Çin, Tayvan’ın doğusundaki deniz alanlarında bilimsel araştırma faaliyetlerini rutin bir uygulama haline getireceğini duyurdu. Pekin yönetimi, bu adımla egemenlik iddiasını pekiştirmeyi hedefliyor. Karar, Japonya ile Filipinler arasında yapılan üst düzey görüşmelerin ardından geldi. Çin devlet medyasına bağlı Yuyuan Tantian sosyal medya hesabında yayımlanan makalede, “Doğu Tayvan’daki deniz araştırmaları artık normalleşecek” ifadelerine yer verildi. Açıklamada, bu tür çalışmaların uluslararası hukuka ve Çin’in egemenlik haklarına uygun olduğu vurgulandı.
Gelişmenin arka planı
Tayvan, Pekin yönetiminin ‘ayrılıkçı’ olarak nitelediği ve bağımsızlık yanlısı politikalar izleyen bir yönetime sahip. Çin, Tayvan’ı kendi topraklarının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ve adanın etrafındaki askeri ve bilimsel faaliyetlerini sıklaştırıyor. Doğu Tayvan açıkları, stratejik önemi nedeniyle Çin için kritik bir bölge. Bölge, aynı zamanda Japonya’nın Okinawa adasına ve Filipinler’in kuzey sularına yakın. Çin, bu sularda yaptığı araştırmalarla deniz tabanı haritalaması, kaynak arama ve askeri amaçlı veri toplama çalışmaları yürütüyor.
Japonya Başbakanı Fumio Kishida ile Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. arasında geçtiğimiz günlerde yapılan görüşmede, iki ülke Güney Çin Denizi ve Doğu Çin Denizi’ndeki güvenlik endişelerini ele aldı. Görüşmede, Çin’in artan deniz faaliyetlerine karşı iş birliğinin güçlendirilmesi kararlaştırıldı. Bu gelişme, Pekin’in tepkisini çekti ve Tayvan’ın doğusundaki araştırmaların rutinleştirilmesi kararıyla yanıt verildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Çin’in bu hamlesi, Tayvan Boğazı ve çevresindeki gerilimi artırma potansiyeli taşıyor. ABD, Japonya ve Filipinler başta olmak üzere bölge ülkeleri, Çin’in ‘tek Çin’ politikası altında Tayvan’ı çevreleme stratejisini yakından izliyor. Washington yönetimi, Tayvan’a silah satışı ve askeri tatbikatlarla desteğini sürdürürken, Pekin de karşı hamlelerle yanıt veriyor. Uzmanlar, Çin’in bu tür araştırmaları rutinleştirerek, uluslararası sulardaki varlığını meşrulaştırmayı ve gelecekteki olası bir çatışmada bölgeye hakimiyet kurmayı hedeflediğini belirtiyor.
Öte yandan, Japonya-Filipinler ittifakının derinleşmesi, Çin’in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı bir denge unsuru olarak görülüyor. İki ülke, özellikle deniz güvenliği konusunda ortak tatbikatlar ve istihbarat paylaşımı yapıyor. Çin’in bu son adımı, sadece Tayvan’ı değil, aynı zamanda komşu ülkeleri de hedef alan bir mesaj olarak yorumlanıyor. Bölgesel dengeler, Pekin’in artan iddialılığı karşısında yeniden şekilleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin-Tayvan gerginliği Türkiye’yi doğrudan etkilemese de, Asya-Pasifik’teki istikrarsızlık küresel ticaret yollarını ve enerji arz güvenliğini tehdit edebilir. Türkiye, Çin ile ekonomik ilişkilerini geliştirirken, aynı zamanda Tayvan’a yönelik ‘tek Çin’ politikasını benimsiyor. Bu nedenle, Pekin’in egemenlik vurgusu Ankara tarafından dikkatle izleniyor. Ayrıca, ABD ve müttefikleriyle ilişkilerini dengeleyen Türkiye, bölgedeki gerilimin tırmanması halinde doğabilecek ekonomik ve jeopolitik sonuçlara karşı hazırlıklı olmalı. Çin’in deniz araştırmalarını rutinleştirmesi, uluslararası hukuk ve deniz yetki alanları tartışmalarını da alevlendirebilir; Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki benzer hak mücadeleleri göz önüne alındığında, bu durum Ankara için dikkatle takip edilmesi gereken bir emsal teşkil ediyor.