ABD'de 8 Kasım 2022 ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti'nin önde gelen ismi Donald Trump, seçmenlere yönelik son hamlesini yaptı: Her Amerikan hanesine 5.000 dolar nakit teşvik. Ancak bu vaat, partisinin anketlerde hızla erimesini engelleyemedi. Özellikle kırmızı-mor olarak nitelendirilen ve her iki partinin de rekabet ettiği eyaletlerde Cumhuriyetçi adaylar gerilerken, Trump'ın ekonomik popülist çıkışı kamuoyunda karşılık bulmadı. Uzmanlar, vaadin seçim stratejisi açısından "son çare" olduğunu ve seçmenin enflasyon, işsizlik gibi somut sorunlara odaklandığını belirtiyor.
Trump'ın Teklifi ve Siyasi Bağlam
Donald Trump, 2022 ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi seçmen tabanını harekete geçirmek için alışılmadık bir ekonomik vaatle sahneye çıktı: Federal hükümetin her Amerikan vatandaşına 5.000 dolar nakit ödeme yapması. Bu öneri, pandemi döneminde uygulanan doğrudan teşvik ödemelerinin bir devamı gibi sunulsa da, aslında seçim kampanyasının son günlerinde yapılan bir "son çare" hamlesi olarak değerlendiriliyor. Independent gazetesinden John Bowden'ın analizine göre, Trump bu vaadiyle hem ekonomik sıkıntı çeken alt ve orta gelirli seçmenlere ulaşmayı hem de Demokratların sosyal harcama politikalarına alternatif bir popülist çıkış yapmayı hedefliyor.
Ancak vaadin zamanlaması dikkat çekici. Zira Cumhuriyetçi adaylar, anketlerde Georgia, Arizona, Nevada, Pennsylvania gibi kritik eyaletlerde geriliyor. Bu eyaletler, geleneksel olarak Cumhuriyetçi eğilimli olmakla birlikte, demografik değişim ve kentsel büyüme nedeniyle "mor" (yani her iki partinin de kazanma şansı olan) hale gelmiş durumda. Bowden'a göre, Trump'ın 5.000 dolarlık teşvik önerisi, seçmenin gündemini ekonomik sıkıntılardan uzaklaştırmayı amaçlasa da, enflasyonun %8'in üzerinde seyrettiği bir dönemde bu tür bir nakit dağıtımının bütçe açığını daha da artıracağı ve enflasyonu körükleyeceği endişesiyle karşılanıyor. Ekonomistler, böyle bir politikanın kısa vadede talep patlaması yaratarak fiyatları daha da yükseltebileceği uyarısında bulunuyor.
Ayrıca, Trump'ın önerisi yasal ve siyasi açıdan da tartışmalı. Kongre onayı gerektiren böyle bir harcama paketinin, Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi'nden geçmesi düşük bir ihtimal. Zaten birçok Cumhuriyetçi milletvekili, bütçe disiplini ve borç tavanı konusundaki endişelerini dile getirerek öneriye mesafeli duruyor. Bu durum, Trump'ın vaadinin gerçekçi olmaktan çok sembolik bir seçim manevrası olduğu yorumlarını güçlendiriyor.
Anketlerdeki Erime ve Seçmen Tepkisi
Son anketler, Cumhuriyetçi Parti'nin ara seçimlerde beklediği "kırmızı dalga"nın gerçekleşmeyebileceğini gösteriyor. RealClearPolitics ve FiveThirtyEight gibi kuruluşların ortalamalarına göre, Senato'da kritik eyaletlerde Demokrat adaylar öne geçmiş durumda. Pennsylvania'da John Fetterman, Georgia'da Raphael Warnock, Arizona'da Mark Kelly gibi isimler, Cumhuriyetçi rakiplerine karşı 2-5 puanlık farklarla önde. Bu eyaletler, 2020 başkanlık seçimlerinde Joe Biden'ın kazandığı ancak 2016'da Trump'ın kazandığı, yani hassas dengelerin olduğu yerler. Cumhuriyetçi adayların gerilemesinde, aşırı sağcı söylemler, seçim sonuçlarını reddetme tutumu ve ekonomik mesajların yetersizliği etkili oluyor.
