Petrol fiyatları, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin devam etmesi ve İran'a yönelik yeni ABD yaptırımlarının gündeme gelmesiyle haftanın ilk işlem gününde yükselişle açıldı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,5 artışla 72,50 dolar seviyesine ulaşırken, ABD ham petrolü (WTI) de yüzde 0,4'lük yükselişle 68,90 dolardan işlem gördü. Piyasalar, Pazartesi günü resmi olarak sona erecek olan ateşkes öncesinde İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını ve İran'a uygulanacak olası yaptırımların enerji arzına etkisini yakından izliyor.
Gerilimin arka planı: İsrail-Lübnan çatışmaları ve İran yaptırımları
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyine düzenlediği hava saldırıları, ateşkes anlaşmasının imzalanmasının ardından da devam ediyor. İsrail, Hizbullah'ın ateşkes ihlali yaptığını öne sürerek saldırılarını sürdürürken, Lübnan hükümeti ise bu saldırıların anlaşmaya aykırı olduğunu ve sivillerin hayatını kaybettiğini bildiriyor. Son saldırılarda en az 10 kişinin öldüğü, 30'dan fazla kişinin yaralandığı belirtiliyor. Bu gelişmeler, bölgedeki ateşkesin kalıcı olacağına dair endişeleri artırıyor.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran'a yönelik yaptırımları sıkılaştırabileceği sinyalleri veriliyor. Trump, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle 'maksimum baskı' politikasını yeniden uygulamayı planlıyor. İran'ın petrol ihracatının hedef alınması halinde, küresel arzda ciddi bir daralma yaşanabileceği ve fiyatların hızla yükselebileceği belirtiliyor. İran, günlük yaklaşık 3,3 milyon varil petrol ihraç ediyor ve bu miktarın büyük bir kısmı Çin'e gidiyor. ABD'nin yaptırımları nedeniyle İran'ın ihracatının 1 milyon varilin altına düşmesi bekleniyor.
Petrol piyasalarındaki bu hareketlilik, yatırımcıların Orta Doğu'daki her türlü gelişmeye karşı hassasiyetini gösteriyor. Ateşkesin sona ermesiyle birlikte çatışmaların yeniden tırmanması, petrol arzını doğrudan tehdit eden bir faktör olarak öne çıkıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ihtimali, küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu stratejik noktada ciddi bir risk oluşturuyor. İran'ın daha önce bu boğazı kapatabileceği tehdidinde bulunması, piyasalarda tedirginlik yaratıyor.
Küresel piyasalar ve jeopolitik riskler
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, küresel risk iştahını da etkiliyor. Asya borsalarında karışık bir seyir izlenirken, Japonya'nın Nikkei endeksi yatay bir açılış yaptı. Avrupa borsalarının ise Orta Doğu'daki gelişmelere bağlı olarak temkinli bir açılış yapması bekleniyor. ABD vadeli endeksleri de hafif düşüşle işlem görüyor.
Analistler, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonist baskıları yeniden gündeme getirebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde merkez bankalarının faiz indirimlerini erteleme olasılığı, enerji maliyetlerindeki artışla birlikte ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, OPEC+'ın üretim artırma kararı ve ABD'nin kaya petrolü üretimindeki artışın fiyatları sınırlaması bekleniyor. Ancak jeopolitik risklerin öngörülebilirlikten uzak olması, fiyatların yüksek volatiliteye açık olduğunu gösteriyor.
Uzmanlar, İsrail-Lübnan çatışmasının sona ermesi ve İran yaptırımlarının belirsizliği nedeniyle petrol piyasalarında önümüzdeki günlerde sert hareketlerin görülebileceğini ifade ediyor. Ateşkesin uzatılması yönünde uluslararası çabalar sürerken, taraflar arasındaki güvensizliğin devam etmesi çözümü zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Orta Doğu'daki gerilim, Türkiye'yi yakından ilgilendiren bir konu. Türkiye, hem İsrail hem de Lübnan ile ilişkileri olan bir ülke olarak bölgedeki istikrarın sağlanmasından yana. Ateşkesin kalıcı olmaması halinde, sığınmacı akını ve ticaretin olumsuz etkilenmesi gibi sonuçlarla karşılaşabilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithalatla karşıladığı düşünüldüğünde, petrol fiyatlarındaki artış cari açığı ve enflasyonu olumsuz etkileyebilir. Türkiye, bu nedenle bölgede diyalog ve ateşkesin uzaması için diplomatik girişimlerini sürdürmeli.