Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (OSCE) tarafından yayımlanan bir rapor, Rusya'nın Ukrayna'da işgal altındaki bölgelerde 1,6 milyon çocuğu sistematik bir şekilde askeri beyin yıkamaya tabi tuttuğunu ortaya koydu. Raporda, bu uygulamaların insanlığa karşı suç teşkil edebileceği ifade ediliyor. OSCE uzmanları, çocukların zorla askeri eğitime alındığını, Rus propagandasına maruz bırakıldığını ve Ukrayna kimliğinden arındırılmaya çalışıldığını belgeledi.
Rusya'nın çocuklara yönelik sistematik propaganda ve askeri eğitimi
OSCE'nin Moskova Mekanizması kapsamında hazırladığı raporda, Rusya'nın Ukrayna'nın doğu ve güneyindeki işgal altındaki bölgelerde çocukları hedef alan bir dizi uygulama yürüttüğü kaydedildi. Rapora göre, 1,6 milyon Ukraynalı çocuk, Rusya'nın 'vatanseverlik eğitimi' adı altında yürüttüğü programlara dahil ediliyor. Bu programlar kapsamında çocuklara Rus askeri sembolleri öğretiliyor, silah kullanımı konusunda eğitim veriliyor ve Ukrayna'nın düşman olarak gösterildiği propaganda materyalleri dağıtılıyor.
Uzmanlar, bu uygulamaların Cenevre Sözleşmeleri ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğunu vurguluyor. Özellikle çocukların zorla askeri eğitime alınması ve siyasi bir ajanda doğrultusunda yönlendirilmesi, savaş suçu kapsamında değerlendiriliyor. Raporda ayrıca, Rusya'nın Ukraynalı çocukları zorla Rus ailelerine evlatlık olarak verdiği ve kimliklerini değiştirdiği iddiaları da yer alıyor.
Uluslararası toplumun tepkisi ve olası yaptırımlar
OSCE raporu, uluslararası toplumda büyük yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve diğer insan hakları örgütleri, raporun bulgularını doğruladıklarını ve Rusya'nın bu eylemlerinin derhal durdurulması gerektiğini belirtti. ABD Dışişleri Bakanlığı, raporu 'dehşet verici' olarak nitelendirirken, Avrupa Birliği de Rusya'ya karşı yeni yaptırımların masada olduğunu duyurdu.
Uzmanlara göre, bu tür uygulamalar uzun vadede Ukrayna'nın demografik yapısını ve kültürel kimliğini tehdit ediyor. Rusya'nın işgal altındaki bölgelerde Ukrayna dilini ve tarihini yasaklaması, okullarda sadece Rus müfredatının okutulması da raporun dikkat çeken diğer noktaları arasında. OSCE, bu durumun soykırım sözleşmesi kapsamında değerlendirilebilecek 'kültürel soykırım' boyutuna ulaştığı uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Karadeniz bölgesindeki istikrar arayışı açısından önem taşıyor. Türkiye, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü destekleyen ve savaşın sona ermesi için arabuluculuk çabalarını sürdüren bir ülke olarak, çocuklara yönelik bu tür insanlık dışı uygulamaları kınamaktadır. Ayrıca, Kırım Tatarları da benzer asimilasyon politikalarına maruz kaldığı için Türkiye, Ukrayna'daki Türk soydaşlarının haklarını koruma konusunda hassastır. Ankara'nın, uluslararası platformlarda bu konuyu gündeme getirmesi ve insani yardım çabalarını artırması beklenebilir.