ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), 16 Haziran'da Hint-Pasifik Komutanlığı'nın (USINDOPACOM) adını 1947'deki orijinal ismine, yani ABD Pasifik Komutanlığı'na (USPACOM) geri döndürdüğünü duyurdu. Pentagon yetkilileri bu değişikliği "derin tarihi köklere dönüş" olarak nitelendirirken, komutanlığın sorumluluk alanının ABD Batı Kıyısı'ndan Hint Okyanusu'na kadar uzanan geniş coğrafyayı kapsadığını vurguladı. Ancak bu isim değişikliğinin sembolik bir anlam taşıdığı ve ABD'nin Asya-Pasifik stratejisinde bir değişime işaret edebileceği yorumları yapılıyor. Analistler, "Hint-Pasifik" kavramının son yıllarda Çin'i çevreleme amacıyla öne çıkarıldığını, Pasifik isminin ise daha dar bir coğrafi kapsama işaret ettiğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
ABD'nin Asya-Pasifik'teki askeri varlığını yöneten komutanlık, 1947'de Pasifik Komutanlığı adıyla kuruldu. 2018 yılında dönemin Savunma Bakanı Jim Mattis, Çin'in yükselişine karşı daha geniş bir stratejik vizyon benimsemek amacıyla komutanlığın adını Hint-Pasifik Komutanlığı olarak değiştirdi. "Hint-Pasifik" terimi, Hindistan'ı da kapsayan daha geniş bir jeopolitik alanı tanımlamak için kullanılıyordu. Ancak Pentagon'un bu son kararı, uzmanlara göre ABD'nin bölgedeki önceliklerini yeniden değerlendirdiğinin bir göstergesi olabilir.
Komutanlığın sorumluluk alanı, 36 ülkeyi, dünya nüfusunun yarısından fazlasını ve küresel GSYİH'nın üçte birini kapsıyor. Bölgede Çin'in artan askeri faaliyetleri, Kuzey Kore'nin nükleer tehditleri ve Tayvan Boğazı'ndaki gerilimler, komutanlığın önemini artırıyor. İsmi değişse de komutanlığın misyonu ve yapısında büyük bir değişiklik beklenmiyor; ancak bu sembolik hamle, ABD'nin bölgeye yönelik söylemindeki kaymayı yansıtıyor olabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Pasifik Komutanlığı'nın yeniden adlandırılması, özellikle Çin ile rekabet bağlamında önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Bazı analistler, "Hint-Pasifik" kavramının ABD'nin Çin'i çevreleme stratejisinin bir parçası olduğunu savunurken, "Pasifik" terimine dönüşün daha ılımlı bir mesaj içerdiğini ileri sürüyor. Ancak Pentagon, bu adımın ABD'nin bölgedeki angajmanından bir geri çekilme anlamına gelmediğini vurguluyor. Komutanlık, müttefikler ve ortaklarla işbirliğini sürdürecek; Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Filipinler gibi ülkelerle ortak tatbikatlar devam edecek.
Öte yandan, Çin devlet medyası bu gelişmeyi henüz yorumlamazken, Pekin yönetiminin dikkatle izlediği bir süreç olduğu belirtiliyor. İsim değişikliği, ABD'nin bölgesel stratejisinde bir zayıflama olarak yorumlanırsa, Çin'in Hint Okyanusu ve Güney Çin Denizi'ndeki faaliyetlerini artırmasına neden olabilir. Ayrıca, bu karar NATO'nun Asya-Pasifik'teki rolü ve Avrupa ülkelerinin bölgeye yönelik politikaları üzerinde de etkili olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Hint-Pasifik Komutanlığı'nı Pasifik Komutanlığı'na dönüştürmesi, doğrudan Türkiye'nin güvenlik veya dış politika gündemini etkilemese de, dolaylı olarak önem taşımaktadır. Türkiye, Hint-Pasifik bölgesinde artan jeopolitik rekabette ABD ve Çin arasında denge politikası izlemeye çalışırken, bu tür sembolik değişiklikler ABD'nin bölgeye yönelik stratejik niyetleri hakkında ipuçları verir. Türkiye'nin, özellikle Afrika Boynuzu ve Hint Okyanusu'ndaki çıkarları (örneğin Somali'deki askeri varlığı ve Kızıldeniz'deki ticaret yolları) nedeniyle, ABD'nin bölgedeki taahhütlerinin azalması durumunda Çin veya Rusya gibi aktörlerin nüfuzunun artabileceği riskini değerlendirmesi gerekir. Türkiye, kendi çok yönlü dış politikası çerçevesinde, bu değişimi yakından izlemeli ve bölgesel dengelerdeki olası kaymalara karşı hazırlıklı olmalıdır.