İsrail ordusu, Pazar günü Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentine bağlı Al-Mawasi bölgesinde, İsrail saldırıları nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan Filistinlilerin barındığı çadırları hedef aldı. Anadolu Ajansı'nın sağlık kaynaklarına dayandırdığı habere göre saldırıda en az bir Filistinli hayatını kaybetti, çoğu çocuk 10 kişi yaralandı. Yaralı çocuklar ve bir kadın, sağlık ekipleri tarafından bölgedeki hastanelere kaldırıldı.
Gelişmenin arka planı
Al-Mawasi bölgesi, İsrail'in yoğun bombardımanından kaçan on binlerce Filistinlinin sığındığı, sahile yakın bir alan olarak biliniyor. İsrail ordusu daha önce bu bölgeyi "güvenli bölge" ilan etmiş, ancak sivillerin burada da hedef alındığı yönünde çok sayıda rapor yayınlanmıştı. Son saldırı, İsrail'in Gazze'ye yönelik kara ve hava operasyonlarının yedinci ayına yaklaşırken gerçekleşti.
Birleşmiş Milletler verilerine göre Gazze nüfusunun yüzde 75'inden fazlası, yani yaklaşık 1,7 milyon insan, evlerini terk etmek zorunda kaldı. Yerinden edilenlerin çoğu, sağlık, su ve gıda gibi temel ihtiyaçlara erişimin neredeyse imkânsız olduğu koşullarda yaşam mücadelesi veriyor. Saldırıya uğrayan çadırlar, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) tarafından kurulan geçici barınma alanlarının bir parçasıydı.
Saldırının ardından Han Yunus'taki Nasser Hastanesi'ne kaldırılan yaralılar arasında 8 yaşındaki Ahmet Muhammed de bulunuyor. Hastane yetkilileri, gelen vakaların çoğunun şarapnel yaraları ve yanıklar olduğunu, yoğun bakım ünitelerinin dolduğunu belirtti. Ölen kişinin ise 45 yaşındaki Ümmü Eymen adlı bir kadın olduğu öğrenildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu saldırı, uluslararası toplumun İsrail'in Gazze'deki eylemlerine yönelik tepkilerinin yeniden alevlenmesine neden oldu. Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkeleri saldırıyı kınarken, ABD ve Avrupa Birliği'nden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, "Sivillerin korunması uluslararası insancıl hukukun temel bir gereğidir ve bu hukukun her koşulda uygulanması zorunludur" ifadelerini kullandı.
Olayın ardından İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise, hedefin "Hamas savaşçıları" olduğu iddia edildi. Ancak sahadaki tanıklar ve insan hakları örgütleri, saldırı bölgesinde herhangi bir silahlı grup bulunmadığını, hedef alınan yerlerin tamamen sivil barınakları olduğunu bildirdi. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) yetkilileri, bu tür iddiaların bağımsız bir soruşturma ile doğrulanması gerektiğini vurguladı.
Saldırı, aynı zamanda Gazze'de ateşkes sağlanmasına yönelik arabuluculuk çabalarını da sekteye uğratma riski taşıyor. Mısır ve Katar'ın öncülüğünde yürütülen müzakerelerde son günlerde ilerleme kaydedildiği bildirilirken, bu tür askeri operasyonların taraflar arasındaki güveni zedelediği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki sivil kayıpların artmasına yönelik sert tepkisini sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce İsrail'in eylemlerini "soykırım" olarak nitelendirmiş ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırmıştı. Bu son saldırı, Türkiye'nin İsrail ile ticari ve diplomatik ilişkilerini daha da germe potansiyeli taşıyor. Ankara, aynı zamanda Filistinli mültecilere insani yardım ulaştıran başlıca ülkelerden biri olarak, bölgedeki krizin derinleşmesi durumunda daha fazla yardım seferber etmek zorunda kalabilir. Türkiye'nin arabuluculuk rolü ve bölgesel istikrar arayışı, Gazze'deki her gelişmeyi doğrudan etkileyen bir faktör olarak öne çıkıyor.