Pentagon Şefi Pete Hegseth, Singapur'daki Shangri-La Diyaloğu'nda yaptığı konuşmada, ABD'nin Batı Pasifik'teki müttefiklerine askeri güçlerini sürdürmeleri çağrısında bulundu. Hegseth, 'Ortaklara ihtiyacımız var, himaye altındaki devletlere değil' diyerek, ABD'nin bölgedeki varlığının amacının bağımsız ortaklıklar olduğunu vurguladı. Konuşmasında Çin'in bölgesel dengeyi bozmaması uyarısında bulunan Hegseth, Washington ile Pekin arasındaki mevcut durumdan övgüyle söz etti. Savunma Bakanı, bu yılki diyaloğun odak noktasının Çin'in artan askeri faaliyetleri ve Tayvan'a yönelik baskıları olduğunu belirtti.
ABD'nin Bölgesel Stratejisi ve Çin Uyarısı
Hegseth, konuşmasında ABD'nin Hint-Pasifik bölgesindeki angajmanının derinliğini ve genişliğini vurguladı. 'Biz burada kalıcıyız' diyen Hegseth, ABD'nin bölgeye olan taahhüdünün değişmediğini ifade etti. Özellikle Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Filipinler gibi müttefik ülkelerin savunma kapasitelerini artırmaları gerektiğini söyledi. 'Ortak savunmamız güçlü olmalı ve caydırıcılığımızı sürdürmeliyiz' diyen Hegseth, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki faaliyetlerine dikkat çekti. Savunma Bakanı, 'Çin'in askeri yığınağı ve saldırgan eylemleri bölgesel istikrarı tehdit ediyor' dedi ve Çin'in Tayvan konusundaki tutumunu eleştirdi.
Hegseth, konuşmasında Çin'in Tayvan çevresindeki askeri faaliyetlerine de değindi. 'Tayvan Boğazı'nda güç kullanımı kabul edilemez' diyen Hegseth, ABD'nin Tayvan'ın kendini savunmasına yardım etmeye devam edeceğini belirtti. Ancak, ABD'nin 'Tek Çin' politikasına bağlı kaldığını da yineledi. Hegseth, Çin'in bölgedeki hak iddialarını tanımadıklarını ve uluslararası hukukun üstünlüğüne vurgu yaptı. ABD'nin müttefikleriyle birlikte denizlerde seyrüsefer özgürlüğünü koruyacağını söyledi.
Shangri-La Diyaloğu ve Bölgesel Dinamikler
Singapur'da düzenlenen Shangri-La Diyaloğu, Asya-Pasifik bölgesinin en önemli güvenlik forumlarından biri olarak kabul ediliyor. Bu yılki toplantıya 40'tan fazla ülkeden savunma bakanları, askeri yetkililer ve uzmanlar katıldı. Hegseth'in konuşması, ABD'nin bölgede artan Çin etkisine karşı müttefiklerini bir arada tutma çabası olarak yorumlandı. Analistler, ABD'nin 'ortaklık' vurgusunun, müttefiklerin bağımsız karar alma kapasitelerini artırma amacı taşıdığını ifade ediyor. Özellikle Avustralya'nın AUKUS anlaşması kapsamında nükleer denizaltı filosu kurma planı ve Japonya'nın savunma bütçesini artırması, ABD'nin bu yöndeki çabalarının bir parçası olarak görülüyor.
Bu yılki diyalogda Çin heyetinin katılımı da dikkat çekti. Çin Savunma Bakanı Dong Jun, toplantıda yaptığı konuşmada ABD'yi bölgeye 'müdahale etmekle' suçladı ve Tayvan'ın Çin'in ayrılmaz bir parçası olduğunu yineledi. Dong Jun, 'ABD'nin bölgedeki varlığı gerilimi artırıyor ve Çin'in meşru çıkarlarını tehdit ediyor' dedi. İki bakan arasında resmi bir görüşme olmadı, ancak temsilcileri düzeyinde temaslar olduğu bildirildi. Uzmanlar, bu yılki diyaloğun tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde gerçekleştiğini ve bölgesel güvenlik dengelerinin yeniden şekillendiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesindeki çıkarları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, özellikle savunma sanayii alanında Endonezya, Malezya ve Pakistan gibi ülkelerle işbirliğini geliştirirken, ABD-Çin rekabetinin derinleşmesi Türkiye'nin bölgedeki dengeli politikasını zorlayabilir. Ayrıca, NATO müttefiki olarak ABD'nin Hint-Pasifik stratejisine yönelik ortaklık çağrıları, Türkiye'nin bu bölgedeki varlığını ve işbirliklerini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Doğrudan etkilenmese de, küresel güç rekabetinin Türkiye'nin dış politika manevra alanını daraltma potansiyeli göz ardı edilmemelidir.