Pakistan ordusu, Afganistan topraklarına düzenlediği hava saldırılarında 22 teröristin öldürüldüğünü duyurdu. Taliban yönetimi ise saldırılarda 9 Afgan sivilin, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu, hayatını kaybettiğini ve 11 kişinin yaralandığını öne sürdü. Saldırılar, iki komşu ülke arasındaki gerilimin son dönemdeki en ciddi tırmanışına işaret ediyor. Pakistan, sınır bölgelerinden kaynaklanan ve kendi topraklarında kanlı eylemlere karışan militanlara yönelik operasyonlarını sürdürme kararlılığında.
Gelişmenin Arka Planı
Pakistan ve Afganistan arasındaki gerilim, özellikle son iki yılda artan terör saldırıları ve sınır ihlalleriyle derinleşti. Pakistan, Afganistan'ın Taliban yönetiminin, kendi topraklarında Pakistan'a karşı faaliyet gösteren militan gruplara — özellikle Tahrik-e Taliban Pakistan (TTP) ve Belucistan Kurtuluş Ordusu (BLA) gibi unsurlara — göz yumduğunu veya koruma sağladığını iddia ediyor. İslamabad yönetimi, bu grupların Afganistan'da güvenli sığınaklar bulduğunu ve Pakistan içinde bombalı saldırılar düzenlediğini belirtiyor. Kabil ise bu suçlamaları reddediyor ve Pakistan'ın kendi topraklarındaki güvenlik sorunlarını bahane ederek Afganistan'a müdahale ettiğini savunuyor.
Son hava saldırıları, Pakistan'ın "fanatik militanları" hedef aldığı yönündeki açıklamalarıyla duyuruldu. Pakistan ordusu, saldırıların istihbarat temelli olduğunu ve teröristlerin saklandığı noktalara yönelik düzenlendiğini açıkladı. Ancak Taliban yönetimi, saldırıların sivil yerleşim yerlerini vurduğunu ve masum insanların ölümüne yol açtığını belirterek uluslararası toplumu göreve çağırdı. Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahid, yaptığı yazılı açıklamada, "Pakistan'ın bu saldırısı, Afganistan'ın egemenliğine açık bir tecavüzdür ve bölgede istikrarsızlığı artıracaktır" ifadelerini kullandı. Afganistan Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı kınayan bir bildiri yayınlayarak Pakistan'ı "sivilleri hedef almakla" suçladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, Güney Asya'da zaten kırılgan olan güvenlik dengelerini daha da bozabilir. Pakistan'ın Afganistan'a yönelik hava operasyonları, 2021'de Taliban'ın Kabil'de yönetimi devralmasından bu yana en geniş kapsamlı askeri müdahalelerden biri olarak kayda geçti. Bölgesel uzmanlar, Pakistan'ın artan baskısının Taliban yönetimini köşeye sıkıştırabileceğini ve iki ülke arasında doğrudan çatışma riskini artırabileceğini belirtiyor.
Afganistan'ın komşusu olan İran, Çin ve Rusya gibi aktörler, bölgedeki istikrarsızlıktan endişe duyuyor. Çin, Pakistan ile stratejik ortaklığını sürdürürken, Afganistan'da istikrarın sağlanmasını kendi ekonomik çıkarları (özellikle Kuşak-Yol projesi) açısından kritik görüyor. Öte yandan ABD, Afganistan'dan çekilmesinin ardından bölgedeki gelişmeleri uzaktan izliyor; ancak Pakistan'ın terörle mücadelesine verdiği desteği sürdürüyor. Birleşmiş Milletler, sivil kayıplarıyla ilgili endişelerini dile getirerek taraflara itidal çağrısı yaptı.
Taliban yönetiminin uluslararası alanda tanınma arayışı, bu tür saldırılar karşısında verdiği yanıtlarla şekilleniyor. Kabil, saldırıları kınayarak hem iç kamuoyuna hem de uluslararası topluma egemenlik vurgusu yapıyor. Ancak Taliban'ın Pakistan'a karşı etkili bir askeri yanıt verip veremeyeceği belirsiz. Pakistan ordusunun askeri kapasitesi ve istihbarat ağı, Taliban güçlerine kıyasla önemli ölçüde üstün.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Pakistan ve Afganistan ile tarihi, kültürel ve ekonomik bağlara sahip. Ankara, Taliban yönetimiyle diyalog kanallarını açık tutan nadir ülkelerden biri. Pakistan ile savunma iş birliği ve ticari ilişkileri güçlü. Bu saldırılar, Türkiye'nin bölgedeki istikrar arayışını zorlaştırabilir. Türk dış politikası, Afganistan'da kapsayıcı bir hükümet ve terörle mücadelede iş birliği çağrısı yapıyor. Olası bir Pakistan-Afganistan çatışması, Türkiye'nin Orta Asya ve Güney Asya'ya yönelik ticaret yollarını ve enerji projelerini (TAPI doğalgaz boru hattı gibi) riske atabilir. Ayrıca, bölgede artan istikrarsızlık, Türkiye'ye yönelik düzensiz göç baskısını artırabilir. Ankara'nın arabuluculuk rolü üstlenmesi, hem bölgesel hem de küresel düzeyde etkisini artırabilir.