Çin, Mart ayında kabul ettiği ve önümüzdeki ay yürürlüğe girecek olan Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası ile yurtdışındaki birey ve kuruluşları etnik birlik ve beraberliği bozmaktan sorumlu tutmayı hedefliyor. Analistlere göre yasa, öncelikle caydırıcı bir etki yaratmak ve Pekin'in etnik azınlıklar konusundaki hassasiyetini uluslararası alanda vurgulamak amacını taşıyor.
Yasanın kapsamı ve arka planı
Yasa, Çin'de etnik ayrımcılığı ve bölücülüğü yasaklamanın yanı sıra, yurtdışında faaliyet gösteren kişi ve kuruluşların da Çin'in etnik birlik politikasını ihlal etmeleri halinde yasal yaptırımla karşılaşabileceklerini öngörüyor. Bu kapsamda, etnik gruplar arasında nefret söylemi yaymak, ayrımcılık yapmak veya bölücü faaliyetlerde bulunmak suç sayılıyor. Yasa, özellikle Doğu Türkistan olarak da bilinen Sincan Uygur Özerk Bölgesi ve Tibet'teki duruma atıfta bulunuyor. Pekin, bu bölgelerde ayrılıkçılıkla mücadele adı altında sert önlemler almakta ve insan hakları ihlalleriyle suçlanmaktadır.
Yasa, yurtdışındaki Çin vatandaşlarının yanı sıra yabancıları da kapsıyor. Bu durum, özellikle Batılı ülkelerde faaliyet gösteren Uygur ve Tibet diaspora toplulukları için endişe yaratıyor. Analistlere göre yasa, bu grupların Çin karşıtı faaliyetlerini caydırmayı ve uluslararası toplumun Çin'in etnik politikalarına yönelik eleştirilerini azaltmayı hedefliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yeni yasa, Çin'in sınırları dışında da etnik birlik politikalarını uygulama niyetini gösteriyor. Bu, özellikle Orta Asya, Güneydoğu Asya ve Afrika'da diplomatik etki yaratabilir. Çin, Kuşak ve Yol Projesi kapsamında bu bölgelerle ekonomik bağlarını güçlendirirken, etnik birlik vurgusuyla kendi modelini ihraç etmeye çalışıyor. Ancak yasa, uluslararası toplumda özellikle insan hakları örgütleri ve Batılı hükümetler tarafından eleştiriliyor. ABD ve Avrupa Birliği, yasanın ifade özgürlüğünü kısıtlama potansiyeline dikkat çekerken, Çin ise yasanın içişlerine karışma amacı taşımadığını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in bu yasası, Türkiye ile ilişkilerinde hassas bir konu olan Doğu Türkistan meselesini yeniden gündeme getirebilir. Türkiye, tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle Uygur Türklerinin haklarına duyarlıdır. Yasa, Ankara'nın Pekin'le dengeli bir politika izlemesini zorlaştırabilir. Türkiye'nin bu gelişmeyi hem iç kamuoyuna hem de uluslararası topluma karşı dikkatle yönetmesi gerekecek. Ayrıca, yasa Orta Asya'daki Türk cumhuriyetlerini de etkileyebilir; Çin'in bu ülkelerle ilişkilerinde yasayı bir araç olarak kullanma riski bulunuyor. Türk dış politikası, bu bağlamda hem Çin ile ekonomik işbirliğini sürdürmek hem de insan hakları ve etnik kimlik konularında prensipli duruşunu korumak arasında bir denge kurmak zorunda kalacaktır.