Eski ABD Başkanı Donald Trump, 2026 ara seçimlerini Cumhuriyetçilerin kazanması halinde her Amerikalı yetişkine 5 bin dolar nakit ödeme yapılacağını duyurdu. Trump, sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, bu ödemelerin “Çin ve diğer ülkelerden alınan tarifeler” sayesinde finanse edileceğini öne sürdü. Ancak uzmanlar, önerilen 5 bin dolarlık ödemelerin toplam maliyetinin, Trump döneminde uygulanan tarifelerden elde edilen geliri çok aşacağını belirtiyor.
Teklifin Arka Planı ve Ekonomik Gerçekler
Trump’ın açıklaması, ABD’de 2026 ara seçimleri öncesinde ekonomik popülizmin dozunu artırdığını gösteriyor. Trump, başkanlığı döneminde Çin başta olmak üzere birçok ülkeye yönelik yüksek tarifeler uygulamıştı. Bu tarifelerden elde edilen gelir, federal bütçede sınırlı bir yer tutuyor. Örneğin, 2019 mali yılında gümrük vergilerinden elde edilen gelir yaklaşık 70 milyar dolar düzeyindeydi. Oysa her yetişkin Amerikalıya 5 bin dolar ödenmesi, kabaca 250 milyon yetişkin üzerinden hesaplandığında 1,25 trilyon doları bulacak. Bu rakam, tarife gelirlerinin çok üzerinde. Trump’ın önerisi, ekonomistler tarafından “seçim rüşveti” olarak nitelendirilirken, benzer bir teklif daha önce de gündeme gelmiş ancak Kongre’den geçmemişti. Trump, videoda ayrıca “Bu para, Amerikan halkının hakkıdır, çünkü yıllardır diğer ülkeler tarafından sömürülüyoruz” ifadelerini kullandı. Ancak uzmanlar, tarifelerin aslında Amerikalı tüketiciler tarafından ödendiğini ve doğrudan bir gelir kaynağı olmadığını vurguluyor.
Siyasi ve Küresel Boyut
Trump’ın bu hamlesi, 2026 ara seçimlerinde Cumhuriyetçilerin oylarını artırmaya yönelik bir strateji olarak yorumlanıyor. Anketler, ekonomik konuların seçmen davranışında belirleyici olduğunu gösteriyor. Trump, pandemi sonrası enflasyonun etkilerini hala hisseden dar gelirli seçmenlere doğrudan nakit vaadiyle sesleniyor. Ancak bu tür bir ödeme, federal bütçe açığını daha da artırabilir ve enflasyonu körükleyebilir. Uluslararası alanda ise Trump’ın tarife politikaları, ticaret savaşlarını yeniden alevlendirebilir. Çin ve Avrupa Birliği, olası bir Trump zaferine hazırlık olarak ticaret stratejilerini gözden geçiriyor. Trump’ın “tarifelerle finanse edilecek” iddiası, küresel ticaret düzenine yönelik bir meydan okuma olarak da okunabilir. ABD’nin dış ticaret açığı ve borç yükü göz önüne alındığında, bu vaadin gerçekleşmesi halinde küresel piyasalarda dalgalanma bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump’ın seçim vaadi, doğrudan Türkiye’yi hedef almasa da küresel ticaret ve ekonomik istikrar üzerinden Türkiye’yi etkileyebilir. ABD’nin olası bir genişlemeci maliye politikası, doların değerini ve küresel enflasyonu etkileyerek Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin para politikalarını zorlaştırabilir. Ayrıca Trump’ın tarife odaklı ticaret anlayışı, Türkiye’nin ABD ile olan ticaret ilişkilerinde belirsizlik yaratabilir. Türkiye, ABD’nin uygulayacağı olası yeni tarifelerden etkilenmemek için ticaret çeşitlendirmesine gitmeli ve küresel ekonomik dalgalanmalara karşı rezervlerini güçlendirmelidir.