Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Ukrayna konusunu ele almak üzere üçlü bir zirve önerdiği ileri sürüldü. Konuya yakın kaynaklara göre, olası görüşme Çin'de düzenlenecek APEC zirvesi marjında gerçekleşebilir. Öneri, Ukrayna savaşında diplomatik çözüm arayışlarının yoğunlaştığı bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı
Putin'in önerisi, Rusya'nın Ukrayna'daki askeri operasyonlarının seyrini değiştirme çabası olarak yorumlanıyor. ABD Başkanı Trump, göreve geldiğinden bu yana Rusya ile diyalog kapılarını açık tuttuğunu ve Ukrayna'da barışı sağlamak istediğini sık sık dile getiriyor. Çin ise hem Rusya hem de Ukrayna ile ilişkilerini sürdürerek arabuluculuk rolü oynamaya çalışıyor. APEC zirvesi, Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği ülkelerinin liderlerini bir araya getiren önemli bir platform olması nedeniyle böyle bir üçlü görüşme için uygun bir zemin sunabilir.
Kaynaklar, görüşmenin henüz kesinleşmediğini ve taraflar arasında ön müzakerelerin sürdüğünü belirtiyor. Kremlin'den konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Beyaz Saray ve Çin Dışişleri Bakanlığı da iddiaları doğrulamadı. Ancak önerinin, son haftalarda artan diplomatik trafiğin bir parçası olduğu anlaşılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ukrayna savaşı, başladığından bu yana küresel güvenlik mimarisini ve enerji piyasalarını derinden etkiledi. Batılı ülkeler Rusya'ya yönelik yaptırımları sürdürürken, Çin ve ABD arasındaki rekabet de savaşın seyrini etkiliyor. Putin'in üçlü zirve önerisi, Rusya'nın Batı ile doğrudan diyalog kurma ve Çin'i denge unsuru olarak kullanma stratejisinin bir yansıması olarak görülebilir. Trump yönetiminin Rusya ile ilişkileri normalleştirme çabaları, Avrupa başkentlerinde endişeyle izleniyor. Böyle bir zirve gerçekleşirse, Ukrayna krizi masaya yatırılacak ve olası bir ateşkes veya barış planı görüşülebilecek. Ancak Ukrayna'nın kendisinin bu süreçte ne kadar yer alacağı belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna krizinde arabuluculuk rolü üstlenmiş ve hem Rusya hem de Ukrayna ile diyalog kanallarını açık tutmuştu. Putin'in ABD ve Çin ile üçlü zirve önerisi, Türkiye'nin süreçteki etkisini azaltabilir. Ancak Ankara, tahıl koridoru gibi somut kazanımlarla arabuluculukta öne çıkmıştı. Yeni bir üçlü formatın oluşması, Türkiye'nin bölgesel denklemdeki konumunu yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Ayrıca ABD-Çin-Rusya hattında yaşanacak yakınlaşma, Türkiye'nin Batı ittifakı içindeki dengelerini de etkileyebilir.