ABD Kongresi'nde, istihbarat kurumlarına yabancı hedeflere yönelik mahkeme kararı olmaksızın elektronik dinleme yapma yetkisi veren 702. Madde'nin süresi dolmak üzere. Temsilciler Meclisi'nde geçen hafta yapılan oylamada, muhafazakâr milletvekili Bill Pulte’nin öncülüğündeki bir grup isyancı, mevcut yetkinin yenilenmesine karşı çıktı. Pulte, dinlemelerin Amerikan vatandaşlarını da kapsadığını ve dördüncü anayasa değişikliğini ihlal ettiğini savunarak, yalnızca sıkı reformlar içeren bir metne destek vereceğini söyledi. Yaşanan siyasi kriz, hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat liderleri zor durumda bırakırken, Beyaz Saray da ulusal güvenlik gerekçesiyle yetkinin kesintisiz devamını talep ediyor.
702. Madde Nedir ve Neden Tartışmalı?
FISA (Yabancı İstihbarat Gözetim Yasası) kapsamındaki 702. Madde, ilk olarak 2008'de kabul edildi ve o tarihten bu yana birkaç kez yenilendi. Madde, ABD istihbarat kurumlarına, ABD dışında bulunan yabancı kişilerin iletişimlerini herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın izleme izni veriyor. Ancak, bu izin kapsamında Amerikan vatandaşlarının yabancılarla yaptığı görüşmeler de dolaylı olarak toplanıyor ve bu durum sivil haklar örgütlerinin yoğun eleştirisine maruz kalıyor. Geçen hafta Temsilciler Meclisi'nde yapılan oylamada, 76 Cumhuriyetçi ve 10 Demokrat, mevcut metni desteklemedi. Söz konusu muhalefet, reform yanlısı kanadın elini güçlendirirken, liderlerin uzlaşma arayışını hızlandırdı.
Pulte ve diğer reformistler, vatandaşların verilerinin toplanmasını önleyecek, arama yapılmadan önce mahkeme onayı alınmasını zorunlu kılacak değişiklikler talep ediyor. Ancak istihbarat topluluğu, bunun terörle mücadele ve siber saldırıları önleme kabiliyetlerini felç edeceğini savunuyor. Perşembe günü Senato'da da benzer bir kriz yaşanması bekleniyor. Eğer uzatma sağlanamazsa, yetki 19 Nisan'da sona erecek ve FBI, NSA gibi kurumlar mevcut operasyonlarını durdurmak zorunda kalabilir.
Küresel Boyutta İzinsiz Dinleme Tartışmaları
702. Madde yalnızca ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda uluslararası ilişkileri de etkiliyor. Avrupa Birliği, 2013'teki Snowden belgelerinde AB liderlerinin dinlendiğinin ortaya çıkmasından bu yana ABD'den veri koruma garantileri talep ediyor. Özellikle Almanya ve Fransa, bu yetkinin Amerikan vatandaşlarına yönelik kullanımının denetlenmemesinden endişe duyuyor. Benzer şekilde, İsrail ve Suudi Arabistan gibi müttefik ülkelerin yetkilileri de hedef alınabiliyor. Bu durum, Washington'un istihbarat paylaşımı yaptığı ortaklar arasında güven bunalımına yol açıyor. 2019'da eski NSA danışmanı David Shedd, "Yabancı muhataplarımız bizimle telefonla konuşurken artık hangi bilgileri paylaşacakları konusunda çok daha temkinli davranıyor" demişti.
İzinsiz dinleme yetkisinin yenilenmemesi halinde, ABD'nin küresel istihbarat ağında ciddi boşluklar oluşabilir. Özellikle Çin ve Rusya odaklı siber casusluk operasyonları sekteye uğrayabilir. Kongre'de Dışişleri Komisyonu Başkanı Bob Menendez, "Bu yetki olmadan, Amerikan halkını koruyamayız" diyerek acil uzatma çağrısı yaptı. Ancak reform yanlıları, "Haklarımızdan ödün vermeden de güvenliği sağlayabiliriz" tezini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile ikili istihbarat paylaşımında sık sık 702. Madde'nin sağladığı verilerden yararlanmaktadır. Özellikle PKK ve FETÖ ile mücadelede ABD'den alınan sinyal istihbaratı kritik öneme sahiptir. Yetkinin sona ermesi, bu paylaşımı geçici olarak durdurabilir veya geciktirebilir. Öte yandan, reform sürecinin vatandaşlık verilerinin korunması yönünde ilerlemesi, Türkiye’nin ABD’de yaşayan vatandaşlarının özel hayatına müdahale endişelerini azaltabilir. Ancak Türkiye’nin kendi sinyal istihbarat kapasitesini artırması, dışa bağımlılığı azaltmak adına daha kalıcı bir çözüm olacaktır.