Citigroup Inc. analistlerine göre, dünyanın en verimli petrol kayağı sahası olan Permian Havzası, on yılın sonuna kadar ABD'nin en büyük doğal gaz üretim bölgesi haline gelerek hem petrol hem gazda ülkenin lideri konumuna yükselecek. Bu gelişme, küresel enerji dengeleri ve özellikle sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticareti açısından önemli sonuçlar doğurabilir.
Permian Havzası'nın Yükselişi
Permian Havzası, Teksas'ın batısı ile New Mexico'nun güneydoğusunu kapsayan geniş bir bölge. On yılı aşkın süredir ABD'nin ham petrol üretimindeki artışın lokomotifi olan bu saha, aynı zamanda doğal gaz üretiminde de hızla büyüyor. Citigroup analistleri, gaz üretiminin 2030 yılına kadar günlük yaklaşık 27 milyar fit küpe ulaşacağını ve böylece Appalachia bölgesini (Marcellus ve Utica formasyonları) geride bırakacağını öngörüyor.
Bu büyümenin arkasında birkaç faktör var. Öncelikle, petrol üretimi sırasında açığa çıkan ve 'ilişkili gaz' olarak adlandırılan gazın miktarı artıyor. Petrol kuyularından çıkan bu gaz, geçmişte genellikle yakılıyor veya yeniden enjekte ediliyordu. Ancak yeni boru hattı kapasiteleri ve LNG ihracat tesislerinin devreye girmesiyle birlikte bu gazın piyasaya arzı daha karlı hale geldi. Ayrıca, Permian Havzası'ndaki gaz yoğunlaşmaları (gas condensate) da üretimi destekliyor.
Citigroup raporunda, Permian'daki gaz üretiminin 2024'te günlük ortalama 20 milyar fit küp civarında olduğu, bu rakamın 2028'de Appalachian bölgesini yakalayabileceği belirtiliyor. Raporun başyazarı Paul Grigel, 'Permian, Amerika'nın enerji başkenti olmaya devam edecek. Hem petrol hem gaz üretimindeki bu artış, ABD'nin küresel enerji piyasasındaki hakimiyetini pekiştirecek.' değerlendirmesinde bulunuyor.
Küresel Enerji Piyasalarına Etkileri
ABD'nin doğal gaz üretimindeki bu artış, özellikle Avrupa ve Asya'daki LNG talebi için kritik önem taşıyor. Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Avrupa'nın Rus gazına olan bağımlılığını azaltma çabaları, ABD'yi en büyük LNG tedarikçisi konumuna getirmiş durumda. Permian'dan gelecek ek gaz, bu arzı daha da güçlendirecek ve küresel gaz fiyatlarının istikrarına katkı sağlayabilir.
Ancak bu durumun bazı olumsuz yan etkileri de olabilir. Artan gaz üretimi, boru hattı altyapısının yetersiz kaldığı dönemlerde fiyat dalgalanmalarına yol açabiliyor. Ayrıca, çevre grupları, özellikle metan emisyonları ve su kullanımı konusunda endişelerini dile getiriyor. Yine de, Katar ve Avustralya gibi diğer büyük ihracatçılarla rekabet edebilmek için ABD'nin üretim kapasitesini artırması bekleniyor.
Uzmanlar, Permian'daki gaz üretiminin 2030'a kadar toplam ABD gaz üretiminin dörtte birini oluşturabileceğini tahmin ediyor. Bu da hem yerel fiyatlar hem de ihracat pazarları için önemli bir denge unsuru olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğal gaz ihtiyacının büyük bir kısmını ithalatla karşılayan bir ülke. Permian'dan gelecek yeni arz, küresel gaz fiyatlarını düşürücü etki yapabilir ve bu da Türkiye'nin gaz ithalat faturasını hafifletebilir. Ayrıca, ABD'nin LNG ihracat kapasitesinin artması, Türkiye'nin tedarik kaynaklarını çeşitlendirme stratejisi açısından yeni fırsatlar sunabilir. Türkiye'nin mevcut uzun vadeli gaz anlaşmaları Rusya, Azerbaycan ve İran ile; ancak spot piyasadan da LNG alımı yapıyor. Özellikle ABD'den yapılan LNG ithalatının artması, enerji güvenliğine katkı sağlayabilir.