Endonezya'nın Papua eyaletindeki tropikal buzullar, iklim değişikliği nedeniyle hızla eriyor ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bilim insanları, Puncak Jaya (Cartensz Piramidi) gibi zirvelerdeki 'ebedi kar' olarak bilinen buz kütlelerinin önümüzdeki on yıl içinde tamamen kaybolabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, hem bilimsel araştırmalar hem de bölge halkının kültürel ve manevi yaşamı için büyük bir kayıp anlamına geliyor.
Buzulların Bilimsel ve Manevi Önemi
Papua'nın yüksek dağlarında yer alan buzullar, dünyanın en nadir tropikal buz kütlelerinden birini oluşturuyor. Bu buzullar, binlerce yıldır bölgede yaşayan yerli halklar için kutsal kabul ediliyor. Özellikle Amungme ve Kamoro kabileleri, bu karları atalarının ruhlarıyla ilişkilendiriyor ve kutsal bir miras olarak görüyor. Bilim dünyası için ise bu buzullar, tropikal iklim koşullarında nasıl oluştuğu ve korunduğu konusunda eşsiz bir laboratuvar işlevi görüyor.
Ancak son yıllarda yapılan ölçümler, buzul alanının dramatik şekilde azaldığını gösteriyor. 2010 yılında yaklaşık 2 kilometrekare olan buzul alanı, günümüzde 0,5 kilometrekarenin altına düşmüş durumda. Bilim insanları, mevcut erime hızıyla 2025-2030 yılları arasında buzulların tamamen yok olacağını tahmin ediyor. Bu erime, sadece bölgesel değil, küresel iklim sistemindeki değişimin de somut bir kanıtı olarak değerlendiriliyor.
İklim değişikliğinin etkisiyle artan sıcaklıklar, Papua'nın dağlık bölgelerinde de kendini gösteriyor. Normalde tropikal bir ada olan Papua, yüksek rakımlarda serin ve nemli bir iklime sahip. Ancak son 50 yılda bölgede ortalama sıcaklık 1,5 santigrat derece arttı. Bu artış, buzulların beslenme kaynağı olan kar yağışını azaltırken, erimeyi hızlandırıyor. Ayrıca El Niño gibi iklim olayları da zaman zaman kuraklık yaratarak buzulları olumsuz etkiliyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Papua'daki buzulların erimesi, yalnızca Endonezya'yı değil, tüm dünyayı ilgilendiren bir sorun. Tropikal buzullar, dünyada sadece Papua, Kenya (Kilimanjaro), Tanzanya ve Peru gibi birkaç bölgede bulunuyor. Bu buzulların yok olması, deniz seviyesinin yükselmesine doğrudan katkıda bulunmasa da, küresel ısınmanın hızlandığını gösteren önemli bir gösterge. Bilim insanları, bu tür buzulların erimesinin, dünya genelinde su döngüsünü ve tarımı olumsuz etkileyecek zincirleme reaksiyonlara yol açabileceğini belirtiyor.
Endonezya hükümeti, buzulların korunması için bazı önlemler almaya çalışsa da, küresel iklim politikalarının yetersizliği nedeniyle bu çabalar sınırlı kalıyor. Bölgede madencilik faaliyetleri ve ormansızlaşma da iklim değişikliğini tetikleyen diğer faktörler arasında. Özellikle Grasberg madeni, dünyanın en büyük altın ve bakır madenlerinden biri olarak bölgedeki çevresel tahribatı artırıyor. Yerli halklar, hem madencilik hem de iklim değişikliği nedeniyle topraklarının ve kutsal değerlerinin yok olduğunu söylüyor.
Uluslararası iklim müzakerelerinde, tropikal buzulların korunması nadiren gündeme geliyor. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, bu buzulların küresel iklim sistemindeki kritik rolünü ortaya koyuyor. Özellikle 2021'deki COP26 zirvesinde, dağ buzullarının erimesi ve bunun su kaynaklarına etkisi üzerine bazı oturumlar düzenlendi. Yine de somut adımlar atmakta geç kalındığı yönünde eleştiriler var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz kuşağında yer alan ve iklim değişikliğinden doğrudan etkilenen bir ülke olarak, Papua'daki buzulların erimesini yakından takip etmeli. Ülkemizdeki Toros Dağları ve Doğu Anadolu'daki buzullar da benzer şekilde erimekte ve su kaynakları üzerinde baskı oluşturmakta. Bu gelişme, Türkiye'nin iklim diplomasisinde aktif rol alması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Pasifik'teki bu tür çevresel değişimler, küresel göç ve gıda güvenliği üzerinden dolaylı olarak Türkiye'yi etkileyebilir. Türkiye, yeşil dönüşüm politikalarını hızlandırarak hem ulusal güvenliğini hem de küresel iklim hedeflerine katkısını artırabilir.