Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna savaşını sona erdirmeyi görüşmek üzere önümüzdeki ay ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile bir zirve yapmayı önerdi. Wall Street Journal'ın Pazar günkü haberine göre, Putin'in bu girişimi, savaşın başlamasından bu yana ilk kez üç büyük gücün liderini aynı masada buluşturmayı amaçlıyor. Öneri, Moskova'nın Batı ile diplomatik kanalları yeniden canlandırma çabası olarak yorumlanıyor.
Girişimin Arka Planı
Putin'in zirve önerisi, Rusya'nın Ukrayna'daki askeri operasyonlarının üçüncü yılına girdiği ve uluslararası yaptırımların Rus ekonomisi üzerindeki baskısını artırdığı bir dönemde geldi. Wall Street Journal'a konuşan kaynaklara göre, Putin, Trump ve Xi'yi bir araya getirecek bir toplantının savaşı sona erdirebilecek tek format olduğunu düşünüyor. Kremlin, öneriyi resmi olarak doğrulamadı ancak diplomatik kaynaklar, Moskova'nın ABD ile doğrudan temaslarını yeniden başlatmaya istekli olduğunu belirtiyor.
Trump yönetimi ise henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Trump, seçim kampanyası sırasında Ukrayna savaşını hızla bitireceği vaadinde bulunmuş ve Putin ile görüşmeye açık olduğunu defalarca dile getirmişti. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ise savaşın başından bu yana tarafsız bir arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışıyor ve Moskova ile yakın ilişkilerini sürdürüyor. Xi, geçen yıl sunduğu barış planında taraflara müzakere çağrısı yapmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Olası bir üçlü zirve, küresel jeopolitik dengeler açısından önemli sonuçlar doğurabilir. ABD, Çin ve Rusya'nın bir araya gelmesi, Batı ittifak sistemi içinde farklı tepkilere yol açabilir. Avrupa Birliği ve NATO, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini vurgularken, böyle bir zirvenin Ukrayna'nın onayı olmadan yapılması durumunda meşruiyet tartışmaları yaşanabilir. Öte yandan, Çin'in arabuluculuk rolü, Pekin'in küresel diplomatik ağırlığını artırma çabası olarak görülüyor.
Enerji piyasaları da gelişmeyi yakından takip ediyor. Savaşın sona ermesi halinde Rusya'ya uygulanan yaptırımların kademeli olarak kaldırılması ve enerji arzının normale dönmesi, küresel petrol ve doğal gaz fiyatlarını etkileyebilir. Ancak analistler, böyle bir zirvenin somut sonuç üretmesinin zaman alacağını ve belirsizliklerin sürdüğünü belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna savaşında denge politikası izleyerek hem Rusya hem de Ukrayna ile diyalog kanallarını açık tuttu. Olası bir üçlü zirve, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü gölgeleyebilir veya tamamlayıcı olabilir. Ankara, tahıl koridoru anlaşması ve esir takasları gibi somut diplomatik başarılara imza attı. Eğer zirve gerçekleşirse, Türkiye'nin süreçte dışlanmaması ve enerji güvenliği ile Karadeniz dengelerinin korunması kritik olacak. Ayrıca ABD-Çin-Rusya hattında yaşanacak yumuşama, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde yeni parametreler oluşturabilir.