Pakistan, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki Husi isyancılarına karşı yürüttüğü savaşa doğrudan askeri katılım konusunda zorlu bir kararla karşı karşıya. İslamabad yönetimi, Riyad ile imzalanan savunma anlaşmaları ve Suudi Arabistan'a olan ciddi finansal bağımlılığı nedeniyle Husi çatışmasından uzak durma esnekliğine sahip değil. Son dönemde Suudi Arabistan'ın Pakistan'dan askeri destek talebini artırması, İslamabad'ın bölgesel dengelerde sıkışmış konumunu gözler önüne seriyor. Pakistan hükümeti henüz resmi bir taahhütte bulunmamış olsa da, ekonomik kırılganlık ve güvenlik ilişkileri nedeniyle Suudi taleplerini tümüyle geri çevirmesi zor görünüyor.
Gelişmenin Arka Planı: Finansal Bağımlılık ve Savunma Anlaşmaları
Pakistan ekonomisi son yıllarda derin bir kriz içinde. Döviz rezervlerinin azalması, yüksek enflasyon ve artan dış borç yükü, İslamabad'ı dış finansmana bağımlı hale getirdi. Suudi Arabistan, Pakistan'a sağladığı mevduat ve kredilerle ekonominin can damarı durumunda. Riyad, 2023 yılında Pakistan'a 3 milyar dolarlık mevduat desteğini uzatırken, ayrıca petrol ithalatında kolaylık sağladı. Bu finansal destek, Pakistan'ın Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yürüttüğü zorlu müzakerelerde elini rahatlatıyor.
Savunma alanında ise Pakistan ile Suudi Arabistan arasında 1960'lara dayanan güçlü bir ilişki var. Suudi Arabistan, Pakistan Silahlı Kuvvetleri'ne eğitim ve danışmanlık desteği sağlıyor; Pakistan ise Suudi Arabistan'a askeri eğitmenler gönderiyor. 2015 yılında Suudi Arabistan'ın Yemen'e müdahalesi başladığında Pakistan Meclisi, çatışmaya doğrudan katılımı reddetmişti. Ancak o günden bu yana Riyad'ın İslamabad üzerindeki ekonomik ve diplomatik baskısı arttı.
Suudi Arabistan, Yemen'deki savaşta Husi isyancılarına karşı koalisyon güçlerini güçlendirmek istiyor. Husiler, İran tarafından desteklenen ve Suudi Arabistan'ın güney sınırında tehdit oluşturan bir grup. Riyad, Pakistan'dan asker, eğitim ve istihbarat desteği talep ediyor. Pakistan'ın geleneksel olarak Suudi Arabistan ile İran arasında denge politikası izlemesi, bu talebi daha da karmaşık hale getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İran Faktörü ve Jeopolitik Denge
Pakistan'ın Yemen politikası, yalnızca Suudi Arabistan ile ilişkileriyle değil, aynı zamanda İran ile olan komşuluk ilişkileriyle de şekilleniyor. Pakistan, İran ile 900 kilometrelik bir sınırı paylaşıyor ve Sistan-Belucistan bölgesinde istikrarsızlıkla mücadele ediyor. İran, Yemen'deki Husi güçlerini destekleyerek Suudi Arabistan'ı zayıflatmayı amaçlıyor. Pakistan'ın Suudi koalisyonuna katılması, İran ile olan ilişkilerini gerilim noktasına taşıyabilir. Bu nedenle İslamabad, çatışmada taraf olmaktan kaçınarak hem Riyad'ı hem de Tahran'ı memnun etme çabasında.
Küresel düzeyde ise Yemen savaşı, ABD ve Batılı ülkelerin İran karşıtı cephede Suudi Arabistan'ı desteklemesiyle şekilleniyor. Ancak son yıllarda ABD'nin Suudi Arabistan'a verdiği destek sorgulanıyor; özellikle insani kriz ve sivil kayıplar nedeniyle uluslararası baskı artmış durumda. Pakistan, Batı ile de ilişkilerini dengelemek zorunda. ABD, Pakistan'ın terörle mücadeledeki rolünü takdir etse de, Yemen'e asker göndermesi halinde İran ile yaşanacak gerilimin bölgesel istikrarsızlığı artıracağı endişesini taşıyor.
Ekonomik açıdan bakıldığında, Pakistan'ın Yemen savaşına katılması halinde Suudi Arabistan'dan daha fazla finansal destek alabileceği, ancak İran ile ticaretinin olumsuz etkilenebileceği öngörülüyor. Pakistan, İran ile enerji ve sınır ticareti konusunda işbirliği yapıyor. Ayrıca, Yemen savaşına asker göndermek, Pakistan ordusunun halihazırda Hint sınırında ve iç güvenlikte yoğunlaşan kaynaklarını daha da zorlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Pakistan'ın Yemen savaşındaki ikilemini yakından izliyor. Türkiye ile Pakistan arasında güçlü savunma ve ekonomik işbirliği bulunuyor; Pakistan, Türkiye'nin önemli müttefiklerinden biri. Türkiye, Suudi Arabistan ile de son dönemde ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Pakistan'ın Suudi koalisyonuna katılması, Türkiye'nin bölgesel dengelerde İran ve Suudi Arabistan arasında yürüttüğü denge politikasını etkileyebilir. Ayrıca, Yemen'deki istikrarsızlık Kızıldeniz ticaret yollarını tehdit ederek Türkiye'nin ihracatını ve enerji tedarikini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, Pakistan'ın ekonomik kırılganlığını göz önünde bulundurarak, İslamabad'a destek mesajları verirken Suudi Arabistan ile de diyaloğunu sürdürüyor.