Pakistan yönetimindeki Keşmir'de (PoK) son aylarda tırmanan protestolar, bölgenin kronikleşen ekonomik sıkıntıları ve siyasi temsil krizini yeniden gündeme taşıdı. Haziran 2023'te kurulan Ortak Avami Eylem Komitesi (JAAC) öncülüğünde düzenlenen gösteriler, özellikle işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk iddialarına odaklanıyor. Protestoların en dikkat çekici taleplerinden biri, PoK Meclisi'ndeki 12 mülteci koltuğu için uygulanan rezervasyon sisteminin kaldırılması. Sistemin, Keşmirli mültecilere siyasi ayrıcalık sağladığı ve yerel halkın temsil hakkını gasp ettiği öne sürülüyor. Hindistan, protestoları iç işlerine müdahale olarak nitelendirirken, Pakistan yönetimi ise durumu kontrol altına almaya çalışıyor.
Protestoların Arka Planı: Ekonomik Kriz ve Siyasi Temsil Sorunu
PoK, Pakistan'ın kontrolündeki Keşmir bölgesi olarak 1947'den beri fiili bir statüye sahip. Ancak bölge, yıllardır süren yatırım eksikliği, yüksek işsizlik oranları ve zayıf altyapı ile mücadele ediyor. Son verilere göre PoK'da işsizlik oranı %15'in üzerinde, genç nüfus arasında bu oran %25'e yaklaşıyor. Enflasyon ve temel mal fiyatlarındaki artış, halkın alım gücünü ciddi şekilde düşürdü. JAAC'ın kuruluşu, bu sorunlara karşı toplumsal bir tepki olarak ortaya çıktı. Komite, 14 maddelik bir talep listesi sundu; bunlar arasında iş garantisi, yolsuzlukla mücadele, elektrik ve su fiyatlarının düşürülmesi gibi somut ekonomik talepler var. En tartışmalı talep ise PoK Meclisi'ndeki 12 mülteci koltuğunun kaldırılması. Bu koltuklar, 1947'de Hindistan'dan göç eden Keşmirli mültecilere ayrılmıştı. Protestocular, bu sistemin sadece belirli bir gruba siyasi avantaj sağladığını, oysa tüm PoK vatandaşlarının eşit temsil hakkına sahip olması gerektiğini savunuyor.
Protestoların fitilini ateşleyen olay ise PoK Başbakanı Anwar-ul-Haq'ın istifası ve ardından gelen siyasi belirsizlik oldu. Ekim ayında gerçekleşen bu istifa, yolsuzluk suçlamaları ve parti içi çekişmelerle bağlantılıydı. Yeni hükümet kurulana kadar geçen sürede halkın öfkesi daha da arttı. Polis müdahalesi sonucu çıkan çatışmalarda en az 3 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. JAAC liderleri, hükümeti diyalog kurmaya çağırırken, Pakistan yönetimi ise protestocuları 'bölücü unsurlar' olarak nitelendirdi. İslamabad, PoK'a ek mali yardım sözü verse de bu yardımın protestoları yatıştırmaya yetmediği görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Hindistan-Pakistan Gerilimi Yeniden Mi Alevleniyor?
PoK'daki protestolar, sadece iç dinamiklerle sınırlı kalmadı; aynı zamanda Hindistan ile Pakistan arasındaki Keşmir meselesini de yeniden gündeme getirdi. Hindistan, protestoları 'Pakistan'ın iç sorunu' olarak görse de, Keşmir'in geleceği üzerinde doğrudan bir etkisi olabileceğinin farkında. Yeni Delhi, protestoların Pakistan'ın bölgedeki otoritesini zayıflattığını ve Keşmir halkının kendi kaderini tayin hakkına olan inancını pekiştirdiğini değerlendiriyor. Hindistan Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'PoK halkının meşru haklarını kullanmasını desteklediklerini' ancak 'herhangi bir dış müdahaleye karşı olduklarını' belirtti. Pakistan ise Hindistan'ı protestoları kışkırtmakla suçlayarak, 'Hint ajanlarının bölgedeki faaliyetlerini' protesto etti. Bu suçlama, iki ülke arasında diplomatik bir krize yol açabilecek potansiyele sahip. Ayrıca Çin, Keşmir meselesinde Pakistan'a yakın durmasına rağmen, protestoların genişlemesi halinde bölgedeki istikrarı tehdit edebileceği uyarısında bulundu. ABD ise, her iki tarafı da itidale çağırarak, Keşmir sorununun barışçıl çözümünün önemini vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Keşmir konusunda tarihsel olarak Pakistan'ı destekleyen bir pozisyona sahip olmakla birlikte, PoK'daki protestolar doğrudan Türkiye'yi etkileyen bir gelişme değildir. Ancak bölgede artan istikrarsızlık, Hindistan ile Pakistan arasındaki gerilimi tırmandırarak Güney Asya'nın genel güvenlik dengelerini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, iki ülke arasında arabuluculuk yapma potansiyeline sahip ender ülkelerden biri olduğu için, protestoların kontrol altına alınması ve diyaloğun teşvik edilmesi açısından inisiyatif alabilir. Ayrıca, Keşmir meselesi İslam dünyasında hassas bir konu olduğu için, Türkiye'nin buradaki gelişmeleri yakından takip etmesi ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda yapıcı bir rol oynaması beklenir. Öte yandan, protestoların ekonomik boyutu, Türkiye ile Pakistan arasındaki ticari ilişkilere doğrudan bir yansıma yapmayacağı için, kısa vadede ciddi bir etki beklenmemektedir.