Peru'nun orta kesimlerinde yer alan dağlık Junin bölgesinde cumartesi gecesi meydana gelen iki depremde en az altı kişinin hayatını kaybettiği, 21 kişinin yaralandığı bildirildi. Peru Sivil Savunma Şefi'nin pazar günü yaptığı açıklamaya göre, depremler başkent Lima'nın yaklaşık 300 kilometre doğusundaki Chupaca eyaletinde gerçekleşti. İlk depremin büyüklüğü 5.1, ikincisinin ise 3.7 olarak ölçüldü. Yetkililer, arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini ve can kaybının artabileceği uyarısında bulundu.
Depremlerin etkilediği alan ve hasar durumu
İlk depremin ardından bölgede panik yaşanırken, birçok evin yıkıldığı veya ağır hasar gördüğü belirtildi. Peru Jeofizik Enstitüsü'ne göre, 5.1 büyüklüğündeki deprem yerin 10 kilometre derinliğinde meydana geldi. Sarsıntılar, başta Chupaca eyaleti olmak üzere Huancayo ve çevre illerde de hissedildi. Bölgede sağlık ekipleri seferber edilirken, geçici barınma merkezleri oluşturuldu. Enkaz altında kalanların kurtarılması için özel ekipler görevlendirildi. Öte yandan, depremlerin ardından bölgede artçı sarsıntıların devam ettiği ve halkın tedirgin olduğu bildiriliyor.
Peru'nun deprem gerçeği ve bölgesel boyutu
Peru, Pasifik Ateş Çemberi olarak adlandırılan ve dünyadaki depremlerin büyük bir kısmının meydana geldiği kuşak üzerinde yer alıyor. Ülke, tarihsel olarak yıkıcı depremlere sahne olmuş ve bu nedenle deprem hazırlık çalışmalarına önem veriyor. Ancak dağlık ve kırsal bölgelerdeki yapı stokunun dayanıksızlığı, can kaybını artıran en önemli etkenlerden biri. 2007 yılında Pisco'da meydana gelen 8.0 büyüklüğündeki depremde 500'den fazla kişi hayatını kaybetmişti. Bölgesel olarak, And Dağları'nın yüksek kesimlerindeki bu tür depremler, heyelan ve toprak kayması riskini de beraberinde getiriyor. Şimdilik büyük çaplı bir heyelan bildirilmezken, yetkililer olası ikincil afetlere karşı teyakkuza geçmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru, Türkiye'nin Latin Amerika'da önemli ticari ve diplomatik ilişkiler geliştirdiği ülkelerden biri. Son yıllarda iki ülke arasında karşılıklı ticaret hacmi artış göstermiş olup, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) bölgede çeşitli kalkınma projeleri yürütmektedir. Yaşanan bu deprem felaketinin ardından Türkiye'nin insani yardım ve arama kurtarma desteği sunması, iki ülke ilişkilerine katkı sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin deprem gerçeği göz önüne alındığında, Peru'nun deprem yönetimi deneyimlerinden karşılıklı öğrenme imkanı doğabilir. Bölgesel ölçekte ise, Latin Amerika'daki bu tür doğal afetlerin küresel tedarik zincirlerine (bakır, altın gibi madenler) etkisi, Türkiye'nin hammadde ithalatı açısından takip edilmelidir.