Illinois Valisi JB Pritzker (Demokrat), Cuma günü yaptığı açıklamayla eyaletin veri merkezlerine yönelik vergi teşvik programını Temmuz ayı itibarıyla durdurduğunu duyurdu. Bu karar, yapay zeka altyapısının ülke genelinde hızla yaygınlaşmasıyla birlikte artan elektrik maliyetleri ve su kaynaklarına ilişkin endişelerin giderilmesi amacıyla alındı. Pritzker, eyalet yetkililerine yeni anlaşmaları askıya alma talimatı verirken, mevcut başvuruların da yeniden değerlendirileceğini belirtti. Illinois, son yıllarda büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezleri için cazip bir merkez haline gelmişti.
Gelişmenin Arka Planı
Illinois, 2019 yılında yürürlüğe koyduğu veri merkezi teşvik yasasıyla büyük teknoloji firmalarını eyalete çekmeyi başarmıştı. Google, Amazon ve Microsoft gibi şirketler, özellikle Chicago çevresinde dev veri merkezleri inşa etmişti. Ancak bu tesislerin enerji tüketimi, eyaletin elektrik şebekesine ciddi bir yük bindirdi. Artan talebe bağlı olarak elektrik fiyatları yükselirken, özellikle soğutma sistemlerinde kullanılan su miktarı da çevresel endişeleri beraberinde getirdi. Pritzker, yaptığı açıklamada, “Eyaletimizin enerji kaynaklarını sürdürülebilir bir şekilde yönetmek zorundayız. Veri merkezleri ekonomimize katkı sağlasa da, bu büyümenin bedelini vatandaşlarımızın cebinden ve çevremizden ödememeliyiz” ifadelerini kullandı.
Karar, teknoloji sektöründe karmaşık tepkilere yol açtı. Eyalet senatosunda Cumhuriyetçi üyeler, teşviklerin durdurulmasının Illinois’in rekabet gücünü zedeleyeceğini savunurken, çevre örgütleri ve tüketici grupları kararı memnuniyetle karşıladı. Illinois Ticaret Odası ise, eyaletin veri merkezi yatırımlarını çekmek için komşu eyaletlerle rekabet ederken bu tür bir adımın atılmasının yanlış olduğunu belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Pritzker’in kararı, yapay zeka ve büyük veri altyapısının enerji ve su tüketimi konusunda giderek artan küresel bir tartışmanın parçası. Amerika Birleşik Devletleri’nde veri merkezleri, toplam elektrik tüketiminin yaklaşık %2’sini oluştururken, bu oranın 2030’a kadar %8’e çıkması bekleniyor. Özellikle Virginia’nın Northern Virginia bölgesi, dünyanın en büyük veri merkezi yoğunluğuna sahip ve bu durum bölgedeki enerji altyapısı üzerinde ciddi baskı yaratıyor.
Illinois’in attığı adım, diğer eyaletler için de emsal teşkil edebilir. Kaliforniya ve New York gibi eyaletler benzer endişelerle veri merkezi düzenlemelerini sıkılaştırma eğilimindeyken, Teksas ve Ohio gibi eyaletler ise hâlâ agresif teşvik politikaları izliyor. Küresel ölçekte, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı kapsamında veri merkezlerinin karbon ayak izini azaltmayı hedefleyen düzenlemeleri de benzer bir dinamiği yansıtıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle Ankara, İstanbul ve Kocaeli çevresinde veri merkezi yatırımlarında belirgin bir artış yaşarken, Illinois’deki bu gelişme, yerel yönetimler için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlılığı ve su kaynaklarının kıtlığı, bu tür büyük ölçekli altyapı projelerinin sürdürülebilirlik açısından dikkatle değerlendirilmesini gerektiriyor. Aynı zamanda, İstanbul Finans Merkezi ve yerli teknoloji hamlesi kapsamında veri merkezi yatırımlarının teşvik edilmesi planlanırken, bu teşviklerin uzun vadeli enerji ve çevre politikalarıyla uyumlu olması kritik önem taşıyor. Illinois deneyimi, Türkiye’deki politika yapıcılara, büyümeyi teşvik ederken kaynak yönetimini ihmal etmemenin gerekliliğini gösteriyor.