Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Huawei ve ZTE gibi önde gelen Çinli teknoloji şirketlerini kara listeye almasına “şiddetle karşı çıktığını” açıkladı. Pekin yönetimi, Washington’un bu adımını “ticari korumacılık” ve “siyasi baskı” olarak nitelendirirken, iki ülke arasındaki gerginliğin daha da tırmanmasına neden oldu. ABD Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan güncellenmiş kara listede, Çin’in yapay zeka ve yarı iletken alanındaki kilit şirketlerinin yanı sıra savunma sanayisiyle bağlantılı firmalar da yer alıyor.
Yeni kara liste ve kapsamı
ABD Ticaret Bakanlığı, Ulusal Güvenlik gerekçesiyle 22 Çinli şirketi daha “kuruluşlar listesi”ne (Entity List) ekledi. Listede Huawei Technologies, ZTE, ve yapay zeka alanında faaliyet gösteren Megvii Technology ile SenseTime Group gibi şirketler bulunuyor. Bu firmalar, ABD menşeli teknoloji ve yazılıma erişimde ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya kalacak. Pekin yönetimi, kararın “uluslararası ticaret kurallarını ihlal ettiğini” ve “piyasa güvenini sarstığını” belirtti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “ABD, ulusal güvenlik kavramını aşırı genişleterek Çinli şirketlerin meşru haklarını ihlal etmektedir” dedi.
Küresel tedarik zincirine etkileri
Uzmanlara göre, bu adım küresel yarı iletken ve teknoloji tedarik zincirinde yeni aksamalara yol açabilir. Çin, dünyanın en büyük elektronik üreticisi konumunda ve listedeki şirketler birçok uluslararası firmanın tedarikçisi durumunda. ABD’nin kara listesi, bu şirketlerin ABD’li tedarikçilerden mal ve hizmet almasını engelliyor. Çin, karara karşı “gerekli karşı önlemleri alacağını” duyurdu. Bu durumun, ABD-Çin ticaret savaşını daha da derinleştirmesi bekleniyor. Analistler, benzer adımların Avrupa ve Asya’daki teknoloji şirketlerini de olumsuz etkileyeceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin ticaret geriliminin derinleşmesi, Türkiye’nin teknoloji ve üretim sektörlerini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, hem Çin’den ithal ettiği ara mallar hem de ABD ile ticari ilişkileri nedeniyle tedarik zincirindeki aksamalardan etkilenebilir. Özellikle savunma sanayisi ve elektronik sektörlerinde faaliyet gösteren Türk firmaları, yeni kısıtlamalar nedeniyle alternatif tedarik kaynakları arayışına girebilir. Ayrıca, Çin’in yaptırımlara karşı geliştireceği teknolojik hamleler, Türkiye’nin Çin menşeli yatırım ve teknoloji transferi stratejilerini şekillendirebilir. Bu gelişme, Türkiye’nin çok kutuplu dünyada denge politikasını yeniden gözden geçirmesini gerektirebilir.