İşgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentine bağlı Qusra köyünde, İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda göz yaşartıcı gaz bombaları ve taşlar kullanıldı. Görgü tanıklarının ifadesine göre, saldırıda çok sayıda Filistinli yaralandı. Olay, bölgede tırmanan gerilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Saldırı, işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde, Nablus'a bağlı Qusra köyünde meydana geldi. Görgü tanıkları, onlarca maskeli İsrailli yerleşimcinin köye girerek evlere ve tarım arazilerine saldırdığını belirtti. Saldırganların göz yaşartıcı gaz bombaları attığı ve taşlarla vatandaşları hedef aldığı bildirildi.
Filistin Kızılayı ekipleri, olayda en az 12 Filistinlinin yaralandığını, bazılarının gazdan etkilendiğini açıkladı. Yaralıların çevredeki hastanelere kaldırıldığı öğrenildi. Qusra Belediye Başkanı, saldırının yerleşimcilerin bölgedeki zeytin ağaçlarını kesme girişimine karşı koyan köylülere yönelik olduğunu söyledi.
İsrail askerlerinin olaya müdahale etmediği, hatta zaman zaman yerleşimcilere destek verdiği iddia edildi. Bölgede yaşayan Filistinliler, yerleşimci saldırılarının İsrail ordusunun koruması altında gerçekleştiğini ve bu durumun kendilerini savunmasız bıraktığını ifade ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu son saldırı, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetinin son örneği olarak kayıtlara geçti. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 yılında Batı Şeria'da yerleşimci saldırıları yüzde 40 artış gösterdi. Uluslararası toplum, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor ve yerleşimci şiddetinin kınanması çağrısında bulunuyor.
ABD ve Avrupa Birliği, yerleşimci saldırılarını kınasa da İsrail hükümetinin bu konuda etkili bir önlem almadığı eleştirisi yapılıyor. İsrail'deki aşırı sağcı hükümetin, yerleşimci gruplara yönelik politikaları ise bölgedeki gerilimi daha da artırıyor. Uzmanlar, yerleşimci şiddetinin iki devletli çözümü imkansız hale getirdiğine dikkat çekiyor.
Batı Şeria'da özellikle Nablus ve çevresi, yerleşimciler ile Filistinliler arasında sık sık çatışmalara sahne oluyor. Bu durum, bölgedeki güvenlik risklerini artırıyor ve barış sürecine yönelik umutları azaltıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail yerleşimci saldırıları, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği yeniden gündeme getiriyor. Türkiye, daha önce İsrail'in yerleşim politikalarını ve yerleşimci şiddetini kınayan açıklamalar yapmıştı. Bu tür olaylar, Türkiye'nin BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) gibi platformlarda Filistin'e yönelik uluslararası desteği artırma çabalarını güçlendirebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve bölgesel nüfuz mücadelesinde Türkiye-İsrail ilişkileri hassas bir dengeye sahip. Bu saldırılar, iki ülke arasındaki normalleşme sürecine olumsuz yansıyabilecek bir etken olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin Filistin halkının haklarını savunma politikası, uluslararası kamuoyunda Türkiye'nin bölgesel liderlik rolünü pekiştirebilir.