Avustralya’nın ulusal havayolu şirketi Qantas, Sidney ile Londra arasında tarihin en uzun aktarmasız ticari uçuşunu başlatmaya hazırlanıyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, bilet satışları Şubat 2025’te başlayacak ve ilk uçuş Ekim 2027’de gerçekleştirilecek. Yaklaşık 20 saat sürmesi beklenen bu uçuş, 17 bin kilometrelik mesafeyi katederek mevcut en uzun rotalar arasında zirveye oturacak. Qantas, bu hizmeti 2022’de siparişini verdiği Airbus A350-1000 tipi uçaklarla gerçekleştirecek. Uçakta yolcu konforu için özel tasarımlar yapılacak; daha geniş koltuklar, dinlenme alanları ve özel beslenme programları sunulacak. Şirket, bu uçuş sayesinde Asya-Pasifik bölgesinin Avrupa ile bağlantısını hızlandırmayı hedefliyor.
Projenin arka planı ve stratejik hedefler
Qantas’ın “Project Sunrise” adını verdiği bu girişim, aslında yıllardır planlanıyordu. Havayolu şirketi, 2018’de ilk kez New York-Sidney arasında deneme uçuşu yapmış ancak ticari uygulamaya geçememişti. Yeni A350-1000 uçaklarının 300’den az yolcu kapasiteli konfigürasyonu, uzun menzilli uçuşlarda yakıt verimliliği açısından avantaj sağlayacak. Qantas CEO’su Alan Joyce, bu rotanın özellikle iş dünyası ve premium yolcular için cazip olacağını belirtti. Daha önce Sidney’den Londra’ya giden bir yolcu, Dubai veya Singapur gibi aktarmalarla 24-26 saat seyahat etmek zorundaydı. Doğrudan uçuş, bu süreyi 5-6 saat kısaltacak.
Küresel havacılıkta yeni dönem
Bu rota, küresel havacılıkta aktarmasız uçuşların sınırlarını zorlayan bir trendin parçası. Singapur Havayolları’nın New York-Newark arası 18 saatlik uçuşu, halen dünyanın en uzun ticari uçuşu konumunda. Qantas’ın yeni rotası bu rekoru da geçecek. Sektör uzmanlarına göre, bu tür süper uzun uçuşların artması, Orta Doğu’daki havalimanlarının (Dubai, Doha, Abu Dabi) transfer merkezi cazibesini azaltabilir. Aynı zamanda uçak üreticileri arasında menzil rekabetini artırması bekleniyor. Airbus’ın A350 serisi ile Boeing’in 777X modeli bu pazarda öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Her ne kadar doğrudan Türkiye’yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, bu tür aktarmasız uçuşların yaygınlaşması Türkiye’nin coğrafi konum avantajını sorgulatabilir. Türkiye, Asya-Pasifik ile Avrupa arasında önemli bir aktarma merkezi olarak İstanbul Havalimanı’nı konumlandırdı. Ancak Qantas gibi şirketlerin direkt uçuş rotalarını devreye sokması, aktarmalı seyahat talebini düşürebilir. Bu da THY gibi bayrak taşıyıcıların Asya-Pasifik pazarında rekabet stratejilerini gözden geçirmesini gerektirebilir. Uzun vadede, Türkiye’nin “aktarma üssü” rolüne yönelik bölgesel bir tehdit oluşturabilir. Bununla birlikte, Qantas’ın uçuşlarının 2027’de başlaması, Türkiye’nin bu süreçte kendini hazırlaması için zaman tanıyor.