Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francesco, İspanya'nın Gran Canaria adasına yaptığı ziyarette Avrupa ülkelerine sert eleştiriler yöneltti. Göçmenlerin sadece istatistikler ve dosyalar olarak görülmesine tepki gösteren Papa, “İnsan onuru pasaport taşımaz ve bir sınırı geçerken değerini kaybetmez” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, Akdeniz'de artan düzensiz göç krizi sırasında bölgeye yapılan üst düzey bir din adamı ziyareti olarak dikkat çekiyor.
Göçmen krizine dini perspektif
Papa Francesco, Kanarya Adaları'nın en büyük adası olan Gran Canaria'da düzenlenen bir etkinlikte konuştu. Adanın Las Palmas kentindeki bir göçmen merkezini de ziyaret eden papa, Avrupa'nın göç politikalarını eleştirerek, insanların onurlarının korunması gerektiğini vurguladı. “Göçmenler, kağıt parçaları ya da sayılar değil, kendilerine özgü hikayeleri ve hayalleri olan insanlardır. Onlara sırt çevirmek, insanlığımıza sırt çevirmektir” dedi.
Bu ziyaret, İspanya'ya deniz yoluyla ulaşan düzensiz göçmen sayısının son yıllarda önemli ölçüde arttığı bir dönemde gerçekleşti. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2022’de Kanarya Adaları'na ulaşan göçmen sayısı bir önceki yıla göre yüzde 30 artış gösterdi. Papa, bu insani trajediye dikkat çekmek ve Avrupa Birliği'ni daha insancıl politikalar benimsemeye çağırmak için bölgeyi ziyaret etti.
Avrupa'nın sınavı: İnsanlık vs. bürokrasi
Papa'nın eleştirileri, Avrupa'nın göçmen kriziyle başa çıkma biçimine yönelik daha geniş bir tartışmayı alevlendirdi. Özellikle Akdeniz'deki düzensiz geçişler, birçok Avrupa ülkesini sınır kontrollerini sıkılaştırmaya ve iltica başvuru süreçlerini karmaşıklaştırmaya itti. İnsan hakları örgütleri ise bu politikaların göçmenleri insanlık dışı koşullara mahkum ettiğini savunuyor.
Papa Francesco, göçmenlik meselesinin sadece bir bürokrasi meselesi değil, aynı zamanda bir vicdan meselesi olduğunu belirtti. “Bir ülkenin sınırlarını koruma hakkı vardır ancak bu, insan onurunu ihlal etme hakkını vermez” diyerek, Avrupa'nın ortak bir göç politikası geliştirmesi gerektiğini söyledi. Vatikan'ın bu konudaki tutumu, Kilise'nin marjinalleştirilenlere karşı duyduğu sorumluluk duygusuyla şekilleniyor.
Papa'nın bu çağrısı, özellikle İtalya, İspanya ve Yunanistan gibi göçmenlerin ilk varış noktaları olan ülkelerde yankı buldu. Bu ülkeler, AB'nin yük paylaşımı konusunda yetersiz kaldığını sık sık dile getiriyor. Papa, “Bir insanı kurtarmak bir rakamı değiştirmekten daha önemlidir” diyerek Avrupa liderlerine seslendi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Papa’nın göçmen politikalarına yönelik eleştirileri, Türkiye’nin de yakından takip ettiği bir tartışmayı yeniden gündeme getiriyor. Türkiye, 4 milyondan fazla mülteciyi ağırlayan bir ülke olarak, düzensiz göçün önlenmesi ve insani yardım konularında önemli bir rol oynuyor. Papa’nın vurguladığı “insan onuru” perspektifi, Türkiye’nin göç politikalarındaki prensiplerle örtüşmektedir. Ancak Avrupa’nın göç yükünü paylaşma konusundaki isteksizliği, Türkiye’nin üzerindeki baskıyı artırabilir. Bu gelişme, Türkiye-AB ilişkilerinde göç konusunun yeniden ön plana çıkabileceğini ve Türkiye’nin insani yaklaşımının uluslararası platformlarda takdir edilebileceğini gösteriyor.