Portekiz, Avrupa'nın dijital egemenlik hedefleri doğrultusunda ilk açık kaynak yapay zeka modelini tanıtarak, AB üyesi ülkeler arasında teknolojik bağımsızlık yarışında önemli bir adım attı. Model, Portekiz'in lider teknoloji enstitüsü INESC TEC ve Porto Üniversitesi iş birliğiyle geliştirildi. Açık kaynak lisansı altında yayınlanan model, Avrupa'nın ABD ve Çin merkezli yapay zeka şirketlerine olan bağımlılığını azaltma çabalarının bir parçası olarak görülüyor.
Gelişmenin arka planı
Portekiz'in geliştirdiği yapay zeka modeli, "PortugAL" adıyla anılıyor ve doğal dil işleme, görüntü tanıma gibi temel yapay zeka görevlerinde kullanılabiliyor. Modelin eğitimi için yaklaşık 10 milyon avro yatırım yapıldığı ve tamamen açık kaynak olarak sunulduğu belirtiliyor. Bu, Avrupa Komisyonu'nun 2021'de başlattığı ve 2030 yılına kadar AB'nin yapay zeka alanında küresel lider olmasını hedefleyen "Avrupa Yapay Zeka Stratejisi" ile uyumlu bir gelişme.
Portekiz hükümeti, modelin hem kamu sektöründe hem de KOBİ'lerde yapay zeka kullanımını yaygınlaştırmayı amaçladığını açıkladı. Ayrıca modelin, sağlık, tarım ve turizm gibi Portekiz'deki önemli sektörlere uyarlanabileceği ifade ediliyor. Portekiz Bilim, Teknoloji ve Yükseköğretim Bakanı Elvira Fortunato, "PortugAL modeli, Avrupa değerlerine uygun, şeffaf ve güvenilir yapay zeka geliştirme konusundaki kararlılığımızı gösteriyor" şeklinde konuştu.
Bölgesel ve küresel boyut
Portekiz'in bu hamlesi, Avrupa'nın genelinde yükselen dijital egemenlik söyleminin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Avrupa Birliği, özellikle ABD'li teknoloji devleri (Google, Microsoft, OpenAI) ve Çinli şirketler (Baidu, Tencent) karşısında kendi yapay zeka ekosistemini oluşturma çabasında. AB Komisyonu'nun 2024 tarihli "Avrupa Yapay Zeka Ofisi" kurulumu ve son dönemde Fransa'nın Mistral AI gibi girişimlere verdiği destek, bu trendin bir parçası.
Portekiz gibi nispeten küçük ölçekli bir ülkenin açık kaynak modelle bu alana girmesi, AB'nin teknolojik bağımsızlık hedefinin sadece büyük ülkelerle sınırlı olmadığını gösteriyor. Açık kaynak yaklaşımı, özellikle gelişmekte olan ülkelerin ve küçük ekonomilerin yapay zeka teknolojilerine erişimini kolaylaştırabilir. Ancak eleştirmenler, bu tür modellerin eğitim ve bakım maliyetlerinin yüksek olduğunu ve ABD ile Çin'in özel sektör yatırımlarıyla karşılaştırıldığında Avrupa'nın hala geride olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kendi yapay zeka ekosistemini geliştirme çabaları sürdürürken, Portekiz'in açık kaynak modeli, özellikle milli yapay zeka stratejisi kapsamında değerlendirilebilir. Türkiye'nin TÜBİTAK ve ASELSAN gibi kurumlarla yürüttüğü yapay zeka çalışmalarında, açık kaynak modellerin kullanımı maliyetleri düşürebilir ve yerel uyarlama imkanı sağlayabilir. Ayrıca AB'nin dijital egemenlik politikaları, Türkiye'nin Avrupa ile teknoloji transferi ve iş birliği potansiyelini artırabilir. Ancak Türkiye'nin, AB'nin yapay zeka düzenlemelerine tam uyum sağlamaması, bu tür iş birliklerini sınırlayabilir. Küresel ölçekte, açık kaynak yapay zeka modellerinin yaygınlaşması, Türkiye gibi ülkelerin teknolojiye erişimini kolaylaştırarak dijital dönüşümlerine katkı sağlayabilir.