Danimarkalı açık deniz rüzgar santrali geliştiricisi Ørsted'in üst yöneticisi, Avrupa'nın devlet destekli Çinli rüzgar türbini üreticilerine karşı acilen harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Şirket, Avrupa Birliği'nin (AB) Çin menşeli üreticilere yönelik soruşturma başlatma çabalarını destekliyor. Ørsted CEO'su, Çinli firmaların aldıkları sübvanliyonlar nedeniyle Avrupalı üreticilerle adil olmayan bir rekabet ortamı oluşturduğunu vurguladı.
AB'nin Çin Soruşturması ve Ørsted'in Desteği
Avrupa Komisyonu, geçtiğimiz aylarda Çinli rüzgar türbini üreticilerinin AB iç pazarında haksız rekabet yaratıp yaratmadığını incelemek üzere bir soruşturma başlattı. Soruşturma, Çinli şirketlerin devlet destekleriyle Avrupalı rakiplerine kıyasla yapay olarak düşük fiyatlar sunup sunmadığını mercek altına alıyor. Ørsted yönetimi, bu adımı "gerekli ve yerinde" olarak nitelendirerek, Avrupa'nın kendi rüzgar türbini üretim kapasitesini koruması gerektiğini belirtti.
Ørsted'in açıklamaları, Avrupa'nın yeşil enerji dönüşümünde kritik bir eşikte geldi. AB, 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji payını %42,5'e çıkarmayı hedefliyor. Ancak Çinli üreticilerin agresif fiyat politikaları, Avrupalı türbin üreticilerinin pazar payını eritiyor. Danimarkalı şirket, bu durumun uzun vadede Avrupa'nın enerji güvenliğini riske atacağını savunuyor.
Küresel Rüzgar Pazarında Dengeler Değişiyor
Çin, son yıllarda rüzgar türbini üretiminde küresel lider konumuna yükseldi. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, Çinli üreticiler küresel rüzgar türbini pazarının üçte ikisinden fazlasını kontrol ediyor. Avrupa'da ise Vestas, Siemens Gamesa ve Nordex gibi firmalar Çinli rakiplerinin baskısıyla zorlanıyor. Ørsted'in çağrısı, AB'nin Çin'e yönelik ticaret politikasında daha sert önlemler alabileceğinin sinyali olarak yorumlanıyor.
Uzmanlar, AB'nin Çinli türbin üreticilerine yönelik soruşturmasının, tıpkı güneş paneli ve elektrikli araç sektörlerinde olduğu gibi ek gümrük vergileri veya ithalat kısıtlamalarıyla sonuçlanabileceğini belirtiyor. Ancak bu tür önlemler, Avrupa'nın yeşil enerji hedeflerine ulaşmasını yavaşlatabilir ve maliyetleri artırabilir.
Ørsted, açık deniz rüzgar santralleri konusunda dünyanın önde gelen geliştiricilerinden biri. Şirket, Avrupa'nın yanı sıra ABD ve Asya'da da projeler yürütüyor. Çinli üreticilerin Avrupa pazarına girişi, özellikle açık deniz projelerinde maliyetleri düşürse de, Avrupalı tedarik zincirini kırılgan hale getiriyor. Ørsted CEO'su, "Avrupa'nın kendi teknolojisini ve üretim kapasitesini koruması stratejik bir zorunluluktur" ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği, 2023 yılında yürürlüğe giren Net-Sıfır Sanayi Yasası (Net-Zero Industry Act) ile yeşil teknolojilerde yerli üretimi desteklemeyi amaçlıyor. Ancak Çin'in devlet destekli modeli, bu hedefleri baltalayabilir. AB yetkilileri, soruşturmanın 2025 yılı içinde tamamlanmasını bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa'nın Çinli rüzgar türbini üreticilerine karşı aldığı önlemler, Türkiye'nin enerji ve dış ticaret politikalarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, yenilenebilir enerji kapasitesini hızla artırıyor ve rüzgar türbini ithalatında Çin önemli bir tedarikçi konumunda. AB'nin olası ek vergileri, Türkiye üzerinden yapılan transit ticareti etkileyebilir. Ayrıca Türk firmaları, Avrupa pazarına yönelik rüzgar ekipmanı üretiminde fırsatlar yakalayabilir. Ancak Türkiye'nin kendi yerli türbin üretimini güçlendirmesi, uzun vadede enerji bağımsızlığı için kritik önem taşıyor.