Gazeteci Matthew Cole'un yeni kitabı 'Prensler ve Hırsızlar' (Princes and Thieves), Körfez ülkeleri liderlerinden gelen 2 milyar dolarlık gizli fonun, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve eski kıdemli danışmanı Jared Kushner aracılığıyla ABD politikasını etkilemek için kullanıldığını iddia ediyor. Kitap, bu fonların Trump yönetimi sırasında nasıl harekete geçirildiğini ve Washington'daki karar alma süreçlerini yönlendirme çabalarını gözler önüne seriyor. Cole, uzun yıllar boyunca yaptığı araştırmalara ve görgü tanıklarının ifadelerine dayanarak, Körfez monarşilerinin ABD siyasetine nüfuz etme mekanizmalarını detaylandırıyor.
Kitabın ortaya koyduğu ağlar ve fon akışı
Matthew Cole, kitabında Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinin, ABD'nin Orta Doğu politikasını kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmek için önemli miktarda parayı gizli kanallar üzerinden kullandığını öne sürüyor. Bu fonların bir kısmının Jared Kushner'e ve onun aracılığıyla Trump yönetiminin üst düzey yetkililerine ulaştığını iddia ediyor. Kitaba göre, 2 milyar dolarlık slush fund (gizli örtülü ödenek) olarak nitelendirilen bu kaynak, özellikle 2017-2021 yılları arasında ABD'nin Katar ablukası, Yemen savaşı ve İran'a yönelik yaptırımlar gibi kritik konulardaki tutumunu etkilemeyi amaçlıyordu.
Cole, Kushner'in 2020'de kurduğu Affinity Partners adlı yatırım fonunun, Körfez'den büyük miktarda sermaye çektiğini ve bunun da siyasi nüfuz karşılığı olduğu yönünde soru işaretleri oluşturduğunu hatırlatıyor. Kitap, bu tür finansal ilişkilerin ABD'deki yabancı lobi yasaları ve etik kuralları açısından ciddi sorunlar barındırdığını vurguluyor. Yazar, ayrıca Körfez liderlerinin Trump'ın danışmanlarına doğrudan erişim sağlayarak, geleneksel diplomatik kanalları devre dışı bıraktığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel etkiler
Kitabın iddiaları, ABD'de yabancı devletlerin siyasi süreçlere mali müdahalesi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirebilir. Özellikle 2024 başkanlık seçimleri öncesinde, Trump'ın yeniden aday olması ve Kushner'in dış politika danışmanı olarak geri dönme ihtimali göz önüne alındığında, bu tür ilişkiler daha da önem kazanıyor. Kitap, Körfez ülkelerinin ABD siyasetindeki etkisini sorgularken, aynı zamanda Trump ailesinin iş dünyası ile siyasi çıkarları arasındaki iç içe geçmişliği de gözler önüne seriyor.
Uluslararası alanda ise, Körfez monarşilerinin Batılı ülkelerde artan nüfuz arayışları, sadece ABD ile sınırlı değil. İngiltere ve Fransa gibi ülkelerde de benzer lobi faaliyetleri ve finansal akışlar uzun süredir tartışılıyor. Cole'un kitabı, bu tür uygulamaların küresel ölçekte nasıl işlediğine dair bir vaka çalışması sunuyor. Ayrıca, kitap ABD'nin Orta Doğu'daki müttefikleriyle ilişkilerinde şeffaflık eksikliğini ve hesap verebilirlik sorunlarını da gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Körfez ülkelerinin artan finansal ve siyasi nüfuzundan doğrudan etkilenebilecek bir konumda. Özellikle Suudi Arabistan ve BAE'nin bölgesel politikaları, Türkiye'nin Orta Doğu'daki çıkarlarıyla zaman zaman çatışıyor. Kitapta ortaya konulan iddialar, Körfez sermayesinin Batılı ülkelerdeki siyasi etkisi kadar, Türkiye gibi bölgesel aktörler üzerindeki baskı ve nüfuz arayışlarını da akıllara getiriyor. Ayrıca, ABD'deki seçimlere yabancı müdahale tartışmaları, Türkiye'nin Washington ile ilişkilerinde de dikkatli olmasını gerektiriyor. Türk dış politikası açısından, Körfez ülkeleriyle dengeli ilişkiler kurmak ve şeffaflığı teşvik etmek önem taşıyor.