Pakistan İçişleri Bakanı Seyyid Mohsin Nakvi, ABD ile İran arasında yeniden savaş çıkabileceği yönündeki endişelerin arttığı bir dönemde Tahran'a ulaştı. Nakvi'nin ziyareti, İran ile Pakistan arasındaki ikili ilişkileri güçlendirmek ve bölgesel güvenlik konularını görüşmek amacıyla gerçekleşiyor. Ziyaret, Orta Doğu'da tansiyonun yükseldiği ve diplomatik çözüm arayışlarının hız kazandığı bir döneme denk geliyor.
Ziyaretin Arka Planı ve Gündem
Pakistan İçişleri Bakanı Nakvi'nin Tahran ziyareti, iki komşu ülke arasında son aylarda artan karşılıklı temasların bir parçası. İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre Nakvi, Tahran'da İranlı mevkidaşı Ahmed Vahidi ile bir araya gelecek. Görüşmelerde sınır güvenliği, kaçakçılıkla mücadele, terörle ortak mücadele ve ekonomik işbirliği konularının ele alınması bekleniyor.
Ancak ziyaretin zamanlaması, bölgesel gerilimin zirveye yaklaştığı bir döneme işaret ediyor. Son haftalarda İran ile ABD arasında karşılıklı tehditler ve askeri hareketlilik gözlemleniyor. Washington, İran'ın nükleer programını ve bölgesel milis gruplara verdiği desteği gerekçe göstererek yeni yaptırımlar ve askeri seçenekleri masada tutuyor. Tahran ise her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıklamış durumda.
Pakistan, uzun süredir İran ile ABD arasında denge politikası izliyor. İslamabad, bir yandan İran ile sınır komşusu olarak ilişkilerini korumaya çalışırken, diğer yandan ABD ile güvenlik işbirliğini sürdürüyor. Nakvi'nin ziyareti, Pakistan'ın bölgesel istikrarı koruma ve olası bir savaşın önlenmesi yönündeki diplomatik çabalarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Orta Doğu, son yılların en kritik dönemecinde. İsrail-Hamas savaşının yarattığı yıkım, Lübnan ve Yemen'e sıçrayan çatışmalar ve Kızıldeniz'deki Husi saldırıları bölgeyi istikrarsızlaştırdı. İran, bu çatışmalarda desteklediği gruplar üzerinden etkisini artırırken, ABD ve İsrail İran'ı doğrudan hedef almaya başladı. Nisan 2024'te İran'ın İsrail'e yüzlerce füze ve insansız hava aracıyla saldırması, doğrudan bir devletler arası çatışma riskini ortaya koymuştu.
Şimdi benzer bir gerilimin yeniden tırmanması, bölgedeki tüm aktörleri harekete geçirdi. Katar, Umman ve Irak gibi ülkeler arabuluculuk çabalarını artırırken, Pakistan da diplomatik kanalları açık tutmaya çalışıyor. Nakvi'nin ziyareti, İran'a verilen mesajların iletilmesi ve olası bir yanlış anlaşılmanın önlenmesi açısından önem taşıyor.
Öte yandan, ABD'nin İran'a yönelik olası bir askeri müdahalesi, sadece Orta Doğu'yu değil, Güney Asya'yı da doğrudan etkileyecek. Pakistan, İran sınırında istikrarın bozulmasından endişe ediyor. Sınırın iki tarafında faaliyet gösteren silahlı gruplar, olası bir kaosta daha da güçlenebilir. Bu nedenle İslamabad, hem İran hem de ABD ile eşzamanlı diyalog yürütüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan İçişleri Bakanı'nın Tahran ziyareti, Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Olası bir ABD-İran savaşı, Türkiye'nin doğu sınırında büyük bir istikrarsızlık yaratır; mülteci akını, enerji fiyatlarında dalgalanma ve ticaret yollarının kesilmesi riski doğar. Türkiye, uzun süredir İran ile diplomasi kanallarını açık tutarak ve Batı ile denge gözeterek bu tür bir çatışmayı önlemeye çalışıyor. Ayrıca Pakistan ile savunma ve ekonomik işbirliğini derinleştiren Ankara, İslamabad'ın arabuluculuk rolünü destekliyor. Ziyaret, Türkiye'nin bölgesel barış ve diyalog çağrılarıyla uyumlu bir adım olarak görülüyor.