ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in, ordunun fiziksel uygunluk standartlarını sıkılaştırma ve 'kilolu askerlerle' mücadele vaadiyle başlattığı süreçte, Hava Kuvvetleri mensupları için bel-boy oranı ölçümünde son tarih yaklaşıyor. Pentagon, Ocak 2026'dan itibaren tüm personelin vücut kompozisyonu değerlendirmesinde bel çevresinin boya oranını kullanmaya hazırlanıyor. Bu yeni ölçüm, mevcut kiloya dayalı standartların yerini alacak ve askerlerin savaş hazırlığı ile sağlık durumunu daha doğru bir şekilde yansıtması hedefleniyor. Karar, kamuoyunda ve askeri çevrelerde hararetli tartışmalara yol açtı.
Gelişmenin arka planı: Hegseth'in 'sıfır tolerans' politikası
Savunma Bakanı Pete Hegseth, göreve gelir gelmez ordunun fiziksel uygunluğunu en önemli önceliklerinden biri haline getirdi. Geçtiğimiz aylarda yaptığı bir konuşmada, "Savaşçılarımızın zayıf, formsuz veya görev yapamaz durumda olmasına izin veremeyiz. Fazla kilo sadece bireysel sağlık sorunu değil, aynı zamanda ulusal güvenlik riskidir" ifadelerini kullanmıştı. Hegseth'in sözleri, özellikle 'fat troops' (kilolu askerler) ifadesi nedeniyle yoğun eleştiri aldı. Ancak Bakanlık, yeni düzenlemenin bilimsel temellere dayandığını ve obezitenin askeri personel arasında giderek artan bir sorun olduğunu vurguluyor.
Hava Kuvvetleri'nde uygulanmaya başlanan bel-boy oranı, Dünya Sağlık Örgütü'nün de önerdiği bir metot. Oranın 0,5'in altında olması sağlıklı kabul edilirken, bunun üzeri obezite riski olarak değerlendiriliyor. Yeni sistemle, askerlerin tek tip bir kilo hedefi yerine, boylarına göre ideal vücut yapısına sahip olmaları amaçlanıyor. Uygulama ilk etapta Hava Kuvvetleri'nde pilot olarak başlatılırken, yıl sonuna kadar tüm kuvvet komutanlıklarını kapsayacak şekilde genişletilmesi planlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Askeri hazırlığın ötesinde bir tartışma
Pentagon'un bu hamlesi, küresel çapta orduların karşı karşıya olduğu benzer bir soruna işaret ediyor. Batılı ülkelerde, özellikle ABD ve İngiltere'de askere alım kriterleri, obezite oranlarındaki artış nedeniyle zorlaşıyor. ABD Savunma Bakanlığı verilerine göre, 18-25 yaş arası genç Amerikalıların yaklaşık yüzde 70'i temel askerlik standartlarını karşılamıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri aşırı kilo ve obezite. Dolayısıyla Hegseth'in hamlesi, sadece bir disiplin düzenlemesi değil, aynı zamanda stratejik bir insan kaynağı planlaması olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, uygulama bazı askeri personel ve sendikalar tarafından ayrımcılık olarak nitelendiriliyor. Özellikle kadın askerler ve belirli etnik grupların genetik yapıları nedeniyle bel-boy oranı testinde dezavantaj yaşayabileceği belirtiliyor. Pentagon bu endişelere yanıt olarak, testin bilimsel geçerliliğini kanıtlayan çalışmaları kamuoyuyla paylaşacağını ve itiraz süreçlerinin işletileceğini duyurdu. Ancak eleştirmenler, asıl sorunun askerlerin sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam tarzı olduğunu, bunun da ordunun yemekhane politikaları ve fiziksel aktivite programlarıyla çözülmesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin askeri fiziksel uygunluk standartlarını sıkılaştırması, NATO müttefiki olarak Türkiye'yi de ilgilendiriyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin de benzer bir personel politikası izleyip izlemeyeceği merak konusu. Özellikle genç nüfusta obezite oranlarının arttığı Türkiye'de, askerlik hizmetine uygunluk kriterleri zaman zaman tartışma konusu oluyor. Bu gelişme, ABD'nin insan kaynağı kapasitesini koruma çabasının bir yansıması olarak görülebilir. Türkiye'nin, özellikle profesyonel askerlik sistemine geçiş sürecinde, fiziksel uygunluk standartlarını gözden geçirmesi ve uluslararası uygulamaları takip etmesi stratejik bir önem taşıyor. Aksi takdirde, muharip gücün azalması ve savaş hazırlığında zafiyet riski ortaya çıkabilir.