Pakistan Devlet Başkanı Asıf Ali Zerdari, cezaevinde bulunan eski Başbakan İmran Han'ın partisinin yönettiği Hayber-Pahtunhva eyaletinde olağanüstü hal ilan ederek eyalet hükümetini görevden uzaklaştırdı. Devlet başkanlığından yapılan açıklamaya göre karar, eyalet yönetiminin İslamcı militanlıkla mücadelede başarısız olduğu iddialarının ardından alındı. Anayasa, federal hükümete bu tür durumlarda eyalet yönetimini devralma yetkisi veriyor.
Olağanüstü Halin Arka Planı ve Siyasi Gerilim
Pakistan'da siyasi kriz, eski Başbakan İmran Han'ın 2022 yılında güven oylamasını kaybederek görevden alınmasından bu yana derinleşmiş durumda. Han, 2023 yılında yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine konulmuş, partisi Pakistan Adalet Hareketi (PTI) ise geniş çaplı baskılarla karşılaşmıştı. Ülkenin kuzeybatısındaki Hayber-Pahtunhva eyaleti, 2018'den bu yana PTI'nin kontrolünde bulunuyor ve son dönemde artan militan saldırılarla gündemde.
Devlet Başkanı Zerdari'nin imzaladığı kararname ile eyalet hükümeti görevden alınırken, eyalet meclisi de feshedildi. Federal hükümet, eyalette anayasal düzenin korunması ve güvenliğin sağlanması gerekçesiyle bu adımı attığını savunuyor. Ancak muhalefet, kararın siyasi amaçlı olduğunu ve İmran Han'ın partisini sindirmeye yönelik olduğunu belirtiyor. PTI yetkilileri, kararın demokratik iradeyi hiçe saydığını ve ülkedeki istikrarı daha da bozacağını ifade etti.
Hayber-Pahtunhva, Afganistan sınırında yer alan ve uzun yıllardır militan grupların faaliyet gösterdiği bir bölge. Son aylarda Pakistan Talibanı (TTP) ve diğer grupların düzenlediği saldırılarda güvenlik güçleri ve siviller hedef alındı. Federal hükümet, eyalet yönetiminin bu saldırılarla mücadelede yetersiz kaldığını öne sürüyor. Ancak eyalet hükümeti, kaynaklarının sınırlı olduğunu ve federal hükümetin yeterli destek sağlamadığını savunuyordu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Pakistan'daki bu gelişme, ülkenin zaten kırılgan olan siyasi istikrarını daha da sarsıyor. Ülke, ekonomik krizle boğuşurken ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile zorlu bir kredi programı yürütürken, siyasi belirsizlik yatırımcı güvenini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Afganistan sınırındaki güvenlik durumu, bölgesel güvenlik açısından endişe kaynağı olmaya devam ediyor.
Uluslararası toplum, Pakistan'daki demokratik süreçlere ve ifade özgürlüğüne dair endişelerini sık sık dile getiriyor. ABD ve Avrupa Birliği, İmran Han'ın tutuklanması ve partisine yönelik baskıları eleştirmişti. Olağanüstü hal kararı, Pakistan'ın Batılı müttefikleriyle ilişkilerinde yeni bir gerilim hattı oluşturabilir. Öte yandan, Pakistan'ın stratejik konumu ve nükleer gücü, ülkedeki istikrarsızlığın küresel yansımaları olabileceğini gösteriyor.
Çin, Pakistan'ın en önemli müttefiklerinden biri ve ülkedeki istikrarı yakından takip ediyor. Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) kapsamındaki yatırımlar, özellikle Hayber-Pahtunhva'dan geçen güzergahlar nedeniyle güvenlik riskleriyle karşı karşıya. Olası bir istikrarsızlık, bölgesel ticaret ve enerji projelerini de etkileyebilir. Rusya ve Orta Asya ülkeleri de Afganistan sınırındaki gelişmeleri dikkatle izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Pakistan ile köklü tarihi ve kültürel bağlara sahip, aynı zamanda savunma ve ekonomi alanlarında işbirliğini derinleştiren bir ülke. Pakistan'daki siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki yatırımları ve savunma anlaşmaları açısından risk oluşturabilir. Ayrıca, olası bir istikrarsızlık dalgası, Güney Asya'da dengeleri değiştirerek Türkiye'nin diplomatik manevra alanını etkileyebilir. Türkiye, demokratik süreçlere verdiği önemi vurgularken, Pakistan'la olan stratejik ortaklığını sürdürme çabasında olacaktır. Enerji koridorları ve ticaret yollarındaki gelişmeler, Türkiye'nin ekonomik çıkarlarını da yakından ilgilendiriyor.