Oracle Corporation, geçtiğimiz çarşamba günü açıkladığı mali sonuçlarla piyasa beklentilerini sadece dar bir farkla aşarken, şirketin yapay zeka (AI) altyapısına yönelik yoğun ve büyük ölçüde borçla finanse edilen yatırım stratejisi yatırımcılar arasında soru işaretlerine yol açtı. Bulut bilişim ve kurumsal yazılım devi, Kasım ayında sona eren üç aylık dönem için 14,06 milyar dolar gelir bildirdi; bu rakam, Wall Street analistlerinin 14,04 milyar dolarlık konsensüs tahmininin hemen üzerinde gerçekleşti. Ancak hisse başına 1,47 dolarlık düzeltilmiş kâr, öngörülen 1,48 doların hafif altında kaldı. Oracle'ın bu nispeten zayıf performansı, teknoloji sektöründe genel olarak yapay zekaya yapılan devasa harcamaların kârlılığa dönüşüp dönüşmeyeceği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Yapay zeka harcamalarının finansmanı ve borç yükü
Oracle, geçtiğimiz yıl boyunca yapay zeka odaklı bulut hizmetlerine on milyarlarca dolar yatırım yapma planını duyurmuştu. Şirket, özellikle OpenAI ve diğer yapay zeka girişimleriyle veri merkezi anlaşmaları imzalayarak büyüme hedefliyor. Ancak bu yatırımların büyük bir kısmı, şirketin bilançosunu daha kırılgan hale getiren yeni borçlanmalarla finanse ediliyor. Oracle'ın uzun vadeli borcu geçen yıl içinde önemli ölçüde artarak 89 milyar doların üzerine çıktı. CFO Jeff Epstein, bir analist konferansında borçlanma maliyetlerinin halihazırda yönetilebilir seviyelerde olduğunu belirtse de, yatırımcılar yüksek faiz ortamında bu borç yükünün sürdürülebilirliği konusunda endişeli. Özellikle, Oracle'ın bulut altyapı segmenti (OCI, Oracle Cloud Infrastructure) gelirleri %52 artarak 2,4 milyar dolara ulaştı, ancak bu büyüme oranı bir önceki çeyrekteki %66'ya kıyasla yavaşlamıştı. Şirket, OCI'nin hızla kârlı hale geldiğini iddia etse de, marjlar hala sektördeki rakiplerine göre düşük. Yatırımcılar, yapay zeka çılgınlığının yarattığı geçici talep patlamasının ardından Oracle'ın sürdürülebilir büyüme modeli sunup sunamayacağını sorguluyor. Rakip Amazon Web Services (AWS), Microsoft Azure ve Google Cloud'un aksine Oracle, bulut pazarında daha küçük bir oyuncu olarak kalmaya devam ediyor. Şirketin veri tabanı yazılımındaki köklü geçmişi, kurumsal müşteriler için bir avantaj olsa da, yapay zeka iş yüklerinin gerektirdiği ölçeklenebilirlik ve esneklik konusunda rakiplerinin gerisinde kalmasına neden oluyor. Ayrıca OpenAI ile yapılan anlaşmanın mali detayları henüz netleşmiş değil, bu da belirsizliği artırıyor.
Küresel teknoloji piyasaları ve daha geniş etkiler
Oracle'ın bu sonuçları, ABD teknoloji hisselerinin genel olarak yapay zeka yatırımlarının getirisi konusunda sorgulanmaya başladığı bir döneme denk geldi. S&P 500 ve Nasdaq endeksleri, yüksek faiz oranları ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle dalgalı bir seyir izliyor. Yatırımcılar, yapay zeka altyapısına yapılan sermaye harcamalarının (CapEx) önümüzdeki yıllarda kâr marjlarını nasıl etkileyeceğini yakından takip ediyor. Morgan Stanley ve Goldman Sachs gibi yatırım bankaları, Oracle için karma yorumlar yaparken, bazı analistler hisse için 'endüstri performansı' notu verirken, diğerleri 'aşırı ağırlık' öneriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yapay zeka stratejisini geliştirme aşamasında ve bu alanda küresel teknoloji devlerinin yatırım kararlarını yakından takip ediyor. Oracle'ın borçla finanse edilen büyüme modeli, yüksek enflasyon ve faiz ortamında Türk şirketleri için bir uyarı niteliği taşıyabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bulut bilişim altyapısını çeşitlendirme çabaları kapsamında, Oracle'ın OCI hizmetlerinin ülkedeki varlığı ve rekabet gücü önemli. Ancak borç yükü ve kârlılık endişeleri, Türk firmalarının Oracle ile iş birliği yaparken daha temkinli olmasına yol açabilir. Bununla birlikte, doğrudan bir etki beklenmemeli; zira Oracle'ın Türkiye pazarındaki payı sınırlı.