Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'ndan geçen tanker trafiğinin ABD ile İran arasında kalıcı bir anlaşma umutlarıyla canlanması ve büyük bir Wall Street bankasının küresel arz fazlasına ilişkin taze uyarıları sonrasında geriledi. Brent petrol varil başına 70 doların altına inerek son iki haftanın en düşük seviyesini gördü. Bu düşüş, yatırımcıların jeopolitik gerilimler ile artan üretim kapasitesi arasında gidip gelmesiyle yaşanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yoludur. Son haftalarda buradan geçen tanker sayısında belirgin bir artış kaydedildi. Bu artışın temel nedenleri arasında İran ile ABD arasında yeniden başlayan dolaylı müzakereler ve geçici bir anlaşma olasılığının güçlenmesi yer alıyor. Analistler, anlaşma sağlanması durumunda İran'ın günlük 1-1.5 milyon varil ek petrolü piyasaya sürebileceğini belirtiyor. Bu da zaten yeterli arzın olduğu bir ortamda fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı yaratıyor.
Öte yandan OPEC+ grubu, Nisan ayından itibaren üretim kısıtlamalarını kademeli olarak gevşetme kararı aldı. Suudi Arabistan ve Rusya öncülüğündeki koalisyon, talepteki toparlanmaya rağmen arz fazlası oluşabileceği uyarısını yapıyor. Bloomberg'e konuşan Kpler Politika ve Jeopolitik Risk Başkanı Michelle Brouhard, "Piyasa şu anda Orta Doğu'da bir anlaşma ihtimali ile bol miktarda arzı fiyatlıyor. Eğer anlaşma olursa İran petrolleri geri dönecek; olmazsa da Stratejik Petrol Rezervleri'nden arz artabilir," dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Petrol fiyatlarındaki düşüş, küresel enflasyon dinamiklerini de etkiliyor. Düşük petrol fiyatları, merkez bankalarının faiz indirimlerine gitmesi için alan açarken, enerji ihracatçısı ülkelerin bütçe gelirlerini daraltıyor. Suudi Arabistan, Irak ve Nijerya gibi ülkeler, düşük fiyatlardan olumsuz etkileniyor. Aynı zamanda ABD'de ham petrol üretimi rekor seviyelere ulaşmış durumda; günlük 13 milyon varili aşan üretim, küresel arz fazlası endişelerini artırıyor.
Jeopolitik açıdan, Orta Doğu'da kalıcı bir barış ve ticaret akışının normalleşmesi, bölgesel istikrarı destekleyebilir. Ancak İran'ın nükleer programına ilişkin endişeler ve İsrail-İran gerginliği devam ediyor. Uzmanlar, herhangi bir anlaşmanın uzun vadeli ve kapsamlı olması gerektiğini vurguluyor. Kısmi bir anlaşma ise piyasada kısa vadeli dalgalanmalara neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ihtiyacının neredeyse tamamını ithal eden bir ülke olduğu için petrol fiyatlarındaki düşüş, cari açık ve enflasyon üzerinde olumlu etki yapabilir. Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin artması, Türkiye'nin enerji tedarik güvenliği açısından da kritik; zira Türkiye, ham petrolünün önemli bir kısmını Irak ve diğer Körfez ülkelerinden sağlıyor. ABD-İran anlaşması ihtimali, Türkiye'nin İran'la olan ticaretini de olumlu etkileyebilir. Ancak Türkiye'nin Rusya ile enerji ilişkileri düşünüldüğünde, fiyat düşüşünün Moskova'nın elini zayıflatması, Ankara için jeopolitik bir denge unsuru olabilir.