Pakistan ve Suudi Arabistan, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında Umman’ın ev sahipliğinde başlayan dolaylı müzakereleri memnuniyetle karşıladı. İki ülke, diplomasi yoluyla gerilimi azaltmayı hedefleyen bu girişimi bölgesel barış ve istikrar açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Görüşmeler, iki taraf arasında yıllardır süren gerginliğin ardından gerçekleşiyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ve İran, nükleer program ve bölgesel anlaşmazlıklar konusunda yıllardır karşı karşıya. Trump döneminde ABD’nin 2018’de nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İran’a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koyması, ilişkileri daha da gerdi. Biden yönetimi ise müzakerelere geri dönmeye çalışırken, İran’ın nükleer faaliyetleri ve bölgedeki vekil güçleri endişe yaratıyor.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Umman’da başlayan ABD-İran görüşmelerini memnuniyetle karşılıyor ve diyaloğun bölgesel barış için yapıcı bir adım olduğuna inanıyoruz” denildi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da benzer bir açıklama yaparak, iki taraf arasındaki müzakereleri desteklediğini ve tansiyonun düşürülmesinin Körfez ülkeleri için kritik olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran görüşmeleri, sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda Ortadoğu’daki dengeleri de etkiliyor. Pakistan ve Suudi Arabistan’ın açık desteği, Sünni ağırlıklı bu iki ülkenin Şii İran ile ilişkilerinde normalleşme çabalarını yansıtıyor. Özellikle Suudi Arabistan’ın İran’a yönelik daha uzlaşmacı bir tutum benimsemesi, 2023’te Pekin’de varılan anlaşma ile diplomatik ilişkileri yeniden başlatmasının ardından dikkat çekiyor. Pakistan ise İran ile sınır güvenliği ve enerji işbirliği konularında stratejik bir konumda bulunuyor.
Görüşmelerin odağında, İran’ın nükleer programının sınırlandırılması, uranyum zenginleştirme seviyeleri ve bölgedeki vekil güçlerinin faaliyetleri yer alıyor. ABD’nin talepleri arasında İran’ın nükleer faaliyetlerini tamamen durdurması ve bölgesel milislere desteğini kesmesi bulunurken, İran ise yaptırımların kaldırılmasını ve ekonomik rahatlama talep ediyor. Her iki taraf da müzakerelerden çekilme tehdidini masada tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bölgesel bir güç olarak ABD-İran diyaloğunu yakından izliyor. İran’a yönelik yaptırımların hafiflemesi, enerji ithalatı ve ticaret açısından Türkiye’ye doğrudan yansıyabilir. Ayrıca, Körfez’deki gerilimin azalması, Suriye, Irak ve Yemen’deki krizlerin çözümüne dolaylı katkı sağlayabilir. Ancak Türkiye, İran’ın bölgesel nüfuzunun artmasına ve PKK/YPG’ye destek konusunda çekincelerini koruyor. Ankara, diplomatik sürecin kapsayıcı ve şeffaf olmasını bekliyor.