Güney Çin Denizi’ndeki egemenlik tartışmalarının odağındaki Skarborough Sığlığı, Çin’in askeri ve sivil inşaat planlarında yeniden gündeme geldi. Çin Ulusal Güney Çin Denizi Araştırmaları Enstitüsü Kurucu Başkanı ve Huayang Denizcilik İşbirliği ve Okyanus Yönetimi Merkezi Başkanı Wu Shicun, Pekin’in bu stratejik noktada yeni yapılar inşa etme seçeneğini tamamen dışlamadığını belirtti. Wu’ya göre Çin, bölgedeki haklarını korumak için diplomatik, yasal ve operasyonel tüm araçları kullanmaya hazır.
Wu Shicun: Çin’in Skarborough pozisyonu net
Wu Shicun, South China Sea Dispute başlıklı röportaj dizisinin ilk bölümünde, Çin’in Skarborough Sığlığı’ndaki egemenlik iddiasının tarihsel ve hukuki temellere dayandığını vurguladı. Filipinler’in 2012’de Scarborough Shoal olarak adlandırdığı bölgede yaşanan gerilim, Çin’in balıkçıları koruma gerekçesiyle fiili kontrolü ele geçirmesiyle başlamıştı. Wu, “Çin, bu sığlıkta hiçbir zaman inşaat faaliyeti yürütmedi ancak ihtiyaç duyulması halinde bu seçeneği kullanma hakkını saklı tutuyor” dedi. Uzman, Pekin’in şimdilik barışçıl diyalog ve ortak yönetim modellerine öncelik verdiğini ancak provokasyonlara karşı caydırıcı tedbirleri artırabileceğini ifade etti.
Wu ayrıca, Çin’in 2016’da The Hague’daki Daimi Tahkim Mahkemesi’nin Filipinler lehine verdiği kararı tanımadığını hatırlattı. “Bu karar, Çin’in egemenlik haklarını etkilemez. Biz müzakereler yoluyla anlaşmazlıkları çözmeye kararlıyız” diyen Wu, ASEAN ülkeleriyle Denizde Beklenmedik Karşılaşmalar Kodları (CUES) gibi güven artırıcı önlemlerin önemine dikkat çekti.
Bölgesel gerilim ve küresel yansımalar
Skarborough Sığlığı, Filipinler’in 200 deniz mili münhasır ekonomik bölgesi sınırları içinde kalmasına rağmen Çin’in dokuz çizgi hattı iddiasının merkezinde yer alıyor. Bölge, aynı zamanda Tayvan’ın Pratas Adaları’na yakınlığı nedeniyle de stratejik önem taşıyor. Çin yönetimi, Tayvan’ın güneyindeki bu adaları da “iç mesele” olarak görüyor. Wu, “Pekin, Tayvan Boğazı’nda olduğu gibi Güney Çin Denizi’nde de statükoyu değiştirmeye yönelik tek taraflı adımlara karşı çıkıyor” dedi.
ABD’nin Filipinler’le yaptığı Savunma İşbirliği Anlaşması (EDCA) çerçevesinde bölgedeki askeri varlığını artırması, Çin’in tepkisini çekiyor. Wu, Washington’un “özgür ve açık Hint-Pasifik” stratejisinin Güney Çin Denizi’ni bir çatışma alanına dönüştürdüğünü savundu. “Çin, bölgesel barışı tehdit eden ABD müdahaleciliğine karşı kendi çıkarlarını korumak zorunda” ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Çin Denizi’ndeki gerilim, Türkiye’nin Hint-Pasifik bölgesine yönelik artan ilgisi açısından önem taşıyor. Türkiye, deniz yetki alanları ve enerji kaynakları konusunda Doğu Akdeniz’de benzer hukuki tartışmalar yaşarken, Çin’in uluslararası tahkim kararlarına yaklaşımı Ankara için bir örnek teşkil edebilir. Ayrıca Türkiye, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Hint Okyanusu’ndaki deniz yollarının güvenliğine bağımlıdır. Skarborough’da olası bir inşaat, bölgesel dengeleri değiştirerek Türkiye’nin Asya-Pasifik’teki ticaret rotalarını ve Çin’le ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir.