İskoç devi Rangers, yeni teknik direktörü Derek McInnes yönetiminde sezona beklenenden kötü başladı. Geçtiğimiz hafta Avrupa Ligi ikinci eleme turunda Polonya ekibi Jagellonia Bialystok'a 2-1 mağlup olan Glasgower ekibi, hem taraftarını hem de kulüp yönetimini endişelendirdi. Bu yenilgi, Rangers'ın Avrupa kupalarına veda etmesi anlamına gelmese de, McInnes'in göreve geldiği günden bu yana süregelen uyum sorunlarını gözler önüne serdi. Peki, İskoç futbolunun en köklü kulüplerinden birinde neler yanlış gidiyor?
Gelişmenin Arka Planı
Rangers, yaz aylarında eski teknik direktör Philippe Clement ile yollarını ayırarak yerli teknik adam Derek McInnes ile anlaşmıştı. McInnes'in, takımın başına geçtiği ilk günlerden itibaren savunma hattını yeniden yapılandırmak istediği ancak transfer bütçesinin kısıtlı olması nedeniyle istediği oyuncuları kadrosuna katamadığı biliniyor. Özellikle sağ bek ve stoper bölgelerindeki takviyelerin gecikmesi, Jagellonia karşısında açıkça görülen koordinasyon eksikliğini beraberinde getirdi.
Jagellonia Bialystok karşısında Rangers, ilk yarıda üstün bir oyun ortaya koymasına rağmen ikinci yarıda yediği gollerle maçı 2-1 kaybetti. McInnes, basın toplantısında 'İlk yarıda oyunu kontrol ettik, ancak duran toplarda adam paylaşımında hata yaptık. Bu seviyede (bu hatalar affedilmez)' dedi. İskoç basını, takımın fiziksel olarak hazır olmadığını ve yeni oyuncuların takımla bütünleşme sürecinin beklendiğinden uzun sürdüğünü yazdı.
McInnes'in taktik anlayışı da eleştirilerin hedefi oldu. Özellikle hücum hattında etkisiz kalan Rangers, son üç resmi maçında sadece iki gol atabildi. Özellikle forvet oyuncularının formsuzluğu ve kanat oyuncularının yetersizlikleri, taraftarın sabrını zorluyor. Taraftar gruplarının sosyal medya üzerinden yaptığı yorumlarda, yönetimin transfer politikası sorgulanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rangers'ın Avrupa Ligi'ndeki bu erken aşamadaki başarısızlığı, sadece İskoç futbolunu değil, UEFA katsayı sıralamasını da etkiliyor. İskoçya, Avrupa kupalarında son yıllarda gösterdiği performansla ülke sıralamasında yükselmişti. Ancak Rangers'ın erken elenmesi ya da grup aşamasına kalamaması durumunda, İskoç kulüplerinin gelecek yıllarda Avrupa kupalarına katılım kontenjanı azalabilir. Bu durum, Celtic'in yanı sıra Hearts, Hibernian gibi diğer İskoç kulüplerinin de Avrupa maceralarını doğrudan etkileyecek.
Öte yandan, Rangers'ın yaşadığı sıkıntılar, İskoç futbolunun Avrupa'nın büyük ligleri arasında rekabet gücünün düşük olduğu yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. UEFA'nın finansal fair play kuralları nedeniyle harcama yapmakta zorlanan kulüpler, bu tür erken elenmelerle birlikte gelir kaybına uğruyorlar. Uzmanlar, bu durumun kulüplerin uluslararası alanda rekabet edebilme yeteneklerini daha da kısıtladığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rangers'ın Avrupa Ligi'ndeki bu performansı, Türk takımlarının Avrupa kupalarındaki mücadeleleriyle paralel bir tablo çiziyor. Süper Lig ekipleri de benzer şekilde mali kısıtlamalar ve kadro derinliği konusundaki eksiklerle boğuşuyor. Bu durum, Türk futbolunun UEFA ülke puanı sıralamasında geride kalmasına neden oluyor. İskoç takımlarının yaşadığı sıkıntılar, Türk kulüplerinin de küresel rekabette daha hazırlıklı olması gerektiğini hatırlatıyor. Öte yandan, bu tür erken elenmelerin, Türkiye'nin UEFA sıralamasındaki konumu üzerinde doğrudan bir etkisi olmasa da, Avrupa kupalarında ikinci tura kalan ülke sayısı ve dağılımı açısından dolaylı etkiler yaratabilir.