Pakistan ve Türkiye'nin askeri şefleri, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki Husilere karşı olası savaşına katılım konusunu görüşmek üzere Riyad'a gidiyor. İki ülke de askeri angajman konusunda temkinli bir tutum sergiliyor. Görüşmeler, bölgesel gerilimin tırmandığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Görüşmelerin Arka Planı
Suudi Arabistan'ın öncülüğündeki koalisyon, Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik operasyonlarını yoğunlaştırma hazırlığında. Pakistan Genelkurmay Başkanı ve Türk Genelkurmay Başkanı'nın Riyad'a yapacakları ziyaretler, koalisyona olası katılımın askeri ve stratejik boyutlarını ele alacak. Pakistan ve Türkiye, Suudi Arabistan ile yakın askeri işbirliği geçmişine sahip olsa da, Yemen savaşına doğrudan müdahil olma konusunda isteksiz davranıyor.
Pakistan, Suudi Arabistan ile güçlü savunma bağlarına sahip; ancak İran ile de sınır komşusu ve mezhepsel gerilimlerden kaçınmak istiyor. Türkiye ise son yıllarda Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Yemen savaşı, Türkiye için İran ile dengeyi koruma ve Körfez'deki çıkarlarını gözetme açısından hassas bir konu.
Uzmanlar, iki ülkenin de sembolik destek veya istihbarat paylaşımı gibi sınırlı katkılarla yetinebileceğini, doğrudan askeri angajmandan kaçınabileceğini belirtiyor. Suudi Arabistan ise koalisyona daha fazla askeri ağırlık kazandırmak istiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki savaş, yıllardır devam eden bir insani krize yol açtı. Husiler, İran tarafından destekleniyor ve Suudi Arabistan, İran'ın bölgedeki nüfuzunu dengelemeye çalışıyor. Pakistan ve Türkiye'nin olası katılımı, İran ile ilişkileri daha da gerer mi? İran, iki ülkenin de komşusu veya önemli bir ticari ortağı. Türkiye, İran ile sınır komşusu ve enerji işbirliği var. Pakistan ise İran ile uzun bir sınırı paylaşıyor ve Sistan-Belucistan gibi hassas bölgelerde güvenlik işbirliği yapıyor.
ABD, Suudi Arabistan'ın Yemen politikasını desteklese de, son yıllarda koalisyona verdiği desteği azalttı. Bu durum, Suudi Arabistan'ın Pakistan ve Türkiye gibi müttefiklerden askeri destek arayışını artırıyor. Ancak iki ülkenin de kendi iç ve bölgesel öncelikleri var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona katılımı, Ankara'nın bölgesel dengelerdeki hassas konumunu yansıtıyor. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini düzeltme sürecinde olsa da, İran ile doğrudan bir çatışmaya girmek istemez. Yemen savaşına askeri katılım, Türkiye'nin İran ile enerji ve ticaret bağlarını riske atabilir. Ayrıca, Türk kamuoyu Yemen gibi uzak bir çatışmaya asker gönderilmesine sıcak bakmayabilir. Ankara, muhtemelen lojistik veya istihbarat desteğiyle sınırlı bir rol üstlenecek, doğrudan savaşa katılmayacaktır. Bu durum, Türkiye'nin Körfez'deki çıkarlarını korurken İran ile ilişkilerini de yönetmesi gerektiğini gösteriyor.