Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, II. Dünya Savaşı'nın sonunda Sovyetler Birliği tarafından işgal edilen ve Japonya'nın hak iddia ettiği Kuril adalarına sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin sert tepkisine yol açtı ve iki ülke arasında uzun süredir devam eden toprak anlaşmazlığını yeniden alevlendirdi. Putin'in bu hamlesi, Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya'ya uygulanan yaptırımlara karşı bir meydan okuma olarak yorumlandı.
Gelişmenin arka planı
Putin, hafta sonu ülkenin doğusundaki Habarovsk bölgesinden hareketle İturup adasına geçerek bölgedeki bir kültür merkezini ziyaret etti. İturup, Japonya'nın 'Kuzey Toprakları' olarak adlandırdığı ve Rusya'nın Kuril zincirinin bir parçası olarak gördüğü dört adadan biridir. Bu adalar, 1945 yılında Sovyet birliklerinin işgaliyle Japonya'nın elinden çıkmış ve savaşın ardından Sovyetler Birliği'ne katılmıştı. Japonya, adaların kendisine ait olduğunu savunarak iadesini talep ediyor; ancak Rusya, adalar üzerindeki egemenliğini sürdürüyor.
Başbakan Takaichi, Putin'in ziyaretini 'tamamen kabul edilemez' olarak nitelendirdi ve Japonya'nın bu adalar üzerindeki haklarının devam ettiğini vurguladı. Takaichi, daha önce de Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı nedeniyle Moskova'ya yönelik yaptırımlara destek vermiş ve Putin'in bu tür adımlarının bölgedeki gerginliği artırdığını belirtmişti. Rusya Devlet Başkanı ise daha önce yaptığı açıklamalarda Japonya'nın yaptırımlarının ikili ilişkileri olumsuz etkilediğini söylemişti.
Bölgesel veya küresel boyut
Kuril adaları sorunu, Japonya ve Rusya arasındaki ilişkilerin en önemli sınavlarından biri olmaya devam ediyor. 1956 ortak bildirgesinde iki ülke, barış anlaşması imzalanmasının ardından Şikotan ve Habomai adalarının Japonya'ya devredilmesi konusunda anlaşmıştı. Ancak anlaşma hiçbir zaman tam olarak uygulanmadı ve İturup ile Kunaşir adaları hâlâ Rus kontrolünde. Bu durum, iki ülke arasında barış anlaşmasının imzalanmasını engelliyor ve II. Dünya Savaşı'nın hukuken hâlâ sona ermemiş olmasına neden oluyor.
Putin'in bu ziyareti, Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ile yaşadığı gerilimin ortasında, Rusya'nın Asya-Pasifik bölgesindeki varlığını ve egemenlik iddialarını vurgulama amacı taşıyor olabilir. Ayrıca, Rusya'nın Çin ile artan yakınlaşması, Japonya'nın bölgedeki güvenlik endişelerini körüklüyor. Tokyo, ABD ve diğer müttefikleriyle iş birliğini derinleştirerek Çin ve Rusya'nın askeri faaliyetlerine karşı caydırıcılığını artırmaya çalışıyor. Putin'in adalar ziyareti, bu bağlamda bir güç gösterisi olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya ile Karadeniz ve Kafkasya'da komşu olması nedeniyle Moskova'nın hamlelerini yakından izliyor. Ukrayna savaşı sonrası Batı'nın Rusya'ya yönelik yaptırımlarına rağmen Türkiye, iki ülke arasında denge siyaseti izliyor ve enerji alanında Rusya ile iş birliğini sürdürüyor. Putin'in Japonya ile yaşadığı bu tür bir toprak anlaşmazlığı, Türkiye'nin kendi dış politikasındaki ikili ilişkilerine doğrudan yansımasa da, Rusya'nın agresif tutumunun devam ettiğini gösteriyor. Ayrıca, bu olay, uluslararası hukukta toprak bütünlüğü ilkesinin önemini vurgularken, Türkiye'nin Kırım'ın ilhakına yönelik tutumunu da hatırlatıyor. Ankara, benzeri durumlarda egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı konusundaki ilkesel duruşunu koruyor.