Trump'ın 5.000 dolarlık teşvik önerisi, bu tabloyu değiştirmek bir yana, seçmen nezdinde "rüşvet" olarak algılanma riski taşıyor. Zira seçim arefesinde yapılan bu tür doğrudan maddi vaatler, samimiyetsizlik ve panik havası olarak yorumlanıyor. Bowden, Cumhuriyetçi stratejistlerin bile bu hamleyi "geç kalmış ve inandırıcılıktan uzak" bulduğunu aktarıyor. Öte yandan, Demokratlar bu öneriyi "sorumlu olmayan popülizm" olarak nitelendirerek, seçmenin gerçek sorunlarına çözüm üretmediklerini savunuyor.
Seçmen davranışı üzerine yapılan araştırmalar, ekonomik teşviklerin seçim sonuçlarını doğrudan etkilemediğini, daha çok mevcut iktidara yönelik genel memnuniyetsizliğin belirleyici olduğunu gösteriyor. ABD'de enflasyonun son 40 yılın zirvesinde olması, Biden yönetiminin oy kaybetmesine neden olurken, Cumhuriyetçiler de alternatif bir ekonomik vizyon sunmakta zorlanıyor. Trump'ın teklifi, bu boşluğu doldurmaya yönelik bir girişim olsa da, seçmenin büyük bölümü için inandırıcılıktan uzak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki ara seçimler, sadece iç siyaseti değil, küresel dengeleri de yakından ilgilendiriyor. Cumhuriyetçilerin Kongre'de çoğunluğu kazanması halinde, Biden yönetiminin Ukrayna'ya askeri yardım, iklim değişikliği ile mücadele ve Çin'e yönelik ticaret politikalarında zorluk yaşaması bekleniyor. Özellikle Ukrayna savaşında ABD'nin askeri ve mali desteği, Cumhuriyetçi Parti içindeki bazı kanatların karşı çıkmasıyla sekteye uğrayabilir. Bu durum, NATO'nun birlik mesajını zayıflatabilir ve Rusya'nın elini güçlendirebilir. Ayrıca, Cumhuriyetçilerin kontrolündeki bir Kongre, Biden'ın iklim taahhütlerini baltalayarak küresel ısınma ile mücadelede yeni bir dönemi başlatabilir.Trump'ın 5.000 dolarlık teşvik önerisi ise, ABD'nin maliye politikasında popülist dalganın her iki partide de yükseldiğini gösteriyor. Bu tür politikalar, küresel piyasalarda ABD'nin borç yükünü artırarak tahvil faizlerini yükseltebilir ve gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına neden olabilir. Dolayısıyla, ABD'deki seçim atmosferi, dünya ekonomisi için de riskler barındırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçimlerin Türkiye'ye doğrudan etkisi sınırlı görünse de, Kongre'nin bileşimi Türkiye-ABD ilişkilerinde belirleyici olabilir. Cumhuriyetçilerin çoğunluğu elde etmesi halinde, Türkiye'ye yönelik yaptırım tehditleri (S-400, Suriye politikası) daha da artabilir; zira Cumhuriyetçi kanat, Türkiye karşıtı tutumuyla biliniyor. Öte yandan, Biden yönetiminin Demokrat desteğiyle yürüttüğü dengeli politikalar sekteye uğrayabilir. Ekonomik açıdan ise, ABD'deki popülist harcama önerileri, küresel faizleri yükselterek Türkiye gibi dış finansmana ihtiyaç duyan ülkelerin borçlanma maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, ABD'nin Ukrayna'ya desteğinin azalması, Karadeniz'deki güvenlik dengelerini Türkiye'nin aleyhine değiştirebilir. Türkiye, bu süreçte diplomatik kanalları açık tutarak her iki senaryoya da hazırlıklı olmalı.