hamlesi, Brexit sonrası finans merkezi olarak konumunu güçlendirme çabası olarak yorumlanıyor. ABD’deki büyük bankalar ise kendi iç eğitim programlarına hız verirken, İngiltere merkezli bu sözleşme, sektör genelinde standartları belirleyici olabilir. Uzmanlar, finans sektöründe yapay zekanın yaygınlaşmasının verimliliği artıracağını ancak aynı zamanda düzenleyici riskleri de beraberinde getireceğini vurguluyor.
Avrupa Birliği’nin yapay zeka düzenlemesi (AI Act) ile sıkı kurallar getirmesi, Birleşik Krallık’ın bu alandaki esnekliğini teşvik etmesine yol açmıştı. Londra, yapay zeka inovasyonu için küresel bir merkez olmayı hedeflerken, beceri açığını kapatmak kritik öneme sahip. Sözleşmenin, şehirdeki teknoloji girişimlerine de ilham vermesi ve finans dışı sektörlere de uyarlanması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu girişim, Türkiye’nin finans ve teknoloji politikaları açısından önemli bir referans noktası oluşturuyor. Türkiye’de de bankacılık sektöründe yapay zeka uygulamaları hızla yaygınlaşırken, nitelikli iş gücü açığı en büyük engellerden biri. İngiltere modeli, kamu-özel sektör iş birliğiyle büyük ölçekli yeniden eğitim programlarının nasıl hayata geçirilebileceğine dair somut bir örnek sunuyor. Türkiye’nin Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu benzer bir yapılanmayı değerlendirebilir. Küresel rekabet açısından Londra’nın bu hamlesi, diğer finans merkezlerini de harekete geçmeye zorlayabilir; bu da Türkiye’nin uluslararası finans ekosistemindeki konumunu koruması için proaktif adımlar atmasını gerektiriyor.