ABD'de kürtaj ve üreme sağlığı hizmetleriyle tanınan Planned Parenthood, Kasım ayında yapılacak ara seçimlerde federal fon kesintisine destek veren Cumhuriyetçi vekilleri hedef alan rekor düzeyde bir kampanya başlattı. Kuruluşun bağımsız bir Süper PAC'i olan Planned Parenthood Votes tarafından yürütülen 'We Decide' kampanyası kapsamında 47 milyon dolarlık bir bütçe ayrıldı. Bu miktar, Planned Parenthood'un daha önceki seçim harcamalarına kıyasla neredeyse rekor seviyede ve örgütün siyasi etki gücünü ortaya koyuyor. Kampanya, 2022 yılında federal fonları kesmek için oy kullanan ve halen görevde olan 30'dan fazla Temsilciler Meclisi üyesini ve bazı Senato adaylarını hedef alıyor.
Kampanyanın arka planı ve hedefleri
Planned Parenthood, federal bütçeden ayrılan Title X fonları aracılığıyla düşük gelirli bireylere üreme sağlığı hizmeti veriyor. Ancak 2022 yılında Cumhuriyetçi çoğunluklu Temsilciler Meclisi, örgütün kürtaj hizmetleri nedeniyle bu fonlardan yararlanmasını engelleyen bir yasayı kabul etti. Oylamada 219 Cumhuriyetçi 'evet' derken, 208 Demokrat 'hayır' oyu kullandı. Planned Parenthood, bu oylamayı 'siyasi bir saldırı' olarak nitelendiriyor ve seçmenleri sandık başında bu vekilleri cezalandırmaya çağırıyor.
'We Decide' kampanyası, hedef bölgelerde yoğun reklam, dijital medya ve kapı kapı dolaşma faaliyetleri yürütecek. Kampanya direktörü Jenny Lawson, yaptığı açıklamada, 'Kongre üyeleri kendi seçmenlerinin sağlık hizmetlerine erişimini engellemeye kalkıştı. Şimdi sıra seçmenlerde; onlar da bu kararın bedelini sandıkta ödetecek' dedi. Kampanya, özellikle başa baş giden seçim bölgelerine odaklanıyor ve 10'dan fazla eyalette faaliyet gösterecek.
Planned Parenthood'un bu hamlesi, kürtaj haklarının 2022'de Yüksek Mahkeme'nin Roe v. Wade kararını bozmasının ardından daha da kritik hale geldi. O tarihten bu yana birçok eyalet kürtajı kısıtlarken, Planned Parenthood bu durumu kendi lehine kullanarak seçmenleri mobilize etmeyi hedefliyor. Örgüt, 2020 başkanlık seçimlerinde 45 milyon dolar harcamıştı; bu yılki bütçe neredeyse o rakamı geçecek.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu kampanya sadece ABD iç siyasetini değil, küresel üreme sağlığı politikalarını da etkileyebilir. Planned Parenthood, ABD dışında da faaliyet gösteren bir kuruluş olmasa da, Amerikan siyasetindeki kürtaj tartışmaları dünya çapında yankı buluyor. Avrupa ve Latin Amerika'da kürtaj hakları savunucuları, ABD'deki gelişmeleri yakından takip ediyor. Özellikle Meksika ve Kolombiya gibi ülkelerde benzer yasama mücadeleleri yaşanıyor. Ayrıca, ABD'nin küresel sağlık fonlaması politikalarında Planned Parenthood'un rolü, gelişmekte olan ülkelerde aile planlaması hizmetlerine erişimi doğrudan etkiliyor.
Kampanyanın hedef aldığı Cumhuriyetçi vekillerin çoğu, muhafazakar eyaletlerde görev yapıyor. Ancak bazıları, Demokratların kazanma şansı yüksek olan salıncak bölgelerde bulunuyor. Siyasi analistlere göre, Planned Parenthood'un bu yatırımı, Temsilciler Meclisi'nin kontrolünün Demokratlara geçmesi halinde federal fonların yeniden akışını sağlayabilir. Ancak Cumhuriyetçiler, kampanyayı 'aşırı liberal bir gündem' olarak nitelendiriyor ve seçmenleri uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD iç siyasetine odaklanmış olsa da, küresel etkileri nedeniyle Türkiye için dolaylı önem taşıyor. ABD’nin kürtaj ve üreme sağlığı politikalarındaki değişiklikler, Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler nezdinde uluslararası normları etkileyebilir. Türkiye, nüfus politikaları ve aile planlaması hizmetlerinde kendi yol haritasını çizerken, ABD’deki tartışmaların yarattığı küresel iklimden etkilenebilir. Ayrıca, ABD’deki seçim sonuçları, Türkiye’nin Washington ile ilişkilerinde sağlık ve kadın hakları gibi konuların gündeme gelme olasılığını değiştirebilir. Doğrudan bir etkiden söz etmek güç olsa da, ABD’deki bu tür siyasi mobilizasyonlar, küresel sivil toplum hareketlerine ilham verebilir ve Türkiye’deki benzer örgütlenmeleri dolaylı yoldan etkileyebilir.