İran'daki savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı şok dalgası, beklenmedik bir sonucu beraberinde getirdi: Güneydoğu Asya ve Latin Amerika'da elektrikli araç satışları hızla artıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, petrol arzındaki kesintiler ve fiyatların rekor seviyelere çıkması, elektrikli araçların toplam sahip olma maliyetini içten yanmalı motorlu araçların altına düşürdü. Bu durum, daha önce fosil yakıt bağımlılığının yüksek olduğu gelişmekte olan pazarlarda yeşil enerji dönüşümünü hızlandırıyor.
Enerji Krizi Dönüşümü Tetikliyor
IEA'nın son raporuna göre, 2024 yılının ikinci çeyreğinde Güneydoğu Asya'da elektrikli araç satışları bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 45 oranında arttı. Benzer bir tablo Latin Amerika'da da yaşanıyor; Brezilya, Meksika ve Şili gibi ülkelerde satışlar yüzde 50'nin üzerinde yükseldi. Uzmanlar, bu artışın temel nedeninin petrol fiyatlarındaki sıçrama olduğunu vurguluyor. İran savaşı öncesinde varil başına 70-80 dolar olan Brent petrol, çatışmaların başlamasıyla birlikte 120 doların üzerine çıktı. Bu da benzin ve dizel yakıt fiyatlarını tavan yaptırdı.
Elektrikli araçların şarj maliyetleri ise, özellikle güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynakların kullanıldığı bölgelerde fosil yakıtlara kıyasla çok daha düşük seyrediyor. Malezya, Tayland ve Endonezya gibi ülkeler, Çin menşeli uygun fiyatlı elektrikli araç modellerine yönelik talebin arttığını rapor ediyor. Ayrıca, bu ülkelerin çoğu, ithal petrole olan bağımlılıklarını azaltmak ve enerji güvenliklerini artırmak için elektrikli araçlara geçişi teşvik eden politikalar uyguluyor.
Küresel Piyasalar ve Çin'in Rolü
Bu gelişme, küresel elektrikli araç pazarında Çin'in ağırlığını bir kez daha ortaya koyuyor. Çinli üreticiler BYD, SAIC ve Geely, Güneydoğu Asya ve Latin Amerika'da pazar paylarını hızla artırıyor. Özellikle BYD'nin 10 bin doların altındaki Dolphin modeli, bölgede büyük ilgi görüyor. Öte yandan, Avrupa ve ABD'li üreticiler, yüksek fiyatları ve tedarik zinciri sorunları nedeniyle bu pazarlarda rekabet etmekte zorlanıyor.
IEA yetkilileri, mevcut eğilimin sürmesi halinde, 2025 yılı sonuna kadar Güneydoğu Asya ve Latin Amerika'da satılan her dört araçtan birinin elektrikli olabileceğini öngörüyor. Bu oran, bir yıl önce yalnızca yüzde 8 seviyesindeydi. Enerji krizinin, yeşil dönüşüm için bir katalizör görevi gördüğünü belirten analistler, fosil yakıt fiyatları yüksek kaldığı sürece elektrikli araçların cazibesinin artacağını ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerjide büyük oranda ithal petrole bağımlı bir ülke olarak bu küresel eğilimden doğrudan etkileniyor. Petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin cari açığını büyütürken, elektrikli araçlara geçişi hızlandırmak stratejik bir öncelik haline geliyor. TOGG'un yerli elektrikli araç üretimi ve kamu tarafından sağlanan şarj altyapısı teşvikleri, Türkiye'nin bu dönüşümde avantaj yakalamasını sağlayabilir. Ancak, içten yanmalı motorlu araç filosunun yaş ortalamasının yüksek olması ve elektrikli araç fiyatlarının hâlâ birçok tüketici için pahalı olması, geçiş sürecini yavaşlatıyor. Türkiye'nin, Çin ve Güneydoğu Asya ülkeleriyle rekabet edebilmek için hem üretim kapasitesini artırması hem de batarya teknolojilerine yatırım yapması gerekiyor. Kısa vadede, yüksek petrol fiyatları Türkiye'nin dış ticaret dengesini olumsuz etkilemeye devam edecek gibi görünüyor.