Londra'nın en işlek alışveriş caddesi olan Oxford Street, tarihi bir dönüşüm sürecine giriyor. Birleşik Krallık'ın önde gelen perakende merkezi, yayalaştırma projesi kapsamında otobüs ve özel araç trafiğine kapatılıyor. Proje, şehrin ekonomik ve sosyal yaşamında önemli değişikliklere yol açacak. Yetkililer, dönüşümün 2025 yılı içinde tamamlanmasını hedefliyor. Ancak proje, işletmeler ve yerel yönetim arasında tartışmalara da neden olmuş durumda.
Projenin arka planı ve tartışmalar
Oxford Street, yılda yaklaşık 500 bin kişinin ziyaret ettiği, Avrupa'nın en yoğun alışveriş caddelerinden biri. Cadde, 2000'li yıllardan bu yana çeşitli yayalaştırma planlarına konu oldu. Son olarak Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, 2022'de caddede otobüs trafiğini azaltma sözü vermişti. Şimdi ise kapsamlı bir yayalaştırma projesi hayata geçiriliyor. Proje kapsamında, cadde boyunca geniş yaya alanları oluşturulacak, bisiklet yolları eklenecek ve yeşil alanlar artırılacak. Ayrıca, caddeye paralel güzergahlarda yeni otobüs hatları düzenlenecek.
Ancak proje, özellikle küçük işletmeler tarafından endişeyle karşılanıyor. Bazı perakendeciler, yaya sayısındaki potansiyel azalmanın cirolarını düşürebileceğini savunuyor. Westminster Belediyesi ise projenin bölgeye daha fazla ziyaretçi çekeceğini ve uzun vadede ekonomik canlılığı artıracağını belirtiyor. Belediye yetkilileri, yayalaştırmanın hava kirliliğini azaltacağını ve güvenliği artıracağını vurguluyor.
Projenin maliyeti konusunda henüz net bir açıklama yapılmadı, ancak Londra Belediyesi'nin altyapı bütçesinden önemli bir pay ayrıldığı biliniyor. Yayalaştırma çalışmaları sırasında cadde üzerindeki bazı mağazaların geçici olarak kapanabileceği ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Oxford Street, sadece Londra için değil, küresel perakende sektörü için de sembolik bir öneme sahip. Cadde, dünyaca ünlü markaların amiral mağazalarına ev sahipliği yapıyor ve turistlerin ilgi odağı. Yayalaştırma projesi, diğer büyük şehirlerdeki benzer dönüşümlere örnek teşkil edebilir. New York'taki Times Square ve Paris'teki Champs-Élysées gibi caddelerde de yaya öncelikli düzenlemeler tartışılıyor. Oxford Street'in dönüşümü, Birleşik Krallık'ın perakende sektöründeki değişimin bir yansıması olarak da görülüyor; çevrimiçi alışverişin artmasıyla fiziksel mağazaların deneyim odaklı hale gelmesi gerekiyor. Proje, şehir planlaması ve sürdürülebilir ulaşım açısından da dikkatle izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Oxford Street'in yayalaştırılması, Türkiye'deki büyük şehirlerin alışveriş caddeleri için de bir model oluşturabilir. İstanbul'da İstiklal Caddesi, Ankara'da Tunalı Hilmi Caddesi gibi yerlerde benzer dönüşümler zaman zaman gündeme geliyor. Proje, yaya öncelikli şehir planlamasının ekonomik canlılık ve turizm üzerindeki etkilerini göstermesi açısından Türk yerel yönetimleri için ders niteliğinde. Ayrıca, Birleşik Krallık'taki perakende dönüşümü, Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki değişimi anlamak açısından da takip edilmeli. Türk markalarının Oxford Street'teki varlığı sınırlı olsa da, küresel perakende trendlerini yakalamak için bu tür projeler önemli sinyaller veriyor.