Pakistan hükümeti, beklenen şiddetli muson yağmurları ve buna bağlı sel felaketlerine karşı ülke genelinde yüksek alarm seviyesi ilan etti. Ulusal Afet Yönetim Otoritesi (NDMA) tarafından yapılan açıklamada, bu yılki muson mevsiminin geçen yıl olduğu gibi yıkıcı olabileceği ve özellikle kuzey bölgeleri ile güneydeki kıyı kesimlerinde ciddi su baskınları yaşanabileceği uyarısı yapıldı. Yetkililer, eyalet hükümetlerine ve yerel yönetimlere acil tahliye planlarını devreye sokma, baraj kapaklarını kontrollü açma ve dere yataklarını temizleme talimatı verdi.
Gelişmenin arka planı
Pakistan, 2022 yılında yaşanan tarihi sel felaketinin ardından art arda dördüncü kez muson mevsimine hazırlanıyor. 2022 sellerinde ülkenin üçte biri sular altında kalmış, 1.700'den fazla kişi hayatını kaybetmiş ve 30 milyondan fazla insan etkilenmişti. Ekonomik kayıpların 30 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. NDMA, bu yılki muson yağışlarının normalin yüzde 20-30 üzerinde olmasının beklendiğini ve özellikle Belucistan, Sindh, Pencap ve Hayber-Pahtunhva eyaletlerinde yoğun yağış görüleceğini bildirdi.
Meteoroloji Dairesi, mevcut La Niña koşullarının Hint Okyanusu'ndan gelen nemli havayı güçlendirdiğini ve bu durumun muson yağmurlarını daha şiddetli hale getirdiğini açıkladı. Ayrıca iklim değişikliğinin etkisiyle yağış rejiminin bozulduğu, kısa sürede aşırı miktarda yağış düştüğü belirtiliyor. Pakistan, küresel ısınmaya en az katkıda bulunan ülkelerden biri olmasına rağmen iklim felaketlerinden en ağır etkilenen ülkeler arasında yer alıyor.
Yetkililer, baraj seviyelerinin kritik eşiğe yaklaştığını ve bazı barajların kapaklarının açılmak zorunda kalınabileceğini bildirdi. Özellikle İndus Nehri havzasındaki Tarbela ve Mangla barajlarında su seviyeleri yükseliyor. Ordu, afet bölgelerine sevk edilmek üzere helikopter ve botlarını hazır bekletiyor. Ayrıca çadır, gıda ve ilaç stokları artırıldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Pakistan'daki sel felaketinin etkileri sadece ülke sınırlarıyla sınırlı kalmıyor. Komşu Hindistan'ın Keşmir bölgesinde de benzer uyarılar yapılırken, Afganistan'da da sellerin yol açtığı can kayıpları yaşanıyor. Bölgesel iş birliği mekanizmaları olan SAARC ve ECO'nun afet yönetimi konusunda yetersiz kaldığı görülüyor. Uluslararası toplum, Pakistan'a yardım çağrısında bulunurken, Birleşmiş Milletler acil durum fonu ayırdı. Ancak 2022 felaketinin ardından taahhüt edilen yardımların büyük kısmı henüz ulaşmadı.
Küresel ölçekte, Pakistan'daki sel felaketleri pamuk, pirinç ve buğday üretimini vurarak dünya gıda fiyatlarını etkileyebilir. Ülke, dünyanın dördüncü büyük pamuk üreticisi konumunda. Ayrıca tekstil ihracatı, Pakistan ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor; sel nedeniyle tekstil fabrikalarının kapanması ihracat gelirlerini azaltabilir. IMF ile devam eden kurtarma programı kapsamında Pakistan'ın ekonomik toparlanması da sel felaketinin boyutuna bağlı olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan'daki sel felaketi, Türkiye açısından iki boyutta önem taşıyor. İlk olarak, iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkileri çerçevesinde, Türkiye'nin afet yardımı tecrübesi ve kapasitesi devreye girebilir. Geçmişte olduğu gibi AFAD ve Kızılay aracılığıyla yardım gönderilmesi beklenebilir. İkinci olarak, iklim değişikliğine bağlı aşırı hava olayları Türkiye'yi de tehdit ediyor; bu nedenle Pakistan'ın deneyimleri, Türkiye'nin afet yönetimi ve kentsel dönüşüm politikalarına dersler sunabilir. Ayrıca Pakistan, Türkiye'nin Güney Asya'daki en önemli müttefiki olup, istikrarsız bir Pakistan bölgesel güvenlik dengelerini etkileyebilir.