Pakistan'da eski Başbakan İmran Han'ın tutukluluğuna duyulan öfke, ülke genelinde yeniden sokaklara taştı. Han'ın destekçileri, başkent İslamabad'a doğru yürüyüşe geçti. Polis, göstericilere biber gazı ve göz yaşartıcı gazla müdahale etti; ülke çapında internet erişimi kısıtlandı. Bu gelişme, Pakistan'ın son yıllardaki en ciddi siyasi krizlerinden birini derinleştiriyor.
İmran Han'ın Tutuklanması ve Arka Plan
Eski kriket yıldızı ve 2018-2022 yılları arasında başbakanlık yapan İmran Han, Ağustos 2023'te yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanmıştı. O tarihten bu yana cezaevinde bulunan Han, çeşitli davalardan aldığı cezalarla karşı karşıya. Han'ın partisi Pakistan Adalet Hareketi (PTI), tutuklamayı "siyasi intikam" olarak nitelendiriyor ve ordunun sivil siyasete müdahalesi olarak görüyor.
Han'ın avukatları, tutuklamanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunuyor. PTI, son aylarda defalarca protesto çağrısı yaptı. Ancak hükümet, gösterileri "kanun ve düzeni bozma" gerekçesiyle yasakladı. Buna rağmen, özellikle Pencap ve Hayber Pahtunhva eyaletlerinde kalabalıklar toplandı.
İçişleri Bakanlığı, İslamabad'a yürüyüşü engellemek için şehir girişlerine konteynerler yerleştirdi ve yolları kapattı. Polis, göstericilere karşı sert müdahalede bulundu. Görgü tanıklarına göre, en az 100 kişi gözaltına alındı. İnternet kesintileri, özellikle sosyal medya platformlarında iletişimi zorlaştırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Pakistan, nükleer silaha sahip, 240 milyon nüfuslu ve Güney Asya'da stratejik konumda bir ülke. Siyasi istikrarsızlık, Afganistan sınırındaki güvenlik dengelerini ve Hindistan ile ilişkileri doğrudan etkiliyor. ABD, Çin ve Suudi Arabistan gibi aktörler Pakistan'daki gelişmeleri yakından izliyor.
Çin, Pakistan'ın en büyük müttefiki ve Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) kapsamında milyarlarca dolarlık yatırım yapmış durumda. İstikrarsızlık, bu projeyi riske atabilir. ABD ise Pakistan'ı Afganistan'daki terörle mücadelede kritik bir ortak olarak görüyor. Ancak Han'ın destekçileri, ABD'nin 2022'deki güvensizlik oylamasında parmağı olduğunu iddia ediyor; Washington bu suçlamayı reddediyor.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, Pakistan hükümetini ifade özgürlüğünü kısıtlamakla eleştirdi. Birleşmiş Milletler de tutuklamaların "orantısız" olduğunu belirtti. Ancak hükümet, yargı bağımsızlığını savunuyor ve protestoları "yasadışı" olarak nitelendiriyor.
Ekonomik açıdan Pakistan, yüksek enflasyon ve döviz rezervlerinin erimesiyle boğuşuyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yürütülen kurtarma paketi müzakereleri sürüyor. Siyasi kaos, ekonomik reformları geciktirerek halkın öfkesini artırıyor. Han'ın partisi, erken seçim çağrısı yapıyor; hükümet ise seçimlerin zamanında yapılacağını söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye ile Pakistan arasında derin tarihi ve kültürel bağlar bulunuyor. İki ülke, savunma sanayii, ticaret ve enerji alanlarında işbirliğini sürdürüyor. Pakistan'daki siyasi istikrarsızlık, Türk yatırımlarını ve bölgesel güvenlik dengelerini etkileyebilir. Türkiye, Pakistan'ın istikrarına önem veriyor; zira Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru, Orta Koridor girişimiyle bağlantılı. Ayrıca, Afganistan'daki gelişmeler ve Hindistan ile yaşanan gerginlik, Türkiye'nin Güney Asya politikasını şekillendiriyor. Ankara, taraflara itidal çağrısı yaparak diyalog çağrısını yineleyebilir. Uzun vadede, Pakistan'daki demokratik sürecin işleyişi, Türkiye'nin bölgedeki yumuşak gücünü ve ekonomik çıkarlarını doğrudan etkileyecektir.