Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hindistan'da düzenlenecek BRICS zirvesi öncesinde ABD'nin küresel ekonomik ve siyasi hakimiyetine yönelik eleştirilerini dile getirdi. İki lider, ABD dolarının uluslararası ticaretteki egemen konumunu hedef alarak, çok kutuplu bir dünya düzeni kurulması çağrısında bulundu. Açıklamalar, Batı yaptırımları altındaki iki ülkenin BRICS platformunu Batı'ya karşı bir denge unsuru olarak kullanma stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor.
BRICS Zirvesi ve ABD Karşıtlığı
BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) ülkeleri, 2024 yılında İran, Mısır, Etiyopya ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin katılımıyla genişlemişti. Hindistan'ın ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve, grubun genişlemesinden sonraki ilk büyük toplantısı olacak. Putin ve Pezeşkiyan'ın açıklamaları, zirvenin ana gündem maddelerinden birinin ABD dolarına alternatif ödeme sistemleri olacağını gösteriyor.
Putin, Rusya'nın Batı yaptırımları nedeniyle uluslararası finans sisteminden dışlanmasını hatırlatarak, "Doların tekelleşmesi küresel ekonomiyi çarpıtıyor. BRICS ülkeleri olarak kendi ödeme altyapımızı kurmak zorundayız" ifadelerini kullandı. Pezeşkiyan ise İran'ın yıllardır ABD yaptırımları altında olduğunu belirterek, "Yaptırımlar sadece İran'ı değil, tüm gelişmekte olan ülkeleri hedef alıyor. BRICS, bu haksız düzene karşı bir alternatif sunuyor" dedi.
İki liderin açıklamaları, BRICS ülkelerinin ortak bir para birimi veya ödeme sistemi kurma yönündeki tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Ancak uzmanlar, böyle bir sistemin kısa vadede hayata geçmesinin zor olduğunu, çünkü üye ülkeler arasında ekonomik ve siyasi öncelik farklılıkları bulunduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BRICS, kurulduğu 2009 yılından bu yana küresel ekonomik yönetişimde reform çağrısı yapıyor. Grubun genişlemesi, özellikle Batı yaptırımları altındaki ülkeler için bir sığınak işlevi görüyor. İran ve Rusya, bu platformu kullanarak ABD'nin finansal sistemdeki hakimiyetini kırmayı ve kendi ticaretlerini dolar dışı para birimleriyle yapmayı amaçlıyor.
Çin ve Rusya'nın öncülük ettiği dolar karşıtı hamleler, son yıllarda somut adımlara dönüşmeye başladı. Rusya ve Çin, ikili ticarette ruble ve yuan kullanımını artırdı. İran da Çin ile yaptığı petrol ticaretinde yuan kullanıyor. Hindistan ise ruble-rupi ticareti için mekanizmalar geliştiriyor. Ancak bu adımlar, ABD dolarının küresel rezerv para birimi statüsünü henüz tehdit edecek düzeyde değil.
BRICS zirvesi, aynı zamanda küresel güneyin Batı'ya karşı artan özgüvenini simgeliyor. Son yıllarda birçok gelişmekte olan ülke, Batı'nın dayattığı ekonomik ve siyasi koşullara karşı çıkıyor. Özellikle Gazze savaşı ve Ukrayna'daki çatışmalar, Batı'nın çifte standart uyguladığı eleştirilerini güçlendirdi. BRICS ülkeleri, bu eleştirileri ortak bir söylem haline getirerek, alternatif bir uluslararası düzen vizyonu sunuyor.
Ancak BRICS içindeki farklılıklar da dikkat çekiyor. Hindistan, Çin ile olan sınır anlaşmazlıkları ve ekonomik rekabet nedeniyle grubun Çin'in etkisi altına girmesinden endişe ediyor. Brezilya ve Güney Afrika ise Batı ile ilişkilerini tamamen koparmak istemiyor. Bu nedenle, zirveden çıkacak kararların ne kadar bağlayıcı olacağı belirsiz.
Öte yandan, ABD ve Batılı ülkeler, BRICS'in dolar karşıtı söylemini yakından takip ediyor. ABD Hazine Bakanlığı, doların küresel rolünü korumak için çeşitli adımlar atıyor. Ancak yaptırımların sık kullanılması, diğer ülkeleri alternatif arayışlara itiyor. Bu durum, uzun vadede doların hakimiyetini zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BRICS ile yakından ilgilenen ülkeler arasında. Resmi olarak üyelik başvurusu yapmasa da, Türkiye BRICS toplantılarına katılım sağlıyor ve diyalog ortağı olarak yer alıyor. Rusya ve İran'ın ABD dolarına karşı çıkışı, Türkiye'nin de zaman zaman gündeme getirdiği "dolarizasyondan kurtulma" politikalarıyla örtüşüyor. Ancak Türkiye, NATO üyesi olarak Batı ile ilişkilerini dengede tutmak zorunda. BRICS'in dolar karşıtı hamleleri, Türkiye'nin dış ticaretinde alternatif para birimlerine yönelmesi açısından bir fırsat olabilir. Öte yandan, İran ve Rusya ile artan işbirliği, Batı ile ilişkilerde gerilim yaratabilir. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde BRICS ile ilişkilerini nasıl konumlandıracağı, ekonomik ve siyasi dengeler açısından kritik olacak.