Peru'da siyasi krizin gölgesinde gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda, eski Devlet Başkanı Alberto Fujimori'nin kızı Keiko Fujimori, rakibi Pedro Castillo'yu mağlup ederek ülkenin yeni lideri oldu. 51 yaşındaki Fujimori, daha önce üç kez girdiği seçimlerde başarısız olmuş, dördüncü denemesinde zafer kazandı. Resmi olmayan sonuçlara göre Fujimori oyların yüzde 52,5'ini alırken, Castillo yüzde 47,5'te kaldı. Seçim, Latin Amerika'nın siyasi yelpazesinde sağa kayış olarak yorumlanıyor.
Seçim süreci ve rakipler
Keiko Fujimori, 1990-2000 yılları arasında ülkeyi yöneten babası Alberto Fujimori'nin mirasını sürdürüyor. Babasının otoriter yönetimi ve insan hakları ihlalleri nedeniyle yargılandığı bir dönemde, Keiko Fujimori kendini "düzen ve güvenlik" vaatleriyle öne çıkardı. Rakibi Pedro Castillo ise sol görüşlü bir öğretmen sendikacıydı ve yoksullukla mücadele, madencilik şirketlerine karşı daha sıkı düzenlemeler gibi vaatlerle yoksul kesimlerden destek almıştı. Ancak Castillo'nun kampanyası, yolsuzluk iddiaları ve radikal söylemler nedeniyle zayıfladı. Fujimori'nin zaferi, özellikle iş dünyası ve muhafazakar seçmenler tarafından memnuniyetle karşılandı.
Seçimlerin ilk turu Nisan ayında yapılmış, hiçbir aday yüzde 50 barajını aşamayınca ikinci tura kalmıştı. Kampanya süreci boyunca iki aday arasında sert polemikler yaşandı. Fujimori, Castillo'yu "komünizm tehlikesi" olarak nitelerken, Castillo Fujimori'yi "diktatör kızı" olmakla suçladı. Seçim sonuçları ülkede kısa süreli gerginliklere yol açsa da, Fujimori'nin seçim zaferi genel olarak kabul gördü.
Bölgesel ve küresel boyut
Fujimori'nin zaferi, Latin Amerika'da sağ görüşlü hükümetlerin güç kazanması açısından önemli. Brezilya'da Jair Bolsonaro, Şili'de Sebastián Piñera ve Arjantin'de Mauricio Macri'nin ardından Peru da sağ bir liderle yönetilecek. Bu durum, bölgede sol dalganın biraz gerilediği anlamına geliyor. Fujimori, ABD ile yakın ilişkiler ve serbest piyasa ekonomisini savunuyor. Ancak babasının dönemindeki insan hakları ihlalleri ve yolsuzluk suçlamaları nedeniyle uluslararası alanda eleştirilerle karşılaşması muhtemel. Çin, Peru'nun en büyük ticaret ortağı konumunda; Fujimori'nin Çin ile dengeli bir politika izlemesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru, Türkiye'nin Latin Amerika'da önemli ticari ortaklarından biri değil, ancak iki ülke arasında son yıllarda diplomatik temaslar artmıştı. Fujimori'nin zaferi, Türkiye'nin bölgedeki diğer sağ hükümetlerle olduğu gibi Peru ile de işbirliğini sürdürmesini kolaylaştırabilir. Ancak Fujimori'nin insan hakları sicili, Türkiye'nin de benzer eleştiriler aldığı bir dönemde, uluslararası platformlarda ortak bir hassasiyet alanı oluşturmayabilir. Küresel ölçekte, Fujimori'nin Venezüella ve Küba gibi sol rejimlere karşı sert bir duruş sergilemesi, Türkiye'nin bu ülkelerle olan ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Sonuç olarak, Fujimori'nin seçilmesi Türkiye için doğrudan bir risk veya fırsat yaratmamakla birlikte, Latin Amerika'da sağ dalganın yükselişi bağlamında izlenmesi gereken bir gelişmedir.