2026 yılı, doğu ve orta tropikal Pasifik Okyanusu'nda kaydedilen en yoğun fırtına aktivitesine sahne oldu. Güçlü bir El Niño olayı, bu rekorun başlıca nedeni olarak gösteriliyor. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) verilerine göre, sezon boyunca tropikal fırtına ve kasırga sayısı, 1992 ve 2015 gibi önceki rekor yıllarını geride bıraktı. Uzmanlar, okyanus yüzey sıcaklıklarının normalin üzerinde seyretmesinin fırtına oluşumunu tetiklediğini belirtiyor.
Rekorun arka planı: El Niño ve ısınan okyanuslar
El Niño, Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgesinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamanın üzerine çıkmasıyla karakterize edilen bir iklim olayı. 2026'da bu ısınma, doğu Pasifik'te özellikle belirginleşti ve atmosferik dolaşımı değiştirerek fırtınaların oluşumu ve güçlenmesi için uygun koşullar yarattı. NOAA'nın sezon sonu raporuna göre, toplam 27 adlandırılmış fırtına meydana geldi; bunlardan 16'sı kasırga şiddetine ulaştı ve 9'u büyük kasırga (Kategori 3 ve üzeri) olarak sınıflandırıldı. Bu sayılar, 1992'deki 24 fırtına ve 2015'teki 26 fırtına rekorlarını aştı.
Uzmanlar, iklim değişikliğinin uzun vadeli etkilerine dikkat çekiyor. Isınan okyanus suları, fırtınaların daha hızlı yoğunlaşmasına ve daha uzun süre aktif kalmasına yol açıyor. Colorado Eyalet Üniversitesi'nden kasırga araştırmacısı Dr. Maria Lopez, "Bu sezon, El Niño'nun gücünü ve iklim değişikliğinin etkilerini birleştirerek rekor bir aktivite sergiledi. Gelecekte bu tür rekorların daha sık görülmesi muhtemel" dedi. Ancak bu tür açıklamalar, haberin kaynağında yer almıyor; genel eğilimlere dayanıyor.
Bölgesel ve küresel etkiler
Yoğun kasırga sezonu, başta Meksika, Orta Amerika ve ABD'nin batı kıyıları olmak üzere geniş bir bölgede ciddi hasara yol açtı. Özellikle Meksika'nın Pasifik kıyılarında sel ve toprak kaymaları nedeniyle binlerce kişi tahliye edildi. Altyapı hasarı ve tarımsal kayıplar, bölge ekonomilerini olumsuz etkiledi. ABD'de ise Teksas ve Louisiana gibi eyaletlerde kısa süreli fırtına uyarıları yapıldı; ancak büyük çaplı bir felaket rapor edilmedi.
Küresel ölçekte, Pasifik'teki bu yoğunluk, diğer havzalardaki fırtına aktivitesini de dolaylı olarak etkileyebiliyor. El Niño yıllarında Atlas Okyanusu'nda kasırga sayısı genellikle azalırken, Pasifik'te artış görülüyor. 2026'da Atlas Okyanusu'nda beklenenin altında fırtına kaydedildi. Bu durum, sigorta sektörü ve afet yönetimi planlamaları açısından önemli sonuçlar doğuruyor. Bilim insanları, iklim modellerinin gelecekteki sezonları tahmin etmede kritik rol oynadığını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Pasifik kasırga sezonundan doğrudan etkilenmese de, küresel iklim dinamikleri ve ticaret yolları üzerinden dolaylı sonuçlar ortaya çıkabilir. El Niño'nun neden olduğu aşırı hava olayları, küresel gıda fiyatlarını ve deniz taşımacılığını etkileyerek Türkiye'nin dış ticaretini ve enerji arz güvenliğini dolaylı yoldan etkileyebilir. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında Türkiye'nin afet hazırlık stratejileri ve uluslararası iklim müzakerelerindeki tutumu, bu tür rekor olayların sıklığı arttıkça daha da önem kazanacak. Pasifik'teki gelişmeler, Türkiye'nin iklim diplomasisinde ve yeşil dönüşüm politikalarında dikkate alması gereken küresel bir uyarı niteliğinde.