Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukraynalı mevkidaşı Volodimir Zelenski ile kişisel bir görüşme yapmanın "şu an için hiçbir anlam taşımadığını" belirterek, bu tür bir diplomasi girişimine kapıyı kapattı. Kremlin'in resmi açıklamasına göre Putin, Zelenski'nin müzakereye hazır olmadığını ve Batı'nın etkisi altında hareket ettiğini öne sürdü. Karar, Rusya-Ukrayna savaşının üçüncü yılına yaklaşılırken, diplomatik çözüm umutlarını daha da zayıflattı.
Putin'in ret gerekçesi: Zelenski meşru değil
Rus lider Putin, Ufa'da düzenlenen bir etkinlikte gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Zelenski'nin 2024'te yapılması gereken ancak sıkıyönetim nedeniyle ertelenen başkanlık seçimleri sonrasında meşruiyetini kaybettiğini iddia etti. "Ukrayna anayasasına göre, başkanlık süresi dolduktan sonra yetkiler parlamento başkanına geçer. Zelenski artık meşru bir muhatap değil" ifadelerini kullanan Putin, bu nedenle kişisel bir görüşmenin anlamsız olduğunu vurguladı. Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov da Ukrayna'nın müzakere masasına dönmesi için Kiev'in önce mevcut yasal durumu düzeltmesi gerektiğini söyledi. Ukrayna tarafı ise bu argümanı reddediyor; Kiev, seçimlerin savaş koşullarında yapılamayacağını ve Zelenski'nin halkın desteğine sahip olduğunu savunuyor.
Putin'in bu açıklamaları, savaşın başlamasından bu yana liderler arasında yüz yüze bir görüşmenin gerçekleşmemesi nedeniyle şaşırtıcı değil. Ancak ret, özellikle Çin ve Brezilya gibi ülkelerin arabuluculuk girişimlerine rağmen, taraflar arasındaki uçurumun ne kadar derin olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Daha önce Mayıs 2024'te İsviçre'de düzenlenen barış zirvesine Rusya davet edilmemişti; Putin de Ukrayna'nın dayattığı koşulları kabul etmeyeceklerini söylemişti. Şimdi ise Zelenski'nin Minsk anlaşmalarını uygulamadığını iddia ederek, müzakerelerin ancak sahada elde edilecek askeri başarılarla mümkün olacağını ima ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Savaşın gidişatı
Putin'in bu hamlesi, Ukrayna'nın Batı'dan aldığı askeri yardımın son aylarda azalması ve ABD'de seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte değerlendiriliyor. Uzmanlara göre, Rusya sahada ilerlerken diplomasiyi bir koz olarak kullanmak istiyor. Ukrayna ise savunma hatlarını tutmakta zorlanıyor; Donbas'ta ve Harkiv bölgesinde Rus ilerleyişi devam ediyor. Bu bağlamda Putin'in ret kararı, Kiev'e yönelik bir psikolojik baskı unsuru olarak da görülebilir. Öte yandan, Avrupa Birliği ve NATO, Rusya'nın diplomatik süreci bloke etmesini kınarken, Ukrayna'ya desteğin süreceğini vurguladı. Ancak ABD'de Cumhuriyetçilerin Ukrayna yardımını geciktirmesi ve Avrupa'nın kendi ekonomik sorunları, Kiev'in elini zayıflatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından itibaren hem Rusya hem de Ukrayna ile diyaloğunu sürdüren nadir ülkelerden biri. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önce Putin ve Zelenski'yi aynı masaya getirme girişimleri sonuçsuz kalsa da, Ankara hala arabulucu rolünü koruyor. Putin'in kişisel görüşmeyi reddetmesi, Türkiye'nin bu alandaki diplomatik çabalarını da zora sokuyor. Özellikle Karadeniz Tahıl Koridoru'nun geleceği ve enerji konularında Kiev-Moskova hattında köprü olmaya çalışan Türkiye, taraflar arasındaki güven eksikliğinin daha da derinleşmesiyle yeni girişimlerde bulunmakta zorlanabilir. Bu durum, Türk dış politikasının aktif arabuluculuk stratejisini sınırlasa da, bölgesel istikrar için Ankara'nın alternatif kanallar araması muhtemel.