7 Ekim 2023'te başlayan çatışmaların ardından İsrail'in çok cepheli savaşlarının toplam maliyeti 205 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu rakam, İsrail Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığı verilerine dayandırılan bağımsız bir raporla ortaya kondu. Rapora göre, bu miktarın büyük kısmı askeri harcamalar, altyapı hasarları ve sivil kayıpların telafisine gitti. Savaşın ilk yılında İsrail ekonomisi yaklaşık %5,2 daralırken, savunma bütçesi iki katına çıktı. Uzmanlar, çatışmaların uzaması halinde mali yükün daha da artacağı uyarısında bulunuyor. İsrail hükümeti ise savaşın gerekliliğini savunurken, uluslararası yardım ve tahvil ihracıyla finansman sağlamaya çalışıyor.
Çatışmaların ekonomik boyutu neyi gösteriyor?
Raporda, İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi, Lübnan sınırı ve Yemen'de Husi milislerine karşı yürüttüğü operasyonların toplam maliyeti detaylandırılıyor. Askeri harcamaların 150 milyar doları bulduğu belirtilirken, geri kalan kısmın sivil altyapı hasarları ve üretim kayıplarına ayrıldığı ifade ediliyor. Özellikle kuzeydeki yerleşimlerin boşaltılması ve turizm sektöründeki %70'lik düşüş, ekonomik daralmayı hızlandırdı. İsrail Merkez Bankası, savaşın ilk çeyreğinde ekonominin %10,2 küçüldüğünü açıklamıştı. Ayrıca, 7 Ekim saldırılarının hemen ardından ülkenin kredi notu düşürülmüş ve yabancı yatırımlarda belirgin bir azalma yaşanmıştı. Uzmanlar, uzun vadede İsrail'in yüksek teknoloji ihracatının da bu durumdan olumsuz etkileneceğini öngörüyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar neler?
İsrail'in savaş harcamalarındaki bu artış, bölgesel güç dengesini de etkiliyor. İran destekli gruplarla çatışmaların sürmesi, İsrail'i askeri stoklarını yenilemeye ve ABD'den ek yardım talep etmeye itiyor. ABD, 2024 yılında İsrail'e 20 milyar doları aşan askeri yardım sağlarken, bu durum küresel silah ticaretinde de dalgalanmalara yol açıyor. Öte yandan, Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları nedeniyle küresel ticaret yolları sekteye uğrarken, enerji fiyatlarında da artış gözleniyor. Ekonomistler, savaşın İsrail ekonomisine getirdiği yükün, bölgedeki diğer ülkelerin ekonomileri üzerinde de dolaylı etkileri olabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Mısır ve Ürdün gibi komşular, turizm ve ticaret kanallarındaki daralmayla karşı karşıya kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in bu savaş harcamaları, Türkiye'nin Ortadoğu politikası ve ekonomik dengeleri açısından önemli sinyaller veriyor. Türkiye, İsrail ile son dönemde ticari ilişkileri sınırlandırmış olsa da, küresel enerji fiyatlarındaki artış ve Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları Türkiye'nin ticaret hacmini etkileyebilir. Ayrıca, İsrail'in askeri harcamalarını artırması, bölgede silahlanma yarışını tetikleyerek Türkiye'nin savunma harcamalarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek ve bölgesel denge politikası, bu gelişmeler ışığında daha dikkatli bir duruş gerektirebilir. Uzun vadede, İsrail'in ekonomik yükü, Orta Doğu'da barış müzakerelerini zorlaştırabilir ve Türkiye'nin arabuluculuk rolünü daha da önemli hale getirebilir.