Bloomberg Horizons Middle East & Africa programının 9 Kasım 2026 tarihli bölümü, bölgenin ekonomik gündemini kapsamlı şekilde ele aldı. Programda, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin 2026 yılı büyüme beklentileri, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, jeopolitik gerilimlerin ticaret üzerindeki etkileri ve küresel piyasalardaki gelişmelerin bölge ekonomilerine yansımaları değerlendirildi. Özellikle Suudi Arabistan, BAE, Mısır, Nijerya ve Güney Afrika gibi bölge ekonomilerinin performansı öne çıktı.
Bölgesel Ekonomik Dinamikler ve 2026 Beklentileri
Orta Doğu ve Afrika, 2026 yılında farklı hızlarda büyüme performansı sergiliyor. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, petrol dışı sektörlerdeki çeşitlendirme çabaları sayesinde görece istikrarlı bir büyüme patikasında ilerliyor. Suudi Arabistan'ın Vision 2030 kapsamındaki yatırımları, BAE'nin teknoloji ve finans merkezi olma hedefi, Katar'ın doğalgaz genişleme projeleri bölgenin ekonomik çeşitliliğine katkı sağlıyor.
Buna karşın, Mısır ve Tunus gibi Kuzey Afrika ülkeleri yüksek enflasyon, döviz kuru baskıları ve artan borç yüküyle mücadele ediyor. Nijerya ve Angola gibi petrol ihracatçısı Sahra Altı Afrika ülkeleri ise ham petrol fiyatlarındaki oynaklıktan olumsuz etkileniyor. Güney Afrika'da ise enerji altyapısı sorunları ve yapısal reform ihtiyacı ekonomik büyümeyi sınırlıyor.
Küresel ve Bölgesel Risk Faktörleri
Programda öne çıkan bir diğer konu, jeopolitik risklerin bölge ekonomileri üzerindeki etkisi oldu. İsrail-Filistin çatışması, Yemen'deki istikrarsızlık ve Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları, ticaret yollarını ve yatırım ortamını olumsuz etkiliyor. Kızıldeniz'deki saldırılar nedeniyle birçok gemi rotasını değiştirmek zorunda kaldı; bu durum nakliye maliyetlerini artırarak bölge ticaretini yavaşlattı.
Ayrıca, küresel para politikaları da bölge için belirleyici. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikaları, dolar cinsinden borçlanma maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Fed'in 2026'daki faiz indirimleri, Körfez ülkeleri için sermaye akışını destekleyebilirken, zayıf para birimlerine sahip Afrika ülkeleri için dış borç servisi hâlâ risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, coğrafi konumu ve ticaret bağlantıları nedeniyle Orta Doğu ve Afrika'daki ekonomik gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Bölgedeki istikrarsızlık, Türk müteahhitlik firmalarının projelerini ve ihracat pazarlarını olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, KİK ülkeleriyle imzalanan ticaret anlaşmaları ve savunma sanayii iş birlikleri, Türkiye için önemli fırsatlar sunuyor. Kuzey Afrika'daki ekonomik krizler, Türk yatırımlarını riske atarken; Sahra Altı Afrika'da artan Çin etkisi, Türkiye'nin kıtadaki açılımını zorlaştırıyor. Enerji ithalatında Rusya'ya bağımlılığını azaltmaya çalışan Türkiye için Körfez doğalgazı ve Afrika'nın hidrokarbon kaynakları stratejik önem taşıyor.