Asya piyasalarının açılışında petrol fiyatları, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle yükseldi. Bu durum, yatırımcıların arz kesintisi endişelerini yeniden fiyatlamasına neden oldu. Öte yandan, ABD Merkez Bankası yetkililerinden gelen şahin açıklamalar sonrası dolar güçlü seyrederken, ABD hisse senedi vadeli işlemleri satıcılı bir görünüm sergiledi. Piyasalar, hafta boyunca açıklanacak önemli ekonomik veriler ve merkez bankası yetkililerinin konuşmaları öncesinde temkinli bir duruş sergiliyor.
Orta Doğu'daki Artan Gerilim ve Petrol Fiyatları
ABD ve İngiliz savaş uçaklarının Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik hava saldırıları, bölgedeki çatışmaların daha da derinleşmesine yol açtı. Bu gelişmeler, küresel petrol arzının yaklaşık üçte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı. Husi isyancıların Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarına karşılık olarak düzenlenen bu operasyonlar, jeopolitik risk priminin yükselmesine neden oldu.
Brent petrol varil başına 110 doların üzerine çıkarken, ABD ham petrolü (WTI) de 104 dolarla son iki haftanın en yüksek seviyesini gördü. Analistler, bölgede tansiyonun daha da yükselmesi durumunda fiyatların yukarı yönlü hareketine devam edebileceğini, ancak arz kesintilerinin gerçekleşmemesi halinde bir miktar kar satışının da yaşanabileceğini belirtiyor. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları nedeniyle zaten sıkı olan küresel arz, bu yeni jeopolitik risklerle birlikte daha da kırılgan bir hale geldi.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, küresel petrol talebi bu yıl günde 2,1 milyon varil artarken, arz artışının yalnızca 1,9 milyon varil kalması bekleniyor. Bu açık, fiyatların yukarı yönlü hareketini destekleyen temel faktörlerden biri olarak görülüyor. Yatırımcılar, ABD ve Batılı ülkelerin Rusya'ya yönelik yaptırımlarının ardından Rus petrol arzının piyasadan çekilmesinin etkilerini de yakından izliyor.
Merkez Bankaları ve Piyasalara Etkisi
Federal Rezerv Başkanı Kevin Warsh'ın yaptığı açıklamalar, piyasalarda faiz artırımı beklentilerini güçlendirdi. Warsh, enflasyonun 'inatçı' olduğunu ve merkez bankasının önümüzdeki toplantısında daha sıkı bir para politikasına geçilmesi gerektiğini ima etti. Bu açıklamaların ardından dolar endeksi, yatırımcıların daha yüksek getiri arayışıyla yükselişini sürdürdü. Ancak, yükselen dolar ve tahvil faizleri, özellikle büyüme hisseleri olmak üzere hisse senedi piyasalarında baskı oluşturuyor.
ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisi %2,10 seviyesine yükselirken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq bileşik endeksinin vadeli işlemleri %1'in üzerinde değer kaybetti. S&P 500 vadeli işlemleri de negatif seyrediyor. Avrupa'da da durum farklı değil; Stoxx 600 endeksi, gözler Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) Perşembe günü yapacağı toplantıya çevrilmiş durumda. ECB'nin, enflasyonun yükselmesi ve enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle sıkılaşma sinyalleri vermesi bekleniyor.
Asya'da ise, Çin'de devam eden yeni Kovid-19 vakaları ve ülkenin uyguladığı sıkı karantina önlemleri, ekonomik büyüme endişelerini taze tutuyor. Şanghay bileşik endeksi günü %0,5 kayıpla kapatırken, Hang Seng endeksi de %0,8 değer kaybetti. Japonya'da Nikkei 225 endeksi, zayıf gelen dış ticaret verilerinin etkisiyle %1,2 geriledi.
Tüm bu gelişmeler ışığında, yatırımcılar hafta boyunca ABD'de açıklanacak olan tarım dışı istihdam verisi ve enflasyon verilerine odaklanmış durumda. Ayrıca, Fed Başkanı'nın yanı sıra diğer merkez bankası yetkililerinin konuşmaları da para politikasına ilişkin ipuçları arayan yatırımcılar tarafından dikkatle takip edilecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel petrol fiyatlarındaki bu yükseliş, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için önemli bir risk oluşturuyor. Türkiye'nin cari açığının ana kalemlerinden biri olan enerji ithalatı, petrol fiyatlarındaki artıştan doğrudan etkilenerek dış ticaret dengesini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu durum, zaten yüksek seyreden enflasyon üzerinde ek baskı yaratabilir ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın para politikası kararlarını etkileyebilir. Ayrıca, doların küresel çapta güçlenmesi, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşturarak Türk lirasının değer kaybını hızlandırabilir. Öte yandan, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini çeşitlendirme çabaları ve yerli enerji kaynaklarına yaptığı yatırımlar, bu tür dış şoklara karşı orta ve uzun vadede koruma sağlayabilir